Çocukluğum henüz sıcak
inananın sonrası yok
Sabah akşam çalışırım
Bakmayın tantanaya çok
Umutlar bir kasada
Sıkışmış bir masada
Dokuz altı yollarında oy
Bir ömür geçer buralarda
Sanki yarın dünden uzak
Bitmeyen bir ızdırap oy
Dokuz altı yollarında
Bir zincir boğazımda
Sıkar sıkar gevşetemem
Ağlayamam
Ayda yılda bir kaçamak
Kaçsak bile yaşama bak
Dokuz altı yollarında
Gülmek yasak
Savrulmuşuz odalara
Bahara ve dağlara hasret
Şu gördüğün dönerkoltuk
Sanki ömür törpüleyen rulet
iş başlangıç ve bitiş saatlerine, bu saatler arasında yaşananlara atfen yazılmış, efkan şeşen'in aynı adı taşıyan albümündeki çok sevilen şarkısıdır. sözlerine gelince;
çocukluğum henüz sıcak
inananın sonrası yok
sabah akşam çalışırım
bakmayın tantanaya çok
umutlar bir kasada
sıkışmış bir masada
dokuz altı yollarında oy
bir ömür geçer buralarda
sanki yarın dünden uzak
bitmeyen bir ızdırap oy
dokuz altı yollarında
bir zincir boğazımda
sıkar sıkar gevşetemem
ağlayamam
ayda yılda bir kaçamak
kaçsak bile yaşama bak
dokuz altı yollarında
gülmek yasak
savrulmuşuz odalara
bahara ve dağlara hasret
şu gördüğün dönerkoltuk
sanki ömür törpüleyen rulet
ilk gençlik zamanlarında (lisede) dilimizden düşmezdi bu şarkı. Bi de içimiz sızlaya sızlaya söylerdik. Yıllar geçti ve hepimiz dokuz altı çalışanlardan olduk, olmak için bi taraflarımızı da yırttık bi de dokuz altı işler bulunca sanki hayallerimiz buymuş gibi övündük. Kader ne muazzam şey. Oysa o zamanlar zannediyorsun ki bi süre sonra herşey yoluna girecek, sanki işlerimiz hep çok güzel olacak ve bunca çektiğimiz (okul-sınav-stres) bitecek. Tabi ki böyle olmuyor. Çok daha farklı şekillerde çırpınıyor bir gün ayaklarını uzatıp rahat edeceğini umarak selam bile vermek istemeyeceğin insanların emrinde özel sektörde 9-6 çalışıyorsun.