**
Kuruluşu kesin olarak bilinmeyen diyarbakır'ın, M.S. 349 yılında Roma imparatoru II. Constantius zamanında bugün içkale olarak tabir edilen kalesi yeni baştan onarılıp, güçlendirilerek etrafı surlarla çevrilmiştir. Böylece genel şeklini alan Diyarbakır Kalesi daha sonra kente egemen olan uygarlıklar tarafından yapılan eklenti ve onarımlarla günümüze kadar gelebilmiştir. Kuşbakışı görüntüsü ile kenti bir kalkan balığı şeklinde çevreleyen surların üzeri, kente egemen olan otuza yakın uygarlığın izlerini taşıyan oyma ve kabartma motiflerin yanısıra onu bir kuşak gibi çevreleyen yazıtlarla bezelidir. Bu nedenle A. Gabriel tarafından "Açık Hava Yazıtlar Müzesi" olarak nitelendirilmiştir. 5 Km. uzunluğundadır. Yüksekliği 10-12 m., Kalınlıkları 3-5 m. Arasında değişmektedir. Kare, çokgen ve yuvarlak planlı toplam 82 burca sahip olup bunlardan en önemlileri; Keçi Burcu, YediKardeş Burcu, Ben-u Sen Burcu, Nur Burcudur. Dışkalenin dört yöne açılan, mimarlık tarihi açısından birbirinden önemli dört kapısı vardır. Kuzeyde Dağ Kapı (Harput Kapısı), Batıda Urfa Kapı (Rum Kapısı), Güneyde Mardin Kapı (Tel Kapısı), Doğuda Yeni Kapı (Dicle veya Su Kapısı) yer almaktadır. Bugünkü Dışkale surlarının dışında ikinci bir sur daha bulunmakta idi. Ancak 1232 yılında kente egemen olan Eyyubi hükümdarı Melik Kamil tarafından yıktırılarak taşları bugünkü surların onarımda kullanılmıştır. Bugün kalıntılarını Mardin Kapı ve Ben-u Sen taraflarında izleyebilmekteyiz.