pek iyi hatıratlar bırkamasada usumda, kaybolup gitsede boktan bir gençliğin hüznünde, capri sun diye bir içecek vardı hatırladığım ve hala içmediğim... hüplet ve gümlet! mahallemin zengin veletlerinin içeceği gibi gelirdi bana. hele de birgün bu veletlerle maç yapacağız kaybeden kazanana capri sun meyve suyu alacak iddiasına. hayatımın belkide en iyi maçını çıkarmıştım lakin maçın sonuna doğru çıkan kavga capri sunı yine içirmediydi bana.zengin piçleri işte çamura yattılar. zannedersem o yıllarda özel okula gitmenin ayıp sayıldığı gidenlerin ezik olduğu tek yer benim mahallemdi. bütün bir mahalle gençliği servet düşmanıydı hıamınna! işte capri sun bendeki özgüven eksikliğinin sembolu olmuştur adeta. geçen süpermarkette karşılaştım 45 kuruş tanesi almadım amk.
netice olarak 90 lar denince benim aklıma gelenler:
bir tansu çiller hikayesi: memleketin a.. koyma sanatı,
bir fak fuk fon: sosyal dayanışma ve yardımlaşma vakfı, ve bu vakıftan eve taşıdığım gıda, giyim ve sırtımda yaralar açan kömür çuvalları.
bir de capri sun: bugünkü fiyatı ile 45 kuruşluk zengin içeceği! gelir.
arada sırada denk gelip izlediğim dizi. özlem ve atilla'nın telefon muhabbetlerine gülümseyerek izliyorum. ne bileyim böyle hoşuma gidiyor.
--spoiler--
böyle sadece atilla özlem'in düşüncelerine, duygularına aşık, tabi bir o kadar da yüzünü merak ediyor. haklı tabi böyle güzel konuşma yapan birisini, hayalinde çok güzel, çok özel olarak tasarlıyor. ama gönül işte merak ediyor. sürekli sen bana yüzünü göstermediğin için demek ki, bir şeyler saklıyorsun diyor. halbuki özlem ona çok yakınken uzak işte. insan sırf bu aşk için izliyor(!). ya da ne bileyim, ben böyle şeyleri seviyoroum. ***
sonra emin karakteri var; o daha komik. güldüğü zaman bende gülüyorum böyle sıcacık bir aile dizisi yani. nuri ailesi var, sürekli bir şeyler yiyorlar falan. gülüyoruz işte, gülmekten de daha başka, doksanlarla alakası biraz yok gibi ama böyle özlemle izliyoruz ailemizle.
--spoiler--
sadece bize özgü sımdı ınsana mallık gıbı gelen hayatın bır kesıtını hatırlatıyor... Bize özgü ne demektir dadaloğlu? dersen mesela ortalama bir amerikalı cucucola makinesinden bir çeyreklik atarak cola almak için oturmuş bozuk para makinesi icat etmiş ve bunu her makinenin yanına koymuş. * sonra malligima doymayim demis. ama bizde durum farkli dizide genlede bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanin en derin anilari yatmakta . stres bilesigini takip aninda gevsemek kahve alti yorumlari emin gibi dingil ama yeni Inek $aban replikleri mesela...
bir de ben dershaneye gitmiyceem yarraga gidicem gibi genclik buhranlari var oy oy oy.. ayri anlatmak lazim o soforu.
bakkalın yanındaki adam yüzünden ailecek izlemeyi bıraktığımız dizi. nasıl dedikoducu, nasıl çirkef bir adam o öyle. bir de sempatik gösterme çabaları, gerçekten rahatsız edici. bu kadar seveni olması da şaşırtıcı. böyle bir yakınım olsa katil olurdum.
bir de eşek kadar kıza cimcime diyen genco. sen o saçlarını kestir önce amına koyim.
Emin'i ve emin sohbet ederken yanında olan figüranları at geri kalanı sıkan dizi. Oysa çok usta oyuncular, tiyatroda izlemeye alışık olduğumuz yüzler var kaliteli oyunculuklar var. Gülme açısından ve dizinin geleceği açısından diziyi emin'in emin ellerine bırakmak gerek.
telefonla bakkalın oğlunu arayan kızın dandik romantik replikleri yüzünden izlemeyi bıraktığımız dizidir. filoca izliyorduk.
hayır dedik ki bak bakkalın yanında takılan şişman abi iyi. onun süresi çoğalsın. izlenir dizi ama tam tersi oldu.
doksanlarda konu edinilebilecek bir olay yoktur. 1980'ler ise farklidir.her yönüyle farklı ve bol olaylı yıllardır. o dönemin giyimi , konuşma tarzlari , sokak muhabbetleri televizyona rahatça konu edilebilir ve izlenilirlik yüosek olur. hele ki 80 darbesi ve sonrasi konuya ayri bir derinlik katar. doksanlar dizisi bu açidan seksenler ile yarışamaz zaten özünde tırt bir dizidir.
okul bahcesinde yazın cocuklar kavga ediyor ogretmen rolunu oynamaya çalışan kişi pat pusuya yatmış gibi hooop cocuklar durun diye duvarin arkasından çıkıyor. okulda baska hoca yok bir de pusu kuruyor.adam yazın ortasinda takım giyiyor ustelik kapalı okul.oyunculuklar rezalet hepsi rezillik. birol güven işte. bu bile yeterli.
izlemiyorum şimdi yanlış olmasın. ama ne zaman denk gelsem cık. sözünde durmamış dizi. yani madem sokakta oynayan son çocukların dizisi diye başlayıp şimdiki çocuklara bok atıyorsunuz, o zaman dizinin temel taşını sokak oyunları oluşturmalı. ben ne zaman denk gelsem çocuklar arka planda bisiklet sürüp, top falan oynuyor. bu şuanda da var.