bu etin bir ulkenin mutfaginda kapladigi yerle o ulkenin yakin gecmiste cektigi fakirlik arasinda ters oranti vardir.
mesela hollanda, almanya gibi ulkelerde insanlar afiyetle domuz yerken ve baska et aramazken, ingiltere'de dana eti populerdir; sadece luks restoranlarin degil turistik olmayan pek cok orta halli restoranin bile menusunde domuz yoktur.
tabii her ulkede et yemegi kulturu ayni olmadigi icin her ulkede farkli yansimalar olabilir. polonya gibi domuzu bile bulamamis bazi ulkelerde ise cekilen fakirlik mutfaga patates-sogan olarak yansimistir, halen daha restoranlarinda sadece patatesten olusan yemekler ve sogan salatasi vardir, yemekten de sıkılmazlar.
Hakkında bilinen en komik şey; yiyenler tarafından değil, yemeyenler tarafından sürekli olarak bahsedilmesidir.
numarası olmayan et. bir daha veya kuzu eti değildir.
yanlış anlamayın, dini hassasiyetlerden dolayı bunu söylemiyorum. ateist bir insanım. ama domuz etini gerçekten sevmiyorum. belki küçüklükten alışkın olmadığım içindir. belki 20 defa yemek durumunda kalmışımdır. hepsinde de sevmeye sevmeye yedim.
domuzun metabolizması vucutta üretilen ve vucuda giren birçok toksik maddeyi vucut dışına atamadığı içi bu toksisiteyi kaslarda (et) depoladığı söylenir.
Domuz eti de bir hayli ucuzdur işin aslında. Bu eti yalnızca tadını sevenler ve fakirler yer. Hiç bir zaman büyük ve küçük baş hayvanların yerini tutamaz.
Buradan da anlaşılacağı gibi islam dini haram kıldığı diğer birçok şeydeki gibi inananları zarardan korumaya çalışmıştır.
özellikle süt domuzunun kaburgasını yemeyen kaburga yedim demesin! yiyebileceğiniz en mükemmel kaburga lezzetidir. şinitzel olsun, bacon olsun, sosis olsun gayet başarılıdır!
ucuz olduğu için dünyanın pek çok yerinde yaygın olarak tüketilir.
tadı fena olmamakla birlikte yiyiyorum diye övünülecek bir şey de değil.
şahsen ben sadece viyana şnitzeli, ya da pick salamı gibi özel lezzetler için tüketirim. onun dışında maddi imkanım varsa gidip de dana eti varken domuz etine rağbet etmem.
değmez çünkü.