bu kadar dalga geçtikleri şeylerin sonsuz kudretine nasıl inanabiliyorlar diye düşündüren bir film. benim için vakit kaybıydı, artık bıktım saçmasapan ve tamamen dalga geçme üzerine kurulmuş filmlerde "güzel göndermeler" aramaktan. oyunculuklar ise şöyle söyleyeyim; türk dizilerindeki figüranlar kadar basitti.
1) belirli bir konuda ileri sürülen bir görüşün, sorgulanamaz, tartışılamaz hakikatmiş gibi kabul edilmesi.
2) itiraz kabul etmeyen, tüm sorgulama süreçlerinin dışında tutulan önermelerden her biri.
1 - Çekimler doğal mekanlarda, set kullanılmadan yapılmalı.
2 - Sesler görüntülerden bağımsız olarak üretilmemeli. Yani eğer film için çekilirken fonda yer almıyorsa müzik yasaktı.
3 - Film renkli olmalı. Yapay ışıklandırma kullanılmamalı. En fazla kameraya bir lamba takmaya izin var.
4 - Sadece el kamerası kullanılmalı. (Bu aslında çok önemli bir maddeydi. Sabit kamera kullanımında oyuncular belli bir çerçeve dahilinde kalmak zorundalardı. Oysa burada kamera oyuncuya uygun hareket ediyordu ve dolayısıyla çok daha serbest bir oyunculuk ortaya çıkıyordu.)
5 - Filtre kullanmak ve kurgu sırasında optik işlemlerle görsellikle oynamak yasak.
6 - Film günümüzde ve çekildiği yerde geçmek durumunda.
7 - Filmlerde cinayet, silah gibi şiddet öğeleri yer alamaz.
ben affleck, matt damon, selma hayek gibi çok bilinen simaların yanında filmin yönetmenliğini yapan kevin smith'in de* oynadığı 1999 yapımı filmde komedi unsurunu hristiyanlığa yapılan aşmış göndermeler oluşturmaktadır.
film bittikten sonra, insanda bazı sahneleri kaçırdım mı acaba gibi bir his uyandırmakta ve izleyiciye adeta beni yeniden izle demektedir.
uzun zamandır izlediğim en iyi komedi filmi olan dogma hristiyanlığın keskin köşelerini-dogmalarını törpülüyor. aslında tüm dinlerin ortak olduğunu, sert köşeleri insanların oluşturduğunun altını çizen film, sadece hristiyanlıkla değil, tanrıdan çok kurallara inanan tüm insan ve dinleri tiye almaktadır. ayrıca, tanrının hiç de korkulacak biri olmadığını göstermeye de çalışmaktadır: zira filmdeki tanrı bahçede seke seke dolaşan genç ve güzel bir kızdır.
kısaca dogma, kesinlikle izlenmesi gereken, içinde harika göndermeler barındıran bir film.
bi de dogma akımı vardır ki sinemada.
lars von trier öncülerindendir fakat sonra kendiside dogma akımının kalıplarını birazcık değiştirecektir.ilginçtir manifestosu vardır hatta filmlerin nası çekileceğini anlatan.