3 yıl kullandığım tıbbi aletlerdir. diş teli sayesinde, ön iki dişten birine sahip değilseniz ve dişleriniz kaymış ise boşluk tekrar oluşturulabilir ve buraya implant uygulanarak saglıklı bir görüntü oluşturulabilir. bu sayede izlenimde önemli yer tutan diş güzelliğini sağlamış olursunuz.
Yaklasik bir sene kullandigim ilginc bir alet. Basta ayvayi yedigimi dusundum fakat sonra tellerin rengini paso degistirip yasak olan seyleri yiyip icmeye baslayinca cok eglenceli oldugunu farkettim. Oraya buraya taktirip kirdigim, dis doktorunun sapigi oldugum gunlerdi ah keske simdi olsa da taksak. Cok havaliydi lan
muhtemelen başlarda rahatsızlık veren bir tedavi yöntemi.
ben çok isterdim mesela hayatımın bi dönemini telli geçireyim. kaç tane doktora gittim, takmıyorlar efendim. gerek yokmuş. nasıl gerek yok!? freddie mercury bir ben ikiyim bu alemde.*
istisnasız kullanan herkese yakışır. bir de o surata gözlük ve akneyi eklersek tamamdır. ben de bunlardan hoşlanan bir bünyeyim işte. dikkatimi çekmemesi olanaksız.
kullanan arkadaşlarımdan biliyorum, çirkin olduklarını düşünüyorlar. bu şekilde düşünen varsa yanılıyor. rahat olunuz.
size bir abi, kardeş tavsiyesi olsun. 18 yaşından önce tel taktırmayın, 20'lik diş çıktığında heba olacaktır çünkü. 20'lik dişiniz çıksın sonra gidin taktırın. şimdi arkadan takılanlarıda varmış oh rahat.
neydi la o günler.kurtuldum dıye mutlu olmustum ama 20lik dişlerimin pasiflikten aktifliğe geçmesiyle ve dişlerimi sıkıştırıp üst üste bindirmesiyle bütün tedavının içine edilmiştir.siz siz olun 20 yaştan sonra taktırın.
sanıldığı kadar korkunç bişi değildir. Ne zaman lastikler vs değişse acısı üç gün sürer. Yemek yerken zorluk çektiğiniz olur. Asitli içecekler içerseniz lastikler kopar. Sakız türü şeyler çiğnerseniz tel bir süre sonra batar. Konuşmalarınızda değişimler olur. Bazı kelimeleri, harfleri söyleyemezsiniz. Evet, sanıldığı kadar kötü değildir. Diş telini çıkarmanıza rağmen o pelteklik kalır.
sanılanın aksine ne peltek peltek konuşturur ne de öpmeye, emmeye, yalamaya engel olacak bir durumla karşılaştırır bu hede. bilmiyorum tek kötü yanı yemek yemektir diye düşünüyorum, domates falan yerken girmesi güç yerlere girebilirler, oha anasını nasıl girdi de diyebilirsiniz bu sebeple, ama kafanız çok yoğunsa sürekli ne yediğinize de hatırlayamıyorsanız kasiyere 32 dişinizi göstererek: "bak kardeşim tellerde kalanlardan yedim" diyerek durumu iza edebilir böylelikle aslında sinir bozucu olan şeyi çok yararlı bir şeye dönüştürebilirsiniz. ilk 2 3 hafta işkence gibi gelebilir belki ama acıdığından değil de dişlerinizi çok sıktığından böyle tuhaf olursunuz, dişinizi sıkamazsınız mesela çünkü eğri dişinizi doğru hizaya sokmak için ayarlandığından teller. sanılanın aksine insanı sempatik de yapıyor hani, hiç de dert edilecek bir şeyi yok, ben bunca zamandır bunları dert ettiğimden taktırmak istememiştim, ama aynaya her seferinde baktığımda ulan tipe bak çay demle naraları atardım, en sonunda annemin gazıyla da apar topar dişçiye gidip olaylar gelişmişti... eğer dişiniz cidden kötüyse taktırın efenim, ama çok da kötü değilse taktırmınıza gerek yok kendinizle barışıksanız da aynı şekil.
ayrıca cidden de pahalıdır, maalesef her vatandaşımızın yaptırabileceği bir şey değildir, oysaki avrupa ülkelerinde falan bildiğim kadarı ile devlet destekli yapılıyor, sanılanın aksine estetikliği bir yana dursun, sağlıklı bir ağız yapısına sahip olmak için yapılır, şahsen ben böyle düşünüyorum, arkadaş dişin 90 derece açıyla yukarı bakması diğer dişlerin sarhoş gibi bi o yana bu yana dağılmasının telle düzelttirilmesinin amacı ne kadar estetik olabilir?
ilk takildiginda agzimin kenarlarini yara yapan, bir de ustune dis etinin apse yapmasiyla 1 ay boyunca lanet gunler gecirip 5 kilo vermeme neden olan lanet sey.
hele damaginizda da tel varsa yediginiz salatalar oraya takilip insani sinir krizine sokar. Yemek yedikten birkac saat sonra teller arasinda gezintiye cikiniz, yiyecek bir seyler bulabilirsiniz elbet.
tam kurtulmama 1 ay kaldi derken, birkac gun once nefsime yenik dusup erik yedim ve 2 tane braket kirmamla 3 ay uzadigini soyledi doktorum. Sakin ola siz siz olun erik yemeyin, ben agzima ettim, siz etmeyin...
1 yıl 3 aydır diş teli kullanan bir yazar olarak şunu söylemeliyim ki: bu bir işkence.
tel takılmadan önce dişlerin arası açılsın diye bir çeşit boncuk-lastik takılıyor. o zaten sizi hayattan soğutuyor. öyle bir kaşındırıyor ki böyle bir ızdırap yok. intihara meğilleniyorsunuz.
tel takıldıktan sonra ilk zamanlar müthiş bir ağrı oluyor dişlerde. her randevuya gidip sıktırdığınızda yine 2-3 gün ağrıyor.
braketler dudağın iç kısmını yara yapıyor. bazen yemek yerken kaşığı sağa, tabağı sol tarafa fırlatmak istiyorsunuz. bazen ellerinizle dudağınızı kavrayıp koparıp atmak istiyorsunuz dudaklarınızı.
son zamanlara doğru lastik veriliyor üstteki teller ile alttaki tellerin arasında gerdirilmek üzere... bu lastiklerde diş etini öyle bir kaşındırıyorki bu sefer ağzınızı komple yerinden söküp atasınız geliyor. teller bazen kopar. koptuğu zaman diş etinize batar. hemen dişçiye gidip onarım yaptırmazsanız bu çile insanı mahveder. dilinize takılır o kopuk tel. sağlam hemde öyle bari koparayım diyemezsiniz.
ama harbiden dişleri düzeltiyor. çektiğime değecek oğlum! dişlerim dümdüz olmak üzere, sonra pasta cila yaptıracağım ve gelsin kahkahalar gelsin sırıtan suratlar hahahaha.
not:yıllardır embesil gibi ağzımı açmadan gülüyorum. yani dudaklarım kapalı şekilde. yavşak gülüşü diyorum ben buna.
ortodontik diş tedavisi için kullanılan, malzemeleri amerikadan getirtilen ve de oldukça pahalı olan tıbbı malzemedir. kullanıldığı süre boyunca dişleri çürütür, hem de teller çıkınca pekiştirici aparey de kullansanız dişler 2 yılda eski haline geri döner.