Sıkıcı bi dizi. Bakkalla beraber sürekli konuşan adama çok gülüyorum ama. Starda durul bazan'la bi programı da vardı hani, ismini hatırlamadığım. Adam doğal komik.
vasatın altında bir yapım. oyuncu kadrosu baştan aşağı berbat. seksenlerdeki sıcaklığı hiç bir şekilde yakalayamayacaktır. renan bilek için üzülüyorum. keşke yaver süleyman olarak hatırlasaydık seni be abi.
birol güven'in "nasıl olsa tutar amua koyim" zihniyetiyle yaptığı ucuz prodüksiyon bir dizidir.
ilk bölümünü izlemedim ama cast dizinin nasıl bir şey olacağını az çok gösteriyordu zaten. bir oyuncunun adı bilinmez mi arkadaş? "kim oynuyor" diye soruyorum. "bizimkiler dizisinin alisi", "gecekondu isimli programda oynayan şişman abi" diyorlar sürekli. böyle dizi olmaz lan.
eh biraz da sokaklarda özgürce oynamak , dolaşmak. bütün çocukların dışarıda vakit geçirmeyi tercih ettiği , nesnelere değilde hayata bağımlı olduğu seneler. atarinin çıkışıyla oyunların ev ortamı taşınması ve dışarıya karşı , doğaya karşı çocukların kendini soyutlaması. e tabi gün gelir ''patates nerede yetişir?'' sorusuna , ''patates ağaçta yetişmiyor muydu?'' der.
yeni nesil tosuncuk sempatisiyle köylülüğün, geri kafalılığın çoğu repliklere mesaj kaygısıyla yedirildiği bir dizi olmuş... la öküzler o 90lar öyle bir zamandı ki feministe "kocayı bulsun sesini keser", "mum ederim" diyen öküzler böyle konuşursa dışlanacağından gıkını çıkaramazdı.
patlayan şeker, kokulu silgi ,kokulu kağıt, 5 taş, Cin Ali, Temel Reis,Şirinler.. müzik kasetleri, atari.. Külahlarda çekirdek .. evet Doksanlı yıllardan bahsediyorum size sayın okuyucular .. Konuya bodoslama girip şunları söylüyorum.. bizim zamanımızda ;çocuklar anne ve babalarının ayrı olmasından utanç duyarlardı söylemezlerdi..en çokta komşuculuğun bol olduğu yıllardı o yıllar. bizim bir Filiz teyzemiz vardı mesela.. annem evde olmadığı zaman bizi çağırırdı ekmek arası yapardı bize.. aç mısın demezdi çünkü , açız demezdik asla. gururlu çocuklardık.. utanırdık.. bize şeker verirdi.. erik dallarına çıkar olmamış erikleri toplardık bakkal torbalarına koyardık.. eve gelirdik tuzlayıp yerdik . akşamları tabi karnımızın ağrısından uyuyamazdık o da ayrı bir konu..
bayramları unutmayalım o bayramları.. 3-4 gün öncesinden evde bir şenlik olurdu.. annelerimiz baklava açardı.. dolma sarardı, o dolmaları çiğ çiğ yemek bizi mutlu ederdi .. bir de kek yaparlardı pişmeden önce gider kek kabını parmaklayarak yerdik ..Annelerimizde \'\'yavrum kurt olacak içinizde yemeyin öyle\'\' derdi .velasıl kelam yemek bölümünü geçelim.. bayrama gelelim.. kıyafetlerimizi yatağımıza koyardık.. yeni aldığımız ayakkabılarımızla uyurduk ..Aslında uyuyamazdık da heyecandan ne yalan söyleyelim.. Bayram Günü erkenden kalkardık giyerdik gıcır gıcır kıyafetlerimizi sokağa çıkardık.. elimizde de bir torba komşu teyzelerin ellerini öpmeye şeker toplamaya çıkardık.. tek kişide olmazdı hani.. mahallenin çocuklarıyla toplu bir şekilde \'\'Bayramınız mübaaaarek olsun\'\' derdik.. şansımıza bazen para verenler olurdu , sevinirdik.Bayramlarımız böyleydi bizim dolu doluydu.. ve çok sevinçliydi sokaklarımız..
Telefon sapıklarının çok olduğu yıllardı o yıllar .. aradıklarında değişik şekillerde nefes verip serenat yaparlardı adeta.Televizyonlarımız kumandalı değildi çok kanal yoktu.Tv\'lerde Kemal Sunal\'ın filmleri , Keloğlan, Tarkan,Battal gazi,Turist Ömer, Sezercik, Hababam Sınıfı en favori filmlerimizdi. Onlar çıkınca Sevinçten deliye dönerdik.Bir de Eğitici Çocuk programları vardı.. Hugo vardı, Barış manço\'muz vardı..Televizyonun önüne geçip izlerdik.. Cine5 vardı mesela gece 12 den sonra şifreli olurdu. Ne yapıyorlar diye çözmeye çalışırdık. Çılgın çocuklardık biz biraz ama kimseye bir zararımız yoktu bizim kendimizden başka.. Sigarayı büyüklerin içtiği birşey sanardık zararlı olduğunu bilmezdik..
Bizim oyunlarımız vardı evimizdeki koltukların minderlerini ev yapardık içinde oyun oynardık. Bizim evimizdi o paylaşmak da istemezdik hani. Barbie bebeklere bir annenin şefkatini,merhametini verirdik. uyuturduk, yedirirdik,gezmeye çıkartırdık.. Annelerimizin kıyafetlerini giyip anne olurduk. Yakartop oynardık halk değimiyle(ortadasıçan), 9 taş vardı bir de .. saklambaç..mahallenin çocuklarıyla futbol oynardık.. parka giderdik salıncakta sallanmak için yer bile tutardık en favori oyunumuzdu bu .. daha neler neler... Evi sevmezdik biz. annelerimiz çağırana kadar dışardaydık.
Yoksulduk ama herşeyimiz vardı.. gerçek sevgi ,gerçek dostluk .. Bunları milyarlara değişirmiydiniz siz? her şeye toktuk biz.. oyuna aç\'tık.. Şimdi elimizin altında bütün imkanlar var ama Açız.. ve Hiçbirşeyimiz yok. Saygımız yok. Bayramlarımız yok. Oyunlarımız yok. Sahteyiz ve bu durumun bir an önce düzelmesini istiyoruz..
Benden bu kadar.. elimizdeki değerlerin kıymetini bilelim ve kaybetmeyelim..
gittikçe daha çok oturacak dizidir.
ha bak sık sık duygusal moda bağlıyor, biz gülmek istiyoruz, fazla girmese duygusala.
dünkü bölümü zevkle izledik. bu da bir gerçek.
büyük beklentiler içinde olduğum lakin istediğimi alamadığım, olmamış dizi. ben ki seksenlerin sonunda doksanların başında yaşamış olduğum çocukluğumu otuz yıllık ömrümün en güzel zamanları olarak niteleyen biri iken ve o günleri hala özlemle anar iken belki beni tekrar çocukluğuma götürür heyecanı ile beklemiştim bu diziyi. nedense bir türlü istediğim olmadı o heyecanı yaşayamadım. tek gülümseten sahne içinde atari salonunun olduğu sahneler idi.