Bazen aynı walkmen'de bir şarkıyı, bir türküyü, bazen internetin sanal evreninde bir kaç satır fıkrayı, şiiri, kokusunu alamasak bile, sanal gülü paylaştığımız insandır.
En köklüleri lise zamanlarında edinilmiş olanlardır. Kardeşin gibi oluverirler hatta kardeşten çekinirsiniz fakat dostun farklı bir anlamı vardır. Anlatmadan anlar, anlatmadan anlarsınız. Bazı sebeplerden dolayı ayrı kalsanız da 21.yy'da dahi mektuplaşırsınız. Kimisiyle kavgayla tanışır, kimisiyle ilk anda tanışmamış olmayı dilersiniz. Zaman geçtikçe o ilk anlara güler ve özlersiniz. Her an bir başka güzeldir, sevgililik falan yalan dedirtir. Ateşböceği yolu adlı kitabı okuyunca benim en iyi arkadaşım işte o * dersiniz. Dost işte, kardeş. Olmazsa olmaz. Kavgalarınızla, hüzünlerinizle, mutluluklarınızla.
bazı insanlar vardır çok nadir karşılaştığınız. karşılaştığınızda diğerlerinden çok farklı olduğunu hissedersiniz. bazen günlerce kafanıza takılan, bazen de nedensiz tebessümleri yaratan insanlardır onlar. sonu olan her şeye inat, farklıdır onlardaki boşvermişlik. günübirlik endişelerin değil, ömür boyu süren eğlencelerin insanlarıdır onlar. yolculuğun bitmesini bekleyenler değil, onun tadını çıkarmayı bilenlerdir. gülmekten daha çok güldürmeyi amaçlarlar.
her gece birer savaştır onlar için. beraberken aranızdaki görünmeyen bağı hissedersiniz. dayak yiyeceğinizi bilseniz de beraber kavgaya girecek güveni hissettiren insanlardır onlar, ya da son paranızı tereddüt etmeden paylaşabileceğiniz. sonunda yalnızlık ve ölüm olduğunu bildiği halde mutsuz olanların aksine engellenemez bir sonun öngörülemez her şeyini sineye çekmeye ve onla dalga geçmeye hazır insanlardır. delicesine cesurdurlar, çünkü kim ne söyler diye korkmadan içlerinden geçenleri yaparlar. böyle insanlara sahipseniz, ne mutlu size.
suan en yakin oldugum ,biri ilkögretim,digeri lise arkadasim...iki en samimi arkadasim yanimda yoklar..hayatimda yoklar..
ikisi ilede aramda ucurum kadar büyük bir mesafe.. disardan bakilinca benden kaynaklaniyormus gibi görünebilir..
ikisiylede konusmadigina göre,gereksiz yere kendisi tripleniyor denebilir...
oysa ben ilk defa,belki en basindan beri yapmam gerekeni yaptim...ilk defa sabir göstermek yerine,olgunluk göstermek yerine,cekip gittim..haa cekip gittiysem öyle patirtili gürültülü degil..ikisiylede ayri ayri münakasa ederken,herzaman alttan alan,veya hicbirsey olmamis gibi davranan ve tekrar konusan ben,bu defa susup kendimi geri cektim..evet münakasalar tatliya baglandi,ama yinede mesafe kaldi,simdi bu ikisinin kafasinda ayri iki büyük soru isareti var.. neden ? araya neden duvar ördügümü bilmiyolar...
yillar boyu süren dostluktan cikardigim büyük sonuc!; arkadaslarimizin bize uymayan yönlerine olan antipatimizi gizleriz,gizleme sebebiyse,bos yere tatsizlik cikmasin..katlaniriz bazen onlarin kötü yönlerine,susariz..ama icten ice ona sinir oluruz bazen bogazlayasimiz gelir belkide..böyle seyler dostlugu,arkadasligi yipratmaz belki ( sadece tek tarafli sinir olunup susuldugu icin)
ama sinir olan taraf kendi kendini gerer bos yere..
oysa,arkadasla uyusmadigin noktada münakasayi orda sonlandirip,kendini geri cekmek,ve münakasalar tartismalar fikir ayriliklari pek farkliysa araya hep biraz daha mesafe koymak,hepsinden daha iyimis,suan bunu uyguladigim icin cogu insan bana kizabilir!,ama ben inaniyorumki, o dostlugun esiri olup,düsüncelerimi icimde saklamaktansa,veya bi kavgayi tatliya baglamadan yarida kesmektense,
bazi seyleri yasandi bitti moduna baglasak daha iyi olacak..
yillar sonra,hatirlanacaksa bi güzel dostluk; geriye bakildiginda,güzel günlerimiz oldu diyip ardindan aklina son tartisma gelip sövmekten ve kötü hatirlamaktansa,o dostlugun özelligini yitirmektense,
ben dostlugu bu saatten sonra tadinda birakir,ceker giderim,geriye baktigimdada güzel günlerdi der tebessümle hatirlarim...
____________________________________________
dipnot:kendi solcuyken arkadasi sagci olan,kendi sagciyken arkadasi solcu olan,arkadaslar az cok anlamistir beni...
veya yillarca ayni tabaktan yediginiz,ayni bardaktan ictiginiz bir arkadasiniz kendine takilacak " cici" arkadaslar bulmussa...
artık şeye benzeyen kavram.
hani vardır ya böyle güzel kızlar. yanlarında da hep bi kaç tane çirkin kızlar olur. aslında arkadaş olduklarından değil. sırf güzel olanın ego tatmini için.
böyle olmuş artık dostluk.
önceden dostuna güvenirdin.
anlatırdın gönlünden geçeni özgürce.
ne dert kalırdı ne tasa.
halbuki şimdi?
binbir farklı yemin ettirir olduk dost dediğimiz insanlara; en basit sırrımızı paylaşırken.
çok değil bir kaç gün içinde ifşa ettiğini duymak ise hazindir.
sözler gelir dilin ucuna. iğneleyici. nispeten kırıcı. hani kırılsın ki anlasın hatasını. güveni bu denli hiçe saymamayı.
dosttur ama yine de. kıyamazsın. ima yolunu denersin. neden böyle yaptına bağlarsın olayı.
ama o da ne? öyle bir hal alır ki konuşmanın yönü; durgun bi nehirde ilerlerken akıntıya kapılmış gibi hissedersin kendini.
güvendiğin için; suçlu olursun.
güvendiğin için; dost dediğin insanın, yüksek egolarına kurban olursun.
sözün özü; varsa dost dediğiniz insanlar, sarılın onlara sıkı sıkı.
elinizden geleni yapın popüler kültürün kurbanı olmaması için.
Dostluk? bahsini çok duyduğum ancak şuana kadar hiç rastlayamadığım durum. paran varsa varsın bir insanın hayatında, veya ona ne kadar yararın varsa o kadar. Aşk gibi bir şey bu dostluk. insanlara yararının bittiği dönemler dibe vurduğun, paranın suyunun bittiği dönemler he işte o dönemlerde anlıyorsun gerçek dostunu, düşmanını, yalnızlığını.
Yalan şeyler bunlar, öyle bazıları gibi gecenin bir vakti bu olgulara takılıp düşünüp düşünüp ağlamamalı insan. boş koyunuz. gelir geçer.