ülkede siyasetçilerden sonra en çok tartışılan meslek grubudur. sağlık bakanlığının keyfi uygulamalarıyla ömürlerinin ziyan edilmesinden, gazetelerin ve haberler programlarının doktorları kötülemesinden, halk arasında sevilmemelerinden oldukça şikayetçidirler. ülkenin sağlık sorunlarının kaynağı oldukları sanılmaktadır. bu yüzden günah keçisi olmaktadırlar. ey beyinsiz halk, sen çocuğun okusun doktor olsun diye dualar ederken iyiydi de sağlık bakanlığı yüzünden aciz duruma sokulan bu doktorlarımızı niye şimdi kötüleme çabasındasın. çocuklarından biri doktor olsaydı aynı şeyi yapar mıydın düşünüver bir zahmet. topunuzun allah belasını versin. biraz empati kurun allahsızlar.
doktrin kökünden gelir. ilk kullanımı fransa'da, dini doktrin öğreten anlamında kullanılmıştır. daha sonraları akademik yaşam dinden başka konulara da eğildikçe genel olarak, bir konunun doktrinlerini öğreten anlamı kazanmıştır.
çoğu ülkede doktor dendiğinde, tıp doktoru anlaşılır. iktisat doktoru, hukuk doktoru, matematik doktoru falan da vardır tabii aslında.
kendilerine hekim bey veyahut hekim hanım * dendiğinde sallamayan kendilerinin doktor olduklarını söyleyen kendilerince ayar vermeye çalışan beyaz önlüklü bulutlar üzerinde yürüyüş bandında dolaşan güruh.
bir başhekim vardı doktor bey nerde odası ? şimdi geri vitese tak yol al.(içten)
ilk goreve basladiginda yalnizca,sadece 1247 tl maas verilen kole.verdigi emegin karsiligi mecburi hizmetini tamamlamadan diplomasini alamayan saskin ordek yavrusu.
calistihi ilcede sanki 15 000 tl kazaniyormuscasina soyulmaya,tirtiklanmaya calisilan saglik calisani. lise mezunu hemsire bile bizden fazla maas aliyor ben bu adaletin ta .mina korum diyen insan.herkes yataginda sicacik yatarken gecenin 3 00 da kalkip trfaik kazasina kosan ve bunu yaparken hastanede kimse kalmadi icapci hekime haber edin diyen insan sagligindan baska birsey dusunmeyen insan. maas aldiginda ici burkulan kendine sinirlenen birisi ayrica.
"birbirimize düşman olduğumuz kadar bugün araplar bile yahudilere düşman değildir"
ben demedim, 1956 yılında izmir'de yapılan 14.milli türk tıp kongresinde söylenmiş...
uzman olana kadar süründürülen fotosentezle yaşyabileceğine inananlar tarafından yemeden içmeden uyumadan çalışması beklenen ve bunu inanılmaz birşekilde başarabilen bir tür organizma deyim yerindeyse uwo (=undefined working object).
onu bunu bilmem de 6 yıl (kimi zaman buna ek olarak 4-5-6 yıl daha) en çok götü s.kilen insandır. kendi 4 yllık eşeği koysanız bitirebileği fakültelerinden mezun olanlarca acımasızca eleştirilebilirler genelde.
üzerlerimize giydiğimiz beyaz önlüğü ve onun asaletini nedense bir türlü kabullenememiş kişilerin sürekli mesleğimizi karalamaya çalıştıkları(bir nevi fesatlık da diyebilirsiniz)ama başları sıkıştığında da yalakalıktan insanı bunanlttıkları yegane meslek grubudur doktorlar...
ŞU GÜNLERDE EN ZOR KARARLARINI VERECEK OLAN MESLEK GRUBU iNSANLARI.
TAM GÜN YASASININ HAYATA GEÇiRiLMESi HALiNDE, SAĞLIK BAKANLIĞI VE ÜNiVERSiTE HASTANELERiNDE YARI ZAMANLI ÇALIŞAN TOPLAM 9 BiNDEN FAZLA DOKTOR, KAMU YA DA ÖZEL SEKTÖRÜ TERCiH ETMEK ZORUNDA KALACAK ÇÜNKÜ.
kendini halkın üstünde biri gibi gören,hastahanelerde havasından geçinmeyen,erkeklerinin kadınlara asıldığı;kadınlarınınsa erkelere yaltaklık ettiği meslektir.niçide çirkeflik,şerefsizlik bolca vardır.geneli oturarak veya hasta olan kişiyi dinleyerek teşhis koyar.yurdum insanın pof poflamasıyla yüceleşen meslektir.
Yıllarca okuyup gerek öğrencilik gerekse meslek hayatında çektiği tüm sıkıntılara,gösterdiği insanüstü çabaya rağmen;ülkenin felaketini yattıkları yerden hazırlamak suretiyle para(fazla değil,gemicik almaya yetecek kadar) kazanan cahil cühela iktidar sahipleri tarafından yerden yere vurulup acaba daha fazla nasıl hayatlarının içine ederiz mantığından hereketle yasa üstüne yasa çıkarılarak lağımdaki ..ok muamelesi gören,kazandıkları paraya göz dikilen,ailesinin yüzünü bayramdan bayrama zor gören hatta çoğu zaman göremeyen,bir makine kadar hatasız çalışmasının yanısıra bir melek kadar hoşgörülü olması beklenen,mecburi hizmet mahkumu...
herhangi bir konuda araştırmalar yaparak kendine özgü tezler hazırlamış (doktrin), bir konuda uzamanlaşmış kişidir... Yıllardır tıp doktorluğu daha göz önünde olduğu için, hekim kelimesiyle eş anlamlı bir hal almıştır.
bir genel cerrahi uzmanı ablamızın tabiri ile limon satan adamdan farksız meslek üyesi.
o adam limonunu satar, biz de doktorluk yaparız. olay bu kadar basittir.
küçük bir fark var tabii. limoncu işini iyi yapmama lüksüne biraz da olsa sahiptir. biz ise tek bir ilaç, iğne, hatta tek bir söz ile bir insanı katlayıp paket yapma imkanına sahip olduğumuz için bu lüksümüz pek yoktur. eşşek gibi çalışmamız bundandır.
espri anlayışımız ise pek anlaşılır değildir, kabul ediyorum. misal:
- sen kaçıncı sınıfsın?
- bir abi.
- ne işin var lan tıpta! manyak mısın oğlum sen?
+ buna mı üfleniyor?
- buna üfleniyor...
+ ne oluyor bu alete üflenilince?
- bu alete üfleyince alkollü olup olmadığınızı anlıyoruz...
+ bu mu anlıyor?
- bu anlıyor...
+ vay cimcime. sen naapıyorsun?
- ben onu tutuyorum.
+*
- ne oldu?
+ bunun için mi okudun?
- evet.
+ hipokrat yeminini bu tutmak için mi ettin?
- evet.
+ ayıp ettin...
- niye?
+ bu milletin verdiği vergilerle oku, sonra gel sadece bunu tut. hiç tutmadım ben bunu... di mi usta sen ne diyorsun bu hususta!? anlasana bakalım alete üfletmeden alkollü müyüm alko...
polis: eee yeter be yeter!!!
(bkz: yasaklar)
(bkz: metin akpınar)