bilim kurgu ve psikolojik gerilim sevenlere hitap eden bir film. tabii filmin psikolojik gerilim filmi olmaması dışında. psikolojik bilim kurgu diyebiliriz belki de. her neyse!
filmi izlemeden önce internetten yapılan yorumlara baktım. anlamak için iki kere izlemek lazım, çok iyi film, çok süper film gibi yorumlar bırakmış izleyenler. ben de baştan sona dikkatlice izledim.
şizofrenik bir gencin zamanda yolculukla ilgilenmesi oldukça ilgi çekiciydi. bu bakımdan pek bir hevesle izledim. sonuna kadar her şeyi anladım. anladım da... bu donnie denen ergen tanımadığı bir insanı nasıl görüyor hacı? adam şizofrenik ne diyon sen, falan diye düşünüyor olabilirsiniz fakat konu şu ki bu adam harbi geleceği görmüş.
bildiğim kadarıyla rüyamızda gördüğümüz, bilinç altımızda uydurduğumuz insan yüzlerini hayatımızda en az bir kere gördüğümüz insanlardan ya da onların birbirine karıştırılmış hallerinden seçiyoruz.
o zaman... adam bildiğin geleceği görmüş. solucan deliklerini keşfetmiş ve zamanda geriye gitmiş!
yani kahramanımız biraz deli meli ama şizofreni değil. evet.
tanımadığı ama gerçekte var olan insanı hayal etmiş. vay be!
güzel film.. güzel olmasının iki sebebi var. birincisi paralel evren kavramını çok iyi ele alması, ikincisi ise kişilerin kıyameti kendi ölümleridir bakış açısını çok iyi yansıtması.. puanı ise senaryoda ki bazı boşluklardan kırdım. filmi anlamak zor benim ikinci izleyişim herşeyi anladım diyebilirim. lakin açıklayıcı bir metin hazırladım.
donnie darko paranoyak şizofren ve anti sosyal bir gençtir ve bir psikiyatrdan terapi almanın yanı sıra bazı ilaçlar da kullanmak zorundadır. büyük bir tavşan kılığında frankle karşılaşmasıyla hayatı biraz daha değişir ve frank ona okulu su basmasını sağlamak, çocuk pornosuyla uğraşan birinin evini ateşe vermek gibi eylemleri salık verir. fakat frankin donnie darkoya söylediği en önemli şey zamanda yolcuğun mümkün olabileceğidir.
lisenin hocalarından kitty farmer yaşamın iki seçenek arasında gidip geldiğini, yapılan her şeyin korku ve sevgi arasındaki çizgi üzerinde herhangi bir yerde olduğunu savunuyordu. bunu hitap ettiği insanlara aşılamanın yolu da ellerine tutuşturduğu kâğıtlarda yazan aktiviteleri bu çizginin üzerinde nereye koyacaklarına onları karar verdirmek şeklindeydi. donnie darko, kitty farmerin korku ve sevgi insan duygularının en derin olanlarıdır. şeklindeki bir hayli modern analizine itiraz eder: değerlendirilmesi gereken başka şeyler de var. insan duygusunun tam bir spektrumu gibi. her şeyi öylece 2 gruba ayırıp diğerlerini inkâr edemezsiniz.
peki insani duygular gibi zaman da karmaşık iç içe geçmiş bir şey midir? insani duygular nasıl korku ve sevgi arasında düz çizgisel olarak gidip gelen şeyler değilse, zaman da başlangıç ve son arasında gidip gelen bir şey değil midir? filmin bu soruya da cevabı zamanın düz çizgisel başlangıçtan sona doğru giden bir şey olmadığı yönünde. bunu da stephen hawkingin teorisine dayandırıyor: bir solucan deliği (wormhole) sayesinde, uzay zamanın 2 bölgesi arasında kısa yol oluşturulabilir. böylelikle bir sonraki zaman ya da bir önceki zaman arasında bir geçişenlik ortaya çıkar. zamanın düz çizgisel bir şey olduğu da zaten kendiliğinden var olan bir şey değil, insanların yaşamlarına belli anlamları dayatmak için ortaya attıkları ya da inandıkları bir şey.
o halde iki zaman arasındaki geçişkenliği sağlayan şey nedir? bir zaman diğer zamana nasıl müdahale edebilir? filmin bu soruya verdiği cevap halüsinasyonlardır. tavşan maskesiyle karşısına çıkan frank, donnie darkonun diğer zamanlarla olan bağlantısıdır. elimizde iki zaman dilimi olsun biri evde verilen partiye kadar geçen zaman dilimi diğeri de partiden sonraki zaman dilimi. ilk zaman diliminde iki tane frank vardır. ilki donnie darkonun kız kardeşi elizabethin erkek arkadaşı olan frank (elizabeth partinin bir safhasında frankin nerde olduğunu sorar), evdeki partiye de gelir ve ardından arabayla donnie darkoya bakmak için ölü babaannenin evine kadar gider. ikincisi donnie darkonun halüsinasyonu olan frank.
filmi araba kazası sahnesinden geriye doğru okuduğumuzda şöyle bir okuma yapmak mümkün. normal olan frank, donnie darkonun kız arkadaşı gretchenin ölümüne sebep olmuştur. bunun üzerine donnie darko normal franki gözünden vurarak öldürür. bu sahne sinemadaki diyalogu anlamlı kılan tek sahnedir. donnie darko, halüsinasyon olarak ortaya çıkan franke gözüne ne oldu diye sorduğunda, ona bir cevap vermek yerine ondan garip bir şekilde özür diler. özür dilemenin nedeni gretcheni öldürmüş olmasıdır. donnie darkonun psikiyatrikti ile konuşurken ona yakında frankin birini öldüreceğini söylemesi de tam da bu öldürme olayıdır.
burada asıl kritik soru şu: zamanlar arası bir geçişkenlik varsa, bir insanın yaşama başlama ve onu bitirme süreci diye bir şey var mıdır? filmin buna da verdiği cevap hayır. insan tek düze bir şekilde zamanın içinde yaşamaz. belli bir anda doğup belli bir anda ölmez. bunu da donnie darkonun kendi yaşamı üzerinden diğer yaşamlardan anlarız. donnie darko iki kere ölmüştür. ilk ölümü uçak motorunun odasına düştüğündeki ölümü, diğer ölümü ise frankin hayatına müdahale ettiği ve kazadan sıyırdığı yaşamının devam eden safhasındaki ölümüdür. fakat bu devam eden safha tekrar uçak motoru kazasının olduğu sahneye geleceğinden ölümün kendisi bir keredir. gretchenin ve frankin ölümleri de benzer şekildedir. ilk ölümleri araba kazasının olduğu sahnededir. ikinci ölümleri ise donnie darkonun olmadığı zaman dilimini yaşayıp ölmeleridir. fakat bunların ikinci ölümleri hakkında film bize bir şey söylemez.
gretchen ve frank, frankin donnie darkoya musallat olan halüsinasyonun müdahale ettiği bir yaşamda ölmüşlerdir. o halde frank iki kere suçludur hem gretcheni öldürdüğü için hem de bu ölümlere giden süreci yönettiği için. fakat asıl soru şudur, frank müdahale olmayan bir yaşamda gretcheni öldürmüyorsa o halde donnie darkoya musallat olmasının nedeni nedir? paralel yaşamın yaşandığı zaman frankin donnie darkoya kalan günü söylediği donnie darkonun onunla ilk karşılaştığı andan itibaren geçen zamandır. bu karşılaşma öncesi donnie darkonun kız kardeşiyle yani frankin kız arkadaşı elizabeth ile yaşadığı tartışmanın rolü ne olabilir? bu tartışmamıydı donnie darkoya franki halüsinasyonlarına dahil ettiren şey?
anlama zorluğunun sebebi sadece motor kazasından sonra seyirciye acaba şimdi ne olacak duygusunu uyandırmasıdır. seyirci burada paralel evrende yaşadığını bilmediği için filmin sonlarına doğru da kafası karışmaktadır. işte asıl neden bu. zaten yazdıklarımı okuyan biri filmi seyrederse hiçbir sorun kalmaz..
filmde bir sahne de bariz iki de hata tespit ettim onları da belirtmek isterim. çinli kızın spektruma koyduğu çarpı bir sahne sonra siliniyor.
anlaması biraz gayret isteyen, lakin anlayabilen için de güzel film, ben o kadar kasamam aga diyen de gitsin twilight serisine bir göz atsın, güneşe çıkınca parlayan vejeteryan yakışıklı vampirler falan var, liseye gidip aşık falan da oluyorlar, paylaşılamayan kız vs vs daha ne olsun.
--spoiler--
Herşeyden önce, şirin baba şirineyi yaratmadı. gargamel yarattı. şirine oraya gargamelin ajanı olarak gönderildi. ve görevi niyeti şirinlerin köyünü yok etmekti. ama şirinlerin ezici iyiliği onu değiştirdi. ve bütün o düzüşme senaryosu asla olamazdı. çünkü şirinler aseksüeldir. onların o beyaz donlarının altında üreme organları bile yok. işte burada bir şirin olmakla ilgili bir mantıksızlık var. Eğer bir "şeyin" yoksa yaşamanın ne anlamı vardır ki ?
--spoiler--
sıkıcı ve dandik bir film. forward tuşuna basmaktan düğme içine göçtü.
sanatsal drama-gerilim gibi bişey. Filmin dandikliğini kurtarmak için araya zaman yolcuğu-wormhole gibi bilim zırvaları şerpiştirmişler. Sonuç=dandik darko.
edit-beddua: eksiliyenlerin başına filmdeki uçak motoru düşsün.:)
şizofreniyi kendi felsefe ve hayat yargısı ile harmanlayarak güzel oyunculuk, sinemasal anlamda harika kareler ve eşsiz müziği ile harmanlayan iyi bir yapım.
farklı sinema türlerini seven deli yapımlarda dibe inmeyi seven sinema izleyicisinin kaçırmaması gereken bir yapım.
ancak ve ancak;
hayatın ta kendisi yada karanlıkta tavşan gördüm abi ne ya!
yıllardır film izlerim bir sürü filmin etkisinde kaldım. filmin işlenişinde derine inen insanların kafalarında yer etmelerini filmi düşünmelerini yada kendince etraflarına yorum yapabilmelerini anlarım ama yok tavşan gördüm, ordan bir at mı geçti, hayatın anlamı budur. izle izlettir (ki bunu sakın yapmayın bu tür filmler herkesin izleyebileceği tarzda filmlerden değildir, ben zamanında denedim sadece salak damgası yiyorsunuz) gibi saçma sapan yorumlarıda dikkate almayın. yok öyle birşey. otomatik portakalı izleyebildiyseniz yada dövüş kulübünün bir dayak atma filmi olmadığını düşünüyorsanız. bi bakabilirsiniz.
hiç güzel bi film deyil. yanim o çocuk tavşanı görüyo ama onla oynamıyo bu çok saçma olmalı, benim tavşanım var ismi celal hep oynuyoz onla çok tatlı, ama filmdeki tavşan çirkindi korkmuş olabilir çünkü ben korkmuştum baya ağladıydım, filmden bi bok anlamadım yazan adam salak olmalı. kolpaçino bonba çok daha keyif veriyo tavsiye ederim.
sol frame'de görünce beyin fırtınası dönüyor zannettiğim film. gel gör ki bu film de trollükten nasibini alıyormuş. ustaca işlenmiş bir zaman-kaos teorisi-kader filmidir. böylesi bir hikayenin bir liseli tarafından yazıldığını bilmek de pek bir denişik olmuştu.
izleyenlerin pek bi şey anlamadığı film. 10 kere izlemem lazım filan diyor çoğu izleyici. ben de neyini anlamamışlar onu anlamadım çocuk zamanda yolculuğu buluyor ondan sonra solucan deliği çıkıyor zamanda geri gidiyo filmin sonunda, sonra olacak tüm kötü şeylerin olmaması için ölmeyi seçiyor o kadar. Belki filmde üç beş bir şeye daha takılmış olabilirsiniz onlara da takılmayın o kadar. bu film bilim-kurgu sonuçta her şeyin tam manasıyla yüzde yüz mantıklı olmasını kimse beklemesin. Çünkü filmin ana teması zaten; şizofreni. Günümüzde şizofreni daha hala tedavisi bulunamayan bir hastalık çünkü hala şizofreninin nasıl bir şey olduğunu tam anlamıyla çözemedik, çözseydik tedavisini de bulurduk, yani o zaman bu konu bi filmde işlenirse tam manasıyla işlenemeyeceği gibi tam manasıyla da anlaşılamaz her şey karma karışık birbirine girer yani böyle bir filmi tam manasıyla doğru bir biçimde yapmak için ve anlamak için şizofren olmak lazım.
Yönetmenin ilk filmi olan Donnie Darko, 2001 Sundance Film Festivali'nde gösterildi. Filmin son derece başarılı web sitesi ise En iyi Web Sitesi ödülü aldı.
son 15. dakikasına kadar şaşırtıcı öğreden çok repliklerle etkileyen; ancak o son 15 dakikada kafayı allak bullak eden film. zamanın bu filmde nasıl işlediğini anlamak için en az 2-3 defa daha izlemem gerek sanırım. bir film bittikten sonraki ilk tepki genellikle "ha?" şeklinde oluyor.*
oğlanın pis sırıtışı akıllardan silinmiyor hemen. filmi izlemeyenlere söyleyeceğim tek şey var, filmi izledikten sonra anlamış gibi yapmayın, anlamamanız normal. zaten filmde paralel evrem teorisi üzerinden gidiliyor ve tam anlamıyla açıklanmıyor. açıklansada teori karışık bişi zaten. farklı türde psikoloji ağırlıklı film, ama izlediğinize değer yani.