geçen ay poliklinikteyim insanımızın nasıl sıra kavgası yaptığını birbirlerine karşı nasıl adileştiklerini duyuyorum odadan yaşlıları önden alınca benle nasıl kavga ettiklerini bilirim kapıya çıkıp sesiz olmaları için defalarca uyarırım hergün. En tehlikeli grup ise 20-40 yaş arasıdır şu 80 ler dejenarasyonun dibiydi 90 larda sanki biraz toparlanır gibi oldu dış dünyayla kapıların açılması aydın kesiminin 80 sonrası hapislere doldurulması sonrası o şoku atlatır gibi oldu Türkiye ama sonra akp geldi ve 2000ler dejenerasyonun yozlaşmanın dibi tak türbanı kap parayı devri 0 kültür 0 bilgi dönemi 4 yıl durdular insanım doyamadı bunlara haydi bidaha bidaha bidaahhaa bidaaahhaa dedi doyamadı yine dedi.
Geçenlerde yine birbirlerini eziyolar birbirlerinin hakkını gasp etmek için bende sırada bekleyenlerin hakkını savunuyorum kimsenin öne geçmesine akıllılık etmesine izin vermiyorum adam randevu saatinde gelmemiş akıllı beklemeyecek benim sıram önde diyor ee saat geçmiş üstün zekasıyla hiç beklemeden muayene olacak bekliyeceksin hastam biterse incelik gözterip sizi muayene edebilirim diyorum adam beni şikayet etmeye kalkıyor gidin efendim diyorum kadın geliyor bakacaksın bana benim dururumum acil diyor acilse acile gidin diyorum senin ismin ne diyor çileden çıktım yanında kocasıda var bakmiyorum dedim kaşeyi bas bakalım diyor şuraya sicil numaranı alacam diyor bağırdım bende bakmıyorum git seni şımartanlara beni şikayet et dedim ya şu hükümetin ucuz çapulcu kampanyalarına oy veren zeki bir hanım kişi yada bilmeme neyin bilmem nesi bunlarla uğraşıyorsun geçen yine birbirini eziyor millet sırada hastayala doktorun olması gerekirken (hasta mahremiyeti) içeri 3-4 hasta bir anda giriyor alışmış halkım açıkgözlülüğe öyle emrivaki kendilerine bakılacağını sanıyolar sıra beklemeden yahu dedim açtım kapıyı gelin herkes içeri girsin dışarda kimse kalmasın ve ne oldu dışarda ki herkes muayenehaneye girdi oturacak yer kapma derdinde bu kez billet açık gözlülük hat safhada yaşlı falan yine kimsenin umrunda değil güldüm şaka yaptım yahu dedim çıkarttım herkesi.
ha velhasıl hiçbir doktor hasta hayatını tehlikeye atmaz baştan savma iş yapmaz ki yapsa da öyle şeyler yapabilirki kimsenin ruhu duymaz ben aldığım paranın çok çok fazlasını hak ediyorum hayrına çalışıyorum ama bunu takdir edenler genelde 40 yaş üstü insanlar benimde dahil olduğum jenerasyon bunu anlayamaz ama aynı jenerasyon bir para babasını görünce önlerini ilikler ,sosyolojik açıdan irzina geçen bir milletvekilini görünce esas duruşa geçer, hakimi savcıyı polisi görünce çıt çıkartamaz. ama doktora eşşek gibi bakacak der dün duydum bunu 92li çocuğun biri randevu almamış muayene olmak istiyorum dedi hocam işten izin aldım özelde çalışıyorum lütfen diye yalvardı randevu rica olunur diye not yazdım sekretere gönderdim barkot çıkarttılar (randevular 15 gün sonraya verilir genelde) barkotu almış kapıda kimle konuşuyorsa duydum ''bakacaklar tabi eşşek gibi artık öyle değil adam gibi yapacaklar işlerini'' gibilerinden birşey diyor hasta çıktı çocuk girdi içeri utanmıyormusun dedim ya yanlış duymuşsunuz ben şey kem küm gibilerinden birşey geveledi tahlil istedim sana dokunmayacam muayene etmiyecem tahlili randevu alıp göstereceksin dedim yanlış anladığımı söyleyerek defolup gitti.
Ben bugün bu işi seçtiğime pişmanım bu iş için harcadığım çalışma saatini eforu başka birşeye harcasaydım bilmem kaçıncı masterini yapmış 2-3 dil bilen bir muhendis , 2-3 kere hakim savcı olurdum veya bakanlıklarda yüksek mevkilere gelebilirdim (biraz yalakalıkla birlikte tabi) ozaman işte bu millet bana saygı duyardı çünkü benden korkardı.
not:bu arda artık doktorunda hasta seçme hakkı var. Aramızdaki güven ilişkisi bozulmuştur diyerek form doldurduğu anda hastaya bakmıyor doktor.
tıp fakültesini bitirenler doktor ünvanı alır. hatta medical doctor denir kısaltması MD dir. misal dr.greagory house (md) şeklinde geçer. zira tıpda karar merciinde olanlar ehil olması zaruridir buda doktora unvanını hak eden bir eğitim sonrası verilir.tıp diplomalarındada doktor ünvanını kullanmaya hak kazanmıştır diye yazar dikkat ederseniz diş hekimlerinin kaşelerinde ismin öncesinde dr. takısı yoktur zira tıp doktoru ünvanını kullanmazlar.
ilaç fihrist operatörü. hastalanırsınız, doktora gidersiniz, derdinizi söylersiniz, doktor da ilaç fihristine bakar hangi ilacı kullanmanız gerektiğini söyler. stetoskop kullananı da varmış.
teomanın harika bir şarkısı daha...
gerginsin rahatla dedi çabucak soyunurklen kadın; paramı ver yeter hiç fark etmez adın... soyunmana gerek yok bana birkaç tatlı söz lazım. uyuyana kadar kal yeter bitmiş uyku haplarım.
bir göz doktorunu ele alırsanız, gözle ilgili tüm değişkenler belli standartlar dahilinde bellidir, değişmez, yaratıcılık gerektirmez. gözü tedavi etmek için gerekli olan lazer teknolojisi ise tam bir yaratıcılık ürünüdür. mühendislik harikasıdır.
şimdi bazıları çıkıp diyebilir ki o kadar basitse neden ygs, lys de puanları yüksek, tıp fakültelerinin sayısı az dostum, açılsın bakalım fen edebiyat fakülteleri kadar, o zaman görürüm puanlarını.
Şöyle ki...
Geçenlerde doktora gittim ilaç yazdırmaya. Yazdırdığım ilacın yanında ise, bir o kadar da başka ilaç vermesi gerekiyor. Bilenler için özet geçeyim: insülin yazdırıyorum, günde 4 kez kullanıyorum bunu, o yüzden her güne 4 tane düşecek şekilde 3 aylık iğne ucu yazması gerekiyor doktorun.
Bu da 5-6 kutu iğne ucu yazması gerektiği anlamına geliyor.
Ama bu vatandaş, 1 kutu yazıyor.
Ulan mal. Embesil. Seni doktor yapanın, o diplomayı eline verenin eline vereyim.
Orda günde 4 kere insülin kullandığımı söylemişim sana, ki söylememe gerek yok bunu bilmen lazım senin. Ama söyledim de yani.
Sen hangi akla hizmet gidip 1 kutu yazıyorsun. Mal mısın.
Gerçi bende de eşeklik var, her gittiği doktordan mutlaka eksik şekilde ayrıldığım için, senin o yazdığın reçeteyi de kontrol etmem lazımdı. Ama etmedim, geç farkına vardım, neyse.
Demem o ki, senelerdir hastanelerde uzun zaman geçirmiş biri olarak, ülkedeki doktorların büyük bölümünün bi sikim bilmediğini söyleyebilirim.
Sırf adı güzel diye, ünvan sahibi olmak için, parası için doktorluk okuyup, senelerce boş yere üniversiteye gidiyor bu mallar.