insanı kolonyakolik eden, nöbetçi eczane ve semt diş hekimlerinin adreslerini insana ezberleten, eczanelerden yapılan al gülüm ver gülüm ile tıbbi bilgiler edindirten, allahım sana geliyorum nidaları attıran, insanın ağzına sıçan oral bir agrı. *
apranax mı kaldı, majezic mi kaldı, minoset plus mı kaldı? bu öyle orosbu çocuğu bir ağrı ki gecenin 2'ye 20 kalasında internette çözüm aratan bi ağrı. kafanın duvara vurulmasına 5 kala, sövülmeyen ne eczaci kalır ne de ipana reklamlarındaki sinek kaydı traşlı, gözlüklü, yavşak dişçi. iltihabın kurumaması da eli kolu öyle bir bağlıyor ki bilmem kaç yıldır, dilimden dökülen her kelimeye şahit azı dişimden kurtulamıyorum. ulan diş hekimi tabirinde sağ alt 5 numaralı diş, senin var ya ananı...
edit: aynı zamanda efe rakının da, mehmet efendi kuru kahvenin de, sarmısak çiğne diyen ibne tarık'ın da amk.
çok derbeder eden bir ağrıdır.
Diş ağrısı; dişin çürümesi, minesinin aşınması, dişetlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer nedenlerden kaynaklanmaktadır.
dünyanın en berbat ağrısıdır. diş hekiminden başka tek çaresi yoktur agrı kesiciler de dahil. sakın bana alkol, kolonya, karanfil vs gecici yöntemle gelmeyin zira internette yapılacak küçük bir araştırmayla görülen tüm bu vb. sunulmuş yöntemler bi boka yaramaz. lanet olsun
üniversiteye hazırlanışımın 3. yılı. evet 3. 3. senemde girdim ben üniversiteye. ailem 'oolum okumak istemiyosan boşver' deselerde ki meali 'oolum bi insan bu kadar salak olamaz'dır, ben inatla denedim şansımı. inşaat müh. okuyorum ama o da uzadı. öyle böyle uzama değil ama. herneyse, sabah kalkmışım, annemin hazırladığı kahvaltıdan sonra dişimi fırçalayım, saçıma şekil vereyim yola koyulayım dedim. dershane yakın bir yerde. bu arada diş sağlığıma aşırı özen gösteren ya da aşırı özen gösterdiğimi zanneden birisiyim. misal;
millet 2 dakika yıka der hatta bi ara reklam vardı tam 2 dakika diye ben en aşşaa 4-5 dakika fırçalarım.
günde 2 kere denilir ben 3-4 kere fırçalarım.
fırçalama zamanında ise bir kere fırçalar utanmadan bir daha fırçalarım üstüne de şu beyazlatıcı hededen sürer öyle fırçalarım.
gider daha bu...
efenim o sabah evden çıkarken sakız buldum, o kadar fırçaladık millete kokmasın diye alıp çiğneyeyim dedim. sen misin çiğneyen. sağ alt azı dişimin bir tanesinin ortasından bi diş parçası sakızımla beraber hop, çık. sakızın sert olmasından mütevellit bakayım dedim. tam da kapı önünde annem uğurlarlen oldu bu olay. dişimin parçası elimde anneme söylenirken buldum kendimi. gayet sağlıklı zannettiğim dişlerimden birisinin parçası elimdeydi. o günden bugüne o parça olmadan yaşıyorum. hayatım normal dilimin arada sırada oraya gitmemesi dışında. e tabi yemek artıkları, et, bok püsur felam hep oraya girdiğinden, çürüdü gitti bu yer.
diş düşünün, normal azı dişi. düşünemem diyorsanız, bigün ağzınızın içine bakın, azı dişine, işte o dişin ortası diş etine kadar delik, böyle oyuk. amıda kodumun bu oyuğu da çürümüş gitmiş. ulan o kadar fırçalıyorum, o kadar bakıyorum, ne bokuna o gün koptun, ne bokuna çürüdün gittin.
lan spor sağlığa zararlı değil derler, basket yüzünden bacağımı kırdım, platinle geziyorum, futbol yüzünden babamın kaşı yarıldı, tenis oynarken[bok var gibi denedik, ilk denemem] top gözüme geldi, 3 gün çükümü görmeden yaşadım. ne yararı, ne faydası.
diş fırçaladım diye olmadı bu olaylar ama diş fırçaladım diye neden çıktı, koptu bu meret, neden çürüyor bu dişler.
şuan hayvan gibi ağrıyor kodumun dişi.
bir diş ağrısı başlığına bu kadar yazı mı yazılır amına koyayım..
allah tarafından sevilmeyen kullarına yeryüzünde verilmiş cezadır. çok fecidir, pek fenadır, evde tepindiğimi bilirim, baktım geçmiyor timsah gibi ağzım hafif açık hareketsiz bekledim karanlıkta öylece kaldım, annem yazık korktu, ağzımı kapattım sonra göğe doğru haykırdım 'DiŞÇiDEN KORKMUYORUUUMM ULAAN!!!' diye sonra bi dişçi, iki iğne, bi kerpeten, oh rahatladım.
ağrı kesici etki etmediği zaman tuzlu su biraz rahatlatır. ama biraz. tekrar ağrmaya başlayınca "acıdan zevk alabilirim" gibi salakça bir düşünceyle bünye kandırılır. başka yolu yoktur çünkü geçirmenin.
ne sek rakının, ne tütünün, ne asrpinin, ne ağrı kesicinin fayda etmediği o cehennem azabı anlarda kafayı duvarlara vurdurur, birebir vurdurur kralını tanımaz. ölümün kıyısında dolaştırabilecek kadar fena bir ağrıdır.
mental yolla çözülmesi en tesirli çözümdür. aslında bu asya kökenli içsel sanatlardan pek anlamam ama diş ağrısının çözümü zihinsel yolla ağrıya odaklanıp, ağrıyı vücudunuzdan atmak üzere mental olarak kendinize bir güç uygulamanızdan geçer.