candır. her serisi güzel olmakla beraber doğa için çal 2'nin ayrı bir yeri vardır bende. Özellikle serkan çağrı'nın çıktığı an değişilmez. Son serisi doğa için çal 5 beklentileri karşılayamamıştır gibi bir izlenim bıraktı çoğunlukta. bunun sebebi, daha öncesinde yapılan işlerin gerçekten beklenti seviyesini çok yükseğe çekmiş olmasıdır bence. Bana sorarsanız son serisi de gayet iyidir. ama hiç birisi aşık veysel'li bir final yapamamıştır bu yüzden serinin ikincisi bence en iyisidir.
doğa için çal 5 için bitlis te beş minare türküsünü yorumlayan oluşum. içerisinde bomba isimler vardır. (şebnem ferah, levent yüksel!!!). Çalışmaların hepsi çok güzel. Devamını bekliyoruz efendim. 5.si için buyrun burdan yakın: https://www.youtube.com/w...mbedded&v=zJzqNbC5iEQ
doğa için çal 4'ün sözsüz, sadece müzilten ibarek olduğunu duduğumda "olmaz ya çok tutmaz o" diye tepki verdiğim, yalnız dinler dinlemez "önyargıma sıçayım çiççek gibi olmuş lan" tepkimi bilinçsiz olarak verdiğim sosyal sorumluluk projesi. heleki metin TÜRKCAN'ın girdiği sahne insanın kanının çekilmesine neden oluyor.
müziğin evrenselliğini göstermiş bir diğer prjedir. bütün dünyaya ait olan doğanın sorunlarına dikkat çekmek için evrensel bir dil kullanılmıştır.
Çok değerli ve emek harcanmış bir projedir.
bir sonraki işlerinde yer almak için , sitelerindeki formu doldurmak dışında ne yapabileceğimi merak ettiğim oluşumdur.
öyle böyle değil bayağı istiyorum orada olmayı.
kıskandığım, gıpta ile izlediğim müzisyenlere sahip olan organizasyondur. ulan diyorum bazen. ben niye çalamıyorum şu aletleri. sonra susuyorum tabi. eğer çalabilseydim; ben burada değil, o videonun içinde olurdum diyorum.
"doğa için çal" gibi astronomik soyut bir motto ile yola başlayan zümre, bu faslı eda ederken kullanılan enstrümanların ne kadar ağacın yaşamına mal olduğu realitesine sırt dönmektedir. "aymaz" duruşunu bozmamaktadır.