benim gözümde artık onların çoğu gözünü para hırsı bürümüş insanlar, ha işini özveriyle ve hakkıyla yapan yok mu var, var ama çoğu normal bir muayenede yüzünüze bile bakmazken, bir muayene 100-150 lirayı bayılınca sizinle rahatlıkla bir saatlerini harcayabilirler. ayrıca bir o kadar çoğu da yalancı.
ekleme; (eksileyene) 2 gün önce bana ortodontiye gitmem gerekeceği dişim çekildikten sonra belirtilerek, vakti zamanında düşmemiş süt dişlerimi çektiler, tabi ortodontide tedavinin 18 yaş üzerindekilere emekli sandığının ödemediğini ve sıranın 5 yılda geldiğini ve gelse bile tedavinin 2000 tl den başladığını da belirtmediler, çektirmesem olmaz mı dediğimde de çektir çektir diye gaz vermişlerdir kendileri. 4 gün önce devlet hastanesinde kbb muayenem reçetenin yazılması dahil 1 dakika sürmedi, doktor ilgilenmedi bile ve sallama bir ilaç yazıp gönderdi ulan sağlık ocağında bile daha fazla ilgileniyorlar, yıllar önce babam bypass ameliyatı oldu, ameliyatı yapan adam özel muayenesine gitmediği sürece ilgilenmiyordu bile. doktorlar tabi ki önemli adamlar ama içlerinde gözlerini para hırsı bürümüş olanlar var ve bu bir gerçek.
36 saatlik nöbetten sonra, hayati konularda sıfır hatayla karar vermesi beklenen gariban insan...
şimdi sözlükte soruştursak hiç kimse işinden memnun değil, akşama kadar ne mal adamlarla uğraştığını anlatır..
bide bunun üstüne uğraşılan o mal adamların birde hasta olduğunu, ağrısının sızısının olduğunu, belki ölmek üzere olduğunu, her an saldıracak bir suçlu arayan ajite yakınlarının olduğunu düşünün, düşününde biraz anlayın doktoru...
herkesta bol keseden sallar doktora, çok biliyosan sende okuyup doktor olaydın yarram, tutan mı vardı...
7-8 ay kadar hastane mühendisliği yaptım. odam morga yakındı. morga cenazesini alan ailelerin feryatlarını duydum, hastaneyi gezerken sıra bekleyen hastaları o hastaların yine bekleyen yakınlarını gördüm, önümde mavi kod verildi bu sırada canla başla sedyeyi getirenleri hastayı acile, yoğun bakıma yetiştirmelerini gördüm. doktorlarla hemşirelerle içli dışlı oldum. hastaların durumlarıyla ilgili muhabbetlerine tanık oldum.
ve şundan eminim artık.
doktorlar görevlerini yapıyorlar hemde canla başla.
onlarca hayat kurtarıyorlar belki görevleri, kurtarmak zorundalar. ha karşılığını maddi olarak alıyorlar kimi zaman bir tepsi baklavaylada manevi olarak alıyorlar. hayır duası alıyorlar. uğraşıyorlar, çırpınıyorlar, didiniyorlar.
iyi niyetliler. kimi zaman hastalar kalkamıyor. onların diliyle ex oluyorlar. o zamanda hasta yakınları tarafında sert tepkilere maruz kalıyorlar. hasta yakınları acının etkisiyle haklı gibi görünüyorlar. diğer hasta yakınlarıda hak veriyor onlara. ama haksızlar. hiç bir doktor bir insanın ölmesini istemez. yaptıkları işler hata kabul etmiyor ama her ölümüde hata kabul etmek ne kadar doğru tartışılır. geçen aklıma doktor hatası yüzünden ölen insanlar geldi. onlarca hatta yüzlerce hayat kurtaran doktorları bir hata yüzünden aforoz etmek doğru mudur değil midir. sonuçta hatası yüzünden bir can uçuyor. açıkçası bir sonuca varamadım.
doktorluk böylede garip bir meslek.
allah yardım etsin.
eğer çok iyi bir doktor olmak istiyorsunuz mutlaka çok fazla çalışmak gerekir. literatürü iyi bilmek ve tıp eğitimi dene hede yi tam anlamıyla çözebilmek için bu gereklidir. sınavda 80 alıp bi bok bilmeyen insanlar vardır bu fakültede çıkmış soruları çözüp.
yüzde doksandokuzu, kendilerine uzatılan bir kitabın basım tarihine bakıp içeriğine bakmadan "eski lan bu" dediği (ki kitap ismet inönü ile ilgilidir) tuhaf meslek grubu insanları...
teoman'ın gönülçelen albümünde yer alan , mutemelen bir psikiyatr doktoruna sorunlarını anlatıığı parça. yada haykırmaları falan .
(bkz: falan filan ve felan)
her aklı başında insanın farkedebileceği üzere; yaşadıkları hayat bakımından 'doğru bilinen yanlışlar' listesine acilen eklenmesi gereken kişi.konuyu şu şekilde açarsak daha aydınlatıcı olur:) ...bilinenin aksine az paraya çalışmak zorunda bırakılmış, cahil hasta yakınlarının binbir türlü terbiyesizliğiyle sabrı sınanan,en azından diğer dünyada rahat edeceklerine tüm kalbimle inandığım kişidir.
halk arasında bir şekilde günah keçisi ilan edilip sevilmeyen adam olurlar. halbuki bu halk kendi çocuklarını da okusun doktor olsun diye teşvik eden kesimdir. bu da cehalete güzel bir örnektir.
tıp fakültesi malum en kısa 6 yıldır dolayısıyla 6 yıl sonunda mezun olununca masterı yapmış 4 yıllık mezunu bir insanla aynı statüye sahipsinizdir. herhandi bir alanda uzmanlık yapmak da tıp alanında doktora yapmaktır. 6 yılı bitiren hekimdir. ama illa doktor tabiri kullanılacaksa tıp doktoru denebilir. tıp fakültelerinde genellikle hekim adayları diye hitap eder hocalar.