seyrettikten sonra gereksiz olduğuna kanaat getirdiğim filmler arasına ilk 5'den giriş yapmış film. kurgusu güzel bir sürü aşmış film varken, böyle bir filmi efsaneleştirmek komik geldi bana. iki afilli diyalog, bir depresif genç. tamam al sana film.
salak görünüp görünmediğim umrumda değil. ya ben gerizekalıyım, ya millet çok zeki. ama ben bu filmden bir bok anlamadım arkadaş. kubrick filmleri hayatımı değiştiriyor, ama kubrick filmlerinin yanında felsefik açıdan 0 kalan bu film bi bok çağrıştırmıyor bana. çok anladığını iddia eden varsa anlatsın, bende anlayayım. bi zahmet canlarım.
edit: bak su kadar zaman gecti kimse bi mesaj atmadi filmle alakali. demek ki kimse bi bok anlamamis.
sözlüğe ayda yılda bir giren biri olarak genel de her girdiğim de kompleksli başlıklara veya entrylere sahip olduğunu gördüğüm yazardır. bugün girdim mesela arkadaşa birisi ayar vermiş ya da öyle sanmış hey neyse bu yazar arkadaşımız bunun üzerine de bir başlık açmış. azimli ama onu anladım.
a - kendimize bir (bkz: sirine) bulmalıyız.
b - Şirine ?
a - sıkı a.cıklı middlesex piliçleri gibi değil, bilirsin ?
ufak bir sarışın, eğilir ve erkeklerle pis şeyler yapar.
Şirinenin yaptığı gibi.
b - Şirine si.işmez.bu saçmalık.
a - Şirine diğer bütün şirinlerle si.işir. sizce şirin baba onu neden yapmış ? Çünkü diğer bütün şirinler abaza.
b - hayır hayır "kibirli" değil. onun homoseksüel olduğunu duymuştum.
a - peki o zaman şöyle. Şirine hepsiyle düzüşürken"kibirli" onları izliyor. tamam mı ?
b - peki ya şirin baba ? o da aksiyona girmeli.
a - evet tabiki.o da bütün olayı filme alıyor.
daha sonra da kasete attırıyor.
donnie : herşeyden önce,
Şirin baba şirineyi yaratmadı.
gargamel yarattı.Şirine oraya gargamelin ajanı olarak gönderildi... ve görevi niyeti şirinlerin köyünü yoketmekti. ama şirinlerin ezici iyiliği...onu değiştirdi.
ve bütün o düzüşme senaryosu...asla olamazdı.
Çünkü şirinler aseksüeldir. onların o beyaz donlarının...altında üreme organları bile yok.işte burada bir şirin olmakla... ilgili bir mantıksızlık var. Çünkü bir si.in bile yokken...
yaşamanın ne anlamı vardır ki ?
hakkında bu kadar güzel entry girilince, "ben kesin yanlış filme girmişim lan" dediğim. entry'leri okurken ağzımın 1 karış açık kaldığı film. Ama durunnn en kısa zamanda tekrar izlicem.
bir çok kişinin izleyip göklere çıkarttığı, benim de o gazla alıp izlediğim filmdir, ancak sonuç rezalet, basit bir amerikan şizofrenisi senaryosu o kadar, çok şey bekleyip de hayal kırıklığı uğrattıran türden.
gelmiş geçmiş en iyi web sitelerinden birine sahip film... karanlık bir ortamda level 1 den başlamak suretiyle olaya girip level 3 ün sonuna kadar gitmek inanlımaz zevklidir..
not: tam verim alabilmek için gece zifiri karanlık bir ortamda yapılması şiddetle tavsiye edilir.. en az filmi izlemek kadar büyüleyicidir... sitedeki yönlendirmeler için..
iyi eğlenceler dilemekten başka birşey kalmıyor.. tekrar hatırlatmakta fayda var.. gündüz yapılmaması tavsiye edilir.. merak edenler hem gündüz hem gece yapıp farkı rahatlıkla görebilirler..
jake gyllenhaal'ın filmde kız kardeşini canlandıran oyuncu maggie gyllenhaal ile gerçek hayatta da kardeştirler. ayrıca filmin senaristi ve yönetmeni richard kelly'nin ilk uzun metrajlı filmidir. süper yetenek olarak adlandırılır, zira daha 29 yaşındadır. donnie'yi çekerken 25 yaşındayıd.
fılmın son karesınde gary julesin mad worldsarkısı bir girerki sanki film kafanda o zaman oturur.
all around me are familiar faces,
worn out places, worn out faces,
bright and early for their daily races
going nowhere, going nowhere,
and their tears are filling up their glasses,
no expression, no expression,
hide my head, i want to drown my sorrow,
no tomorrow, no tomorrow,
and i find it kind of funny,
i find it kind of sad,
the dreams in which i'm dying
are the best i've ever had.
i find it hard to tell you,
cause i find it hard to take,
when people run in circles,
it's a very, very
mad world mad world mad world mad world
children waiting for the day they feel good,
happy birthday, happy birthday,
made to feel the way that every child should
sit and listen, sit and listen.
went to school and i was very nervous,
no one knew me, no one knew me,
hello teacher, tell me what's my lesson,
look right through me, look right through me
lux aeterna isimli süper soundtrack iyle gerçektende izlerken anlamakta biraz zorlandığım ama filmin sonunda "aaa" diye kalmayı sevdiğim güsel filmlerden biri.
muhteşem kurgusu olan ve gözünüzü ekrandan ayırmadan izlemeniz gereken aksi taktirde anlamakta güçlük çekebileceğiniz bir film.
gretchen:donnie darko?ne kadar garip bir isim,sanki süper kahraman gibi..
donnie:öyle olmadığımı kim söyledi!!!
soundtrack i de iç dağlayan türdendir gary jules-mad world..ayrıca filmde geçen diğer şarkılar da dinlenesi türdendir...
mükemmel bir kurguya sahip, bir o kadar da mükemmel bir sitesi olan, her insanın izlemesi gereken filmlerden biri.
*
smurfs are asexual. they don't even have reproductive organs under those little white pants. that's what's so illogical, you know, about being a smurf.what's the point
of living if you don't have a dick?
bir arkadaşımın filmin adını getiremeyip 'doni dandini' demesiyle hafızam arasına girmiş,özellikle sinemadaki tavşanla diyalogu aklımın en ücra köşelerine işlenmiş mükemmel ötesi film.
-neden o aptal tavşan kıyafetini giyiyorsun.
-neden o aptal insan kıyafetini giyiyorsun.
hakkında güzel içki muhabbetlerinin dönebildiği şahane bir film, 100 kere izlense de anlaşılmaz çünkü anladığınız noktayı anlaşılmaz kılacak başka bir nokta bulursunuz.