başıma bir şey gelmeyecekse -mad world'ün varlığı için izlediğim ve- hiç hazetmediğim film. öyle "çok overrated yea" saçmalıklarına girmeyeceğim ama "ya şöyle olsaydı?" sorusunu güzel vurgulaması dışında duyduklarımın/beklediklerimin tekini dahi karşılamadı izlediklerim.
bir de bu filme post-apokaliptik/distopik diyenler görüyorum, duyuyorum. oha kardeşlerim. evet o-ha!
filmin tam olarak ne olduğunu darko aslında film içinde açıklamıştır film içindeki herşey ironinin ürünüdür. bize bir ironi üzerinden farklı sembollerle bir kurmaca yaşatmaya çalışılmış. Darkonun kitap yorumladığı sahneye dikkat ederek izlenirse kafanızda farklı soru işaretleri ve kavram karışıklıklarını sorgulatan bir filmdir.
harika bir filmdir efendim ve tabi ki bu harika yapıtı taçlandıran harika bir soundtrackle insanın tüylerini 3-5 nöbetine kaldıran bir final yapar sizi alır götürür sikindirik ıssıııııızz bir yerlerde bırakır sonra yürü yürüyebilirsen onca yolu şeklinde kala kaldırır.evet daha iyi bir tanımlama beklemeyin len işte.başka söz bekleyene kadar otur filmi izle dedirttirir bir de...
oğlanın pis sırıtışı akıllardan silinmiyor hemen. filmi izlemeyenlere söyleyeceğim tek şey var, filmi izledikten sonra anlamış gibi yapmayın, anlamamanız normal. zaten filmde paralel evrem teorisi üzerinden gidiliyor ve tam anlamıyla açıklanmıyor. açıklansada teori karışık bişi zaten. farklı türde psikoloji ağırlıklı film, ama izlediğinize değer yani.
son 15. dakikasına kadar şaşırtıcı öğreden çok repliklerle etkileyen; ancak o son 15 dakikada kafayı allak bullak eden film. zamanın bu filmde nasıl işlediğini anlamak için en az 2-3 defa daha izlemem gerek sanırım. bir film bittikten sonraki ilk tepki genellikle "ha?" şeklinde oluyor.*
Yönetmenin ilk filmi olan Donnie Darko, 2001 Sundance Film Festivali'nde gösterildi. Filmin son derece başarılı web sitesi ise En iyi Web Sitesi ödülü aldı.
izleyenlerin pek bi şey anlamadığı film. 10 kere izlemem lazım filan diyor çoğu izleyici. ben de neyini anlamamışlar onu anlamadım çocuk zamanda yolculuğu buluyor ondan sonra solucan deliği çıkıyor zamanda geri gidiyo filmin sonunda, sonra olacak tüm kötü şeylerin olmaması için ölmeyi seçiyor o kadar. Belki filmde üç beş bir şeye daha takılmış olabilirsiniz onlara da takılmayın o kadar. bu film bilim-kurgu sonuçta her şeyin tam manasıyla yüzde yüz mantıklı olmasını kimse beklemesin. Çünkü filmin ana teması zaten; şizofreni. Günümüzde şizofreni daha hala tedavisi bulunamayan bir hastalık çünkü hala şizofreninin nasıl bir şey olduğunu tam anlamıyla çözemedik, çözseydik tedavisini de bulurduk, yani o zaman bu konu bi filmde işlenirse tam manasıyla işlenemeyeceği gibi tam manasıyla da anlaşılamaz her şey karma karışık birbirine girer yani böyle bir filmi tam manasıyla doğru bir biçimde yapmak için ve anlamak için şizofren olmak lazım.
sol frame'de görünce beyin fırtınası dönüyor zannettiğim film. gel gör ki bu film de trollükten nasibini alıyormuş. ustaca işlenmiş bir zaman-kaos teorisi-kader filmidir. böylesi bir hikayenin bir liseli tarafından yazıldığını bilmek de pek bir denişik olmuştu.
hiç güzel bi film deyil. yanim o çocuk tavşanı görüyo ama onla oynamıyo bu çok saçma olmalı, benim tavşanım var ismi celal hep oynuyoz onla çok tatlı, ama filmdeki tavşan çirkindi korkmuş olabilir çünkü ben korkmuştum baya ağladıydım, filmden bi bok anlamadım yazan adam salak olmalı. kolpaçino bonba çok daha keyif veriyo tavsiye ederim.
şizofreniyi kendi felsefe ve hayat yargısı ile harmanlayarak güzel oyunculuk, sinemasal anlamda harika kareler ve eşsiz müziği ile harmanlayan iyi bir yapım.
farklı sinema türlerini seven deli yapımlarda dibe inmeyi seven sinema izleyicisinin kaçırmaması gereken bir yapım.
ancak ve ancak;
hayatın ta kendisi yada karanlıkta tavşan gördüm abi ne ya!
yıllardır film izlerim bir sürü filmin etkisinde kaldım. filmin işlenişinde derine inen insanların kafalarında yer etmelerini filmi düşünmelerini yada kendince etraflarına yorum yapabilmelerini anlarım ama yok tavşan gördüm, ordan bir at mı geçti, hayatın anlamı budur. izle izlettir (ki bunu sakın yapmayın bu tür filmler herkesin izleyebileceği tarzda filmlerden değildir, ben zamanında denedim sadece salak damgası yiyorsunuz) gibi saçma sapan yorumlarıda dikkate almayın. yok öyle birşey. otomatik portakalı izleyebildiyseniz yada dövüş kulübünün bir dayak atma filmi olmadığını düşünüyorsanız. bi bakabilirsiniz.