harika bir filmdir efendim ve tabi ki bu harika yapıtı taçlandıran harika bir soundtrackle insanın tüylerini 3-5 nöbetine kaldıran bir final yapar sizi alır götürür sikindirik ıssıııııızz bir yerlerde bırakır sonra yürü yürüyebilirsen onca yolu şeklinde kala kaldırır.evet daha iyi bir tanımlama beklemeyin len işte.başka söz bekleyene kadar otur filmi izle dedirttirir bir de...
filmin tam olarak ne olduğunu darko aslında film içinde açıklamıştır film içindeki herşey ironinin ürünüdür. bize bir ironi üzerinden farklı sembollerle bir kurmaca yaşatmaya çalışılmış. Darkonun kitap yorumladığı sahneye dikkat ederek izlenirse kafanızda farklı soru işaretleri ve kavram karışıklıklarını sorgulatan bir filmdir.
başıma bir şey gelmeyecekse -mad world'ün varlığı için izlediğim ve- hiç hazetmediğim film. öyle "çok overrated yea" saçmalıklarına girmeyeceğim ama "ya şöyle olsaydı?" sorusunu güzel vurgulaması dışında duyduklarımın/beklediklerimin tekini dahi karşılamadı izlediklerim.
bir de bu filme post-apokaliptik/distopik diyenler görüyorum, duyuyorum. oha kardeşlerim. evet o-ha!
birazcık kassam anlayacağım film. aylar aylar önce izlemiştim bi bok anlamamıştım, bu akşam yine izlemeyi planlıyorum. umarım bu sefer neler döndüğünü anlayabileceğim.
izlerken 2 saat boyunca anlamadığım son sahnesinde "nasıl lan!?" diye tepki verdiğim film. kesinlikle 2-3 kere izlenmesi gereken yapıtlardan biri. 2.ye izledikten sonra iyice anlamak için sözlükteki entryleri deli gibi okumuşluğum ve "hay anasını satayım" *diye tepki vermişliğim vardır. ayrıca az soundtracki olmasına rağmen deli gibi dinlettirir adama.
filmin bitmesinin üzerinden 15 dk geçmiş olmasına rağmen hala hakkında düşündürten film. ben anlamıyorsam film bok gibidir tarzı yaklaşan arkadaşlara aga izlemeyin kült film sizin neyinize gidin ivediği izleyin derim.
- donnie darko süper kahraman ismi gibi
+ olmadığnı nerden biliyorsun
mad world sarkısıyla nerdeyse ağlatacak, ayrıntıda back to the future yi anımsatmasıyla gülümseten filmdir.
sadece baktıran film,görülücek ayrıntılar ise çok saçma.2001 yılı yapımların sadece bir kopyası,o dönemin diğer filmlerinde sadece bir kaç yönüyle ayrılıyor.o kadar abartıp da,yok sen niye insan kostumü giydin gibi güzel bir diyalogu barından film diye yüceltmeye gerek yok.yine bizim değerli türk halkımızın kendini entel sanan bir kısmının övdüğü filmdir.nedendir pek bilinmez,o kadar övdüler,izledim ,hiç de zevk almadım dediğim gibi sadece zaman kaybı.galiba o kendini entel sanan kısmın bu filmi yere göğe sığdıramamasının sebebi bu filmi diğer insanların anlamadıklarını düşünmeleri.eğer bir film arşivi oluşturuyorsanız.filmi tekrar izledikten sonra bu başlığa girin entryleri okuyun,size çok komik gelecektir.
simdi bu filmde abartilacak ne var anlamadim arkadas.
aklimda kalanlar;
spoiler
donnie'nin annesi cok güzel bir kadin, bayildim yani o derece.
donnie'nin peder ayni jose mourinho amk.
donnie'nin ablasinin frankla bi muhabbeti var ama hangi franklar, bekleyelim cikar kokusu.
donnie'nin kücük kardesi filmdeki bana göre tek normal karakterdi.
donnie'nin sevgilisi son sahnede ne skme anasina el salliyor, anlamadim.
donnie'nin kizil sacli ögretmeni cok seksi.
donnie'nin kendisi tam bir andaval.
izledikten sonra sitesini didik didik ettiğim, her şeyden bir ipucu yakalamaya çalıştığım muhteşem film.
anlayabildiğim ya da kendimce yorumlayabildiğim kadarıyla hafiften spoiler vermek gerekirse;
--spoiler--
elimizde tuttuğumuz en önemli bilgi donnie'nin şizofren oluşu. o yüzden filmde her an her şey olabilir mantığını es geçmemek gerekir. diğer önemli husus ise, zamanda yolculuk olayı. yani filmin baz aldığı konu zamanda yolculuğun gerçekleşmesinin mümkün olabilmesi ise, film paralel iki evrende geçiyor diyebiliriz. yok eğer film, hayatın sadece korku ve sevgi arasında gidip gitmediğini, yani donnie'nin hocası kitty farmer ile yaptığı tartışmanın doğruluğunu bize kanıtlamaya çalışıyorsa, o zaman olayların çoğu donnie'nin şizofrenik beyninin hayal ürünü diyeceğim. ama ben ilk ihtimalin üzerinde duruyorum.
şöyle ki, filmde iki tane frank var. biri hayali arkadaş frank, diğeri de parti sahnesinde karşımıza çıkan ve partiden sonra gretchen'ın ölümüne sebep olan frank. kaza sonrasında gretchen'ı öldürdüğü için donnie de frank'a ateş ediyor ve kurşun frank'in gözüne isabet ediyor. geriye dönüp sinema sahnesine bakarsak da hayali arkadaş frank'in, tavşan maskesini kafasından çıkardığı zaman bir gözünün olmadığını görüyoruz. bu esnada şu diyaloğa tanık olmuştur bünyeler:
donnie: what happened to your eye?
frank: i'm so sorry.
yani, aslında iki frank aynı frank. donnie bu kaza olayından etkilenip, kafasında hayali arkadaş frank'i yaratmış olabilir.
zamanda yolculuk olayına gelirsek, filmin sonunda görüyoruz ki, donnie'nin seçimleri (veya buna 'yaptıkları' diyelim) sonucunda gelişen farklı iki sona sahip tek bir olay var: düşen uçak motoru.
iki şekilde de uçak motoru donnie'nin odasına düşüyor. birinde donnie hayatta, diğerinde ise donnie ölüyor. filmde kullanılan önemli repliklerden biri ise: her şey daha güzel olacak.
ilk olayda, yani uçak motorunun düşmesi donnie'nin ölmesine sebep olmamışken, donnie sevgilisinin ölümüne tanık oluyor. ben bu olayın donnie'nin zihninde çok önemli bir yer edindiğini düşünüyorum, hem frank'i yaratmasına sebep oluyor, hem de zamanda yolculuğu gerçekleştirerek sürekli tekrarladığı 'her şey daha güzel olacak' sözünü kendince gerçekleştirmeye çalışıyor. bu olaylar zincirinden sonra uçak motoru düşüşünün ikinci sonucunda ise donnie ölüyor ve gretchen hayatta. yani donnie kendince daha iyi bir son yaratmış oluyor.
--spoiler--
ya aslında, düşün düşün boktur işin filmi bu.