sevmeyeninde de gizli bir hayranlık var ya neyse. hatta şiddet uygulayanlar da dahil bu gizli hayran grubuna.
özünde incelersek bazen akıl işi değildir. yüksek kapasitede bir insansın, başka güzel meslek ve pozisyonlarda da çalışabilirdin, ama doktor oluyosun. ne için, bitmeyen nöbetler, belli olmayan gece gündüz, koşuşturmalar, acil karmaşası, süresi belli olmayan ameliyatlar, yaptığın işin hassaslığı ve tüm fiziksel ve mental yorgunluklar için mi. üstüne bir de bazı insanlıktan çıkmış kendini bilmez davar sürüsünün sözlü, psikolojik ya da fiziksel şiddeti için mi.
evet insanlara yardım etmek gerçekten çok güzel ve keyif verici, bir çok açıdan da güzel meslek ama yukarıda yazdıklarım bazen acaba dedirtiyor.
Daha dün Samsun'da bir tanesi dayak yemiş, şakağına gelen tekmeyle ölümden dönmüş. Yazıktır.
Bütün doktorlar artık yeter deyip işi bıraksa da tüm Türkiye göt gibi kalıp değerlerini anlasa.
hak ettiklerinden çok kazandıklarını düşünenler doktorların nasıl şartlar altında çalıştıklarını bilmeyenledir. genellikle ruhsal çöküntü içindedirler. hiçbir Can güvenlikleri yoktur. birisinin ölümünden sorumlu tutulup bir gece yolun ortasında öldüresiye dayak yeme durumları vardır ki çoğu hastane de bile şiddete maruz kalabiliyor. kimsenin vergisi ile maaşlarını almazlar emeklerinin karşılığını alırlar.
şundan yaklaşık 4-5 sene sonra olacağımdır. ama md değil arkadaşlar phd.
açılın ben doktorum diyeceğim ama yüksek ihtimalle ambulans çağırmak dışında pek bir işe yaramayacağım.
ama size efsane karışımlar yapabilirim ve birlikte paranın dibine vurabiliriz. evt.
uzmanlık alanı olmayan bir konu hakkında atıp tutmayı seven doktorlar beni benden alıyor.
bugün göz doktoruna gittim, zamanında beyinden kaynaklı ciddi bir sağlık sorunu yaşadım ve çok şükür bunu atlattım. ancak gittiğim doktor, o dönem gelişen süreçlerden (ameliyat öncesi, esnası, sonrası) hiçbir bilgi sahibi olmadığı halde, "bu ameliyatı yapmışlar ama bunun böyle olmaması gerekirdi" minvalinde konuşmaya başladı.
göz ile beyin bağlantılı şeyler elbette ama bir nörolog edasıyla yorum yapacak, hatta o işi başarılı bir şekilde yapmış meslektaşını sorgulayacak kıvama ne ara geldin be adam?
Böyle bir olay yaşanacağını sanmıyorum. Astım tanısı varmış çocuğun atak sırasında verilmesi gerekenler evde daima olmalı. Bitince anne babası tarafından alınmalı o ilaclar basit ilaçlar reçetesiz alınabilir. Ailenin ihmali var. Ayrıca hiç bir doktorun on dakika geç kaldın sana bakamayız diyeceni sanmıyorum.
şeker hastalıgını insanlar yanlış anlıyor. büfede kola içmeyip ayran içen var. halbuki şeker hastası olup ilaç kullanan 90 yaşında ölen insanlar var. çok agır şeker hastası olanlardan bahsetmiyorum. çok kilo alıyorsa 50 li yaşlardan sonra şekeri çok azaltır veya hiç tüketmezsin. gençken istediğin kadar çok çeşitli beslen. 50 li yaşlardan sonra gıdana dikkat et okadar. yaşamı boyunca tek gıdalarla besleniliyorsa şeker hastası olma ihtimali yükseliyor. öglen köfte ekmek akşam pizza yeniliyorsa ilerki yaşlarda şeker hastası olma ihtimali artıyor. 3 veya 4 kap ev yemekleri yeniyorsa çeşitli besleniliyorsa şeker hastası olma ihtimali azalıyor.
diğer meslek gruplarının geneli tarafından sanki yol yordam bilmezmiş tavırlarına maruz kalan meslek grubudur. yok araba öyle sürülür mü, yok bu alınır mı, yok o öyle olmaz şöyle olur. biz fakülteyi mars'ta okumadık, o dediklerinizi biz de biliyoruz da nedir bu agucuk, gugucuk givi davranılması doktorlara anlam veremiyorum. sanki sterilize laboratuvarda yetiştik de dış dünyaya bırakmışlar gibi bizi. çok okuyan insanı gerizekalı sanma güdüsü bu topraklara has bir şey sanırım. enteresan hezeyanlar.
paso acil serviste dayak yerler. sanki sizi hasta eden doktorlar amk barzoları! o adam da 24 saattir uykusuz, yüzlerce hastaya bakmış, yorulmuş, strese girmiş... sen hastasın ya da yakının hasta sinirlisin de bu adam ağaç kovuğundan mı çıktı kodumun beygiri!
insanların ne dertleri olduğunu anlamadığım meslek grubudur. biri çıkar hakaret eder, biri şiddet uygular, birileri öldürmeye kadar bile gider. la bu doktorlar size ne etti?