Gerçek manada bir bilim kurgu değildir. Draması güçlü bir filmdir. Yer yer Pianist havasına sokmuştur. Müziklerin görüntülerle ten uyumu çok hoştur. Ağızda tat bırakan, hafifte olsa hüzün, melankoli yaratabilen filmlerdendir ve içinde bilim kurgu barındıran bir film çin bu ciddi başarıdır.
devamını sabırsızlıkla beklediğim,son zamanlarda izlediğim en iyi bilim kurgu.özgün konusu,muhteşem aksiyon sahneleri,kamera kullanımı ve müzikleriyle benden aldığı puan 9.
uzaylılar tasarlanırken daha yaratıcı olunabilirmiş dedirten bilim kurgu filmi.sen tut yapımcı bey (bkz: peter jackson)sözüm sana; nice filmlerinde orglar gibi canavarları yarat neredemi (bkz: yüzüklerin efendisi)nde burda da koskaca başroldeki uzaylıları antenli böceklere çevir , olmamış! yukarda yazılanlara bakıp aldanıp büyük umutlarla izlemeyin. sadece izleyin güzel bi film sonunda istenileni vermiyor ama yinede sonu district 10 un da çekileceğine göz kırpıyor. temennimiz 10 da dünyaya dönüp insanların canlarına okumasıdır. hevesimiz kursağımızda kalmasın.
pek reklamı yapılmasada inanılmaz bir filmdir.imbd'de notu en son 8.4'ydı düşünün ki imdb hep düşük notlar verir genellikle filmlere. kurgusu, senaryosu, konuyu işleyici süperdir.district 10'u merakla bekliyoruz tabiki christopher'ıda *
cem yılmaz'ın gora'da verdiği mesajın üzerine çekilen filmdir. uzaylı da olsa insan insandır** .
edit: bu mal yorumumda yalnız olmadığımı görmenin sevinci ile beraber, birkaç entry önceki fikri tekrarlama mallığımdan kaynaklanan bir utanç içindeyim.
şuana kadar çekilmiş tüm bilim kurgu filmlerine hiç benzemeyen apayrı hoş bir film. ayrıca film bittikten hemen sonra odamdakii sivrisineğin sağ elimi mıncırmasını farketmem ve akabinde bir sivrisineğe dönüşmem hiç hoş olmadı. lütfen filmi evinizde izleyecekseniz odanızda börtü böcek bulundurmayın ha ben sinemada izlerim o bayan şu şekil izler bu bayan şu şekil derseniz diyecek lafım yoktur size haklısınızdır amalakin öyle değildir. eyvallahım.
insanın, böcek görünümlü ağzı gözü bir yerde iğrenç uzaylı mahluklara üzülmesine sebep olan, görsel efektler konusunda insana yok artık dedirten, konusu ve kurgusuyla sıradışı olan Neill Blomkamp imzalı filmdir.
bu güne kadar onlarca belki yüzlerce uzaylı filmi seyrettim. gerçeklikten uzak istilacı filmleri. tüm samimiyetimle söyleybilirim ki bu film izlediğim en iyi uzaylı filmi. satırlarıma spoiler eşliğinde devam etmek istiyorum. !!!!!!!!! dikkat korkunç ötesi spoiler dikkat korkunç ötesi spoiler dikkat korkunç ötesi spoiler dikkat korkunç ötesi spoiler dikkat korkunç ötesi spoiler
-
-
-
--spoiler--
filmi izlerken bir anda kendinizi evinizde hissediyorsunuz. evinizdesiniz, işten/okuldan eve gelmişsiniz. yemeğinizi yemiş yanınıza bir bardak çay alıp televizyonu açmışsınız. haberlerin başlamasına daha 1 saat var, fakat ''sıcakk gelişme!!!!'', ''son dakika!!!!'' gibi başlıklar tüm kanalları kaplamış. canlı bir yayını izliyorsunuz. kanal amerikan kanalı. sunucu amerikalı. fakat simultane çeviri yapıyor, bu haberleri türkiye'de yayınlayan kanal. çayınızı sehpaya koyuyorsunuz, renginiz atıyor. o kadar heycanlısınız ki nefes almayı dahi unutuyorsunuz. devasa bir ufo güney afrika'da Johannesburg şehrinin üzerinde asılı kalmış.
işte film sizi bu duygulara sokuyor.
diğer uzaylı filmlerinin aksine herşey çok olası geliyor filmde.
evlerine gidemeyen 1.2 milyon uzaylı. dünya'da esir kalmışlar. 20(yanılmıyorsam) yıldan beri dış dünyadan ayrılmış bir şehir*de yaşıyorlar. amerika'nın arka sokaklarından farksız bu dokuzuncu bölge (district 9). silah kaçakçılığı, fohuş her şey var bu dokuzuncu bölge'de. yerli bir mafya ele geçirmiş gibi gözüküyor dokuzuncu bölgeyi. uzaylılara yasadışı kaynaklar sağlıyor. bu doğrultuda gelişen olaylar, uzaylıların evine gitme çabası, film bu düzenekte sürüyor. flmin sonunda uzaylıların lideri cristopher ufo'ya gitmeyi başarıyor. ve bir söz veriyor ''3 yıl sonra yeniden geleceğim'' ve cris'in gitmesinin üzerinden iki buçuk yıl geçiyor. uzayllar bölge 10 adı verilen bir yere naklediliyorlar. film burda bitiyor efendim. yani kısacası yüzde bin devam filmi gelecek.
tabi her filmde olduğu gibi kafama yatmayan bazı olaylar da olmadı değil hani.
20 yıl sonunda bu uzaylılar ufolarını hareket ettirebilecek yakıtı elde etmeyi başarıyorlar. bu yakıt benim spoilerimde hiç söz etmediğim başrol oyuncumuzun yüzüne fışkırıyor. ve bu adamı uzaylıya çeviriyor. çok yönlü bir sıvı herhalde. garip.
--spoiler--
-
-
-
-
izenmeye kesinlikle değecektir.
Çok güzel bi film. Peter jackson abi işin içinde olunca ayrı bir tadı var tabiki.benzerlerinden nispeten daha az bi bütçeyle(30 milyon dolar) çekilmiş.Ayrıca Wikus van der Merwe karakterini oynayan oyuncu arkadaş Sharlto Copley'in ilk başrolüdür.Film an itibariyle imdb'de 8.3 puana sahiptir ve 82. en iyi filmdir.
uzaylı- dünyalı mücadelesini alışılmışın dışına çıkarak veren film.
saçma felan diyenler de olabilir, kulak asmayın. sonuçta bir uzaylı filmi, uzaylılar dünyaya gelmiş. mantık eşiği ne olabilir ki ?
---spoiler içerebilir---
film iki bölümden oluşuyor;
ilk bölümde yine bildiğiniz, olduğunuz insansınız. ikinci bölümde kendi ırkına söven bir bireye dönüşmeniz içten değil. bilmediğimiz canlılar üzerinden insanlık dersi alıyoruz, hem de çirkin, sevimsiz canlılardan.
sempatik olmayan olağan dışı canlılar tarafından "empati"ye davet edildiğiniz bir film.
son yılların en başarılı yapımlarından .
2009 yılının dikkat çeken, ya da duyulsa dikkat çekecek ama duyulmayan filmi. tamamen gereksiz filmler beyazperdede yer bulurken bu film neden gösterime girmedi anlamıyorum.
son 20 dk sı hariç (amerikan fedakar kahraman klişesi hani sözleri değiştirin bare ) konu olarak değil ama işleniş olarak çok kaliteli bir filmdir. gerçekten yönetmen klas bir adam imiş. filmografisine bakdım da pek bir şey yok idi. daha sağlam projeler alır bundan sonra inş .
türkiye'de çok olay yaratacak bir film değildir. kötü olduğu anlamına gelmez ama genelde türk izleyicisi duygusal sömürü bekler. sinemalarda sömürülmeye alışkın olduğu için bu film çok beğenilmez. boktan filme gidip verdiği bi ton para ile kazıklanmış --burada anlık gazla yazılmış daha ağır bir ifade vardı-- etkisini hissetmeden beğenmez filmi. müstehaktır ama onlara.
bu film bilimkurguda yeni bir dönemin sinyalidir. artık devam filmi çok önemli. bu başarının, özellikle de theatral ve görsel yeniliğinin üstüne çıkmalı.
not: 2. film amerika da geçerse direkt kapatırım.
ayrıca filmde Christopher diye uzaylı var lan.
uzaylılar da böle bişe;
(kral çıplak) film kötü . son sahnesini duygusal buldum . Onun dışında sadece orjinal bir film diyebiliriz o kadar . madem böyle güzel bir fikir var ucu bu kadar açık olmamalı . ayrıca 2.sinin çekilmesi %100 gibi .
Tam anlamıyla "bunu yapan insan olamaz" dedirtem film. kötü vasat ve iyi filmler vardır hakkında çeşitli ve uzun yorumlar yapılan. fakat öyle filmler vardır ki kelimelerle nasıl anlatacağınızı şaşırırsınız. kesinlikle izleyin. kanımca sinemada birçok açıdan çığır açacak bir seri, matrix üçlemesini tarihe gömecek düzeyde.
---- kısmen spoiler----
Hayatımda izlediğim en güzel bilim-kurgu filmlerinden biridir. Film bana the visitors (orda da uzaylılarla insanlar bir arada yaşamaktaydı) ile cloverfield'ı (burası da hem gizem hem de çekim tekniği ile benzemekte) hatırlattı. Bunlara rağmen Bir çok uzaylı filminden daha farklı yapmışlar bu filmi. Bu farklılıklardan başlıcaları ise şunlar ; birçok uzaylıyı(prawn) filmin çoğu yerinde görmemiz, ana karakterin filmin başında pısırık olması ve birçok kez kaçmaya çalışması(mesela robotun içine girdikten sonra herkesi silip süpüreceğini ve chistoper'ı kurtarmasını beklerken kaçması ve ardından geri dönmesi), uzay gemisinin amerikaya değil de g.afrikaya inmesi, amerikalıların dünyayı kurtarmaması, uzaylıların saldırmak yerine dünyalılara muhtaç olması vb.
Film görsel efekt olarak gayet iyi . duyduğuma göre 30 milyon dolara çekmişler bu filmi. Eğer doğruysa alınlarından öpmek lazım. Hele filmin sonlarına doğru zirve yapıyor görsel efektler. Oyunculuklar gayet iyi. En baba karakter chistoper olsa da wikus ondan hiç beklenmeyecek şekilde bayağı iyi rol çıkarmakta filmin son yarısında. kendisi ilk başta bana çok kıl gelmiş olsa da (ki filmin başında pısırık, empati yoksunu, uzaylılara pek de iyi davranmayan, sünepe bir karakterdi) sonradan gözüme girmeyi başarmıştır kerata. Pısırık bir karakterden yarı kahramana dönüşmüştür. gerçi Filmin sonlarına doğru bana "ulan gir artık şu robata! Ortalığın a.k" dedirtmiştir. O silahı ateşledikçe ben rahatladım!
Filmde anlaşılmayan ve açıklanmayan daha doğrusu benim anlamadığım birçok nokta var. Mesela bir uzay gemisi dünyanın bir tarafına iniyor. G.afrikaya konuşlanıyor. Ama sadece bir gurup bilim adamı bunla ilgileniyor ve nijeryalıların ellerine bırakılıyor o eşsiz uzaylılar. (bütün dünyanın asırlardır gizemini çözmeye çalıştığı uzaylılar) dünyanın diğer ülkeleri, devleri bunlara seyirci mi kalıyor? Sonuçta uzaylılar bir toplama kampına kapatılıyor. bu bir insanlık ayıbı. Ya da en azından bunlar nerden gelmiş, teknolojilerinden yararlanalım demiyor mu bu dünya devletleri? Bir başka anlaşılmayan nokta ise bu uzaylıların çok gelişmiş silahlarının olduğunu görüyoruz. Yani bunlarla ortalığın a.k. potansiyelleri var. Ama onlar buna rağmen bölgeyi ele geçirmek yerine insanlara sığınmayı tercih ediyorlar. Barışsever bir tür desek, barışsever bir tür o Quake'den çıkma yüksek teknolojili silahları yapmaz heralde. O robotun ateş etme sistemini gördük sonuçta! (lan ondan bende olacak! Tam psikopat olurum! Ne diyorum lan ben?!) ayrıca uzaylıların neden gezegenlerini terk ettikleri de açıklanmıyor filmde. Genelde işçi sınıfı olan bu uzaylılar savaş nedeni ile kaçıp gelmiş olabilirler. O zamanda chistoper uzay gemesi ile tekrar oraya geri dönmez. Muhtemelen bu da gelecek filmde (tabi yapılırsa) açıklanır.
Filmde en sevdiğim sahneler filmin en sonundaki sahne (wikus'un karısının konuşması ve ardından wikus'u uzaylı olarak görmemiz) ile beraber wikusun robot ile ortalığı dağıttığı sahne (bir de bunun hemen öncesindeki robotun manyetik enerji ile çalışıp wikus'un kolunu kurtardığı sahne), chistoperın dayak yerken bile oğlunu sayıkladığı sahne (ki bu sahnede hem küplere bindim hem de bayağı üzüldüm. Ayrıca da boşuna dememiş üstad cem yılmaz "uzaylı da olsa insan insandır" diye), o küçük sevimli yavru uzaylının olduğu her sahne, chistoperın oğluna artık eve gidemeyeceklerini ve çadırda yaşayacaklarını söylediği sahne vb.
Filmle ilgili başka bir ayrıntı da filmin sonunun açık bırakılması. Film öylece bitince ben de öyece kaldım. Bu da ileride district 9'ın devam filminin çekileceği anlamına geliyor. Herhalde christoper verdiği sözü tutarak geri dönecektir. Tabi artık bir orduyla mı döner nasıl döner orasını bilemiyorum. Muhtemelen o filmde bu filmdeki gibi etrafı salak ve vandallaşan uzaylılarla kaplı olmayacaktır.
Kısacası bu filmi herkese tavsiye edebilirim. Benim kadar sevmeseniz de "hiç beğenmedim" diyebileceğiniz bir film değil. Yani inşallah olmaz bu lafın üstüne artık!
Not : ayrıca film sizi kendi türünüzden (insanoğlu) nefret ettiriyor. Filmde Uzaylılara karşı bile ırkçılık yapılıyor! özellikle de film'in sonlarında uzaylıları tutuyorsunuz.
---- kısmen spoiler----
genelde bir bilim kurgu filmi konusunda (hele hele direk dünyaya gelmiş uzaylıyı zort diye gösteren versiyonları için) "gerçek" kelimesini kullanarak tanım yapmak mantıksız olsa da bu film sonuna kadar bu kelimeyi haketmektedir.
son 5 senede çıkan en iyi sci-fi'lerden biri olduğunu söyleyebiliriz.
2009 yılına damgasını vuracak filmlerdendir. bugüne kadar yapılmış uzaylı-insan konusuna sahip filmler arasında en farklı işlenenidir. filmi ilk izlemeye başladığınızda yine mi aynı konu, ıyy iğrenç görüntüler desenizde sonradan bi bakıyorsunuz ki film bitmesin diye dua ediyorsunuz. kesinlikle izlenmesi gereken bir filmdir.
vizyona girmeden izlenilebilitesi, kaliteli bir kopyasını rahatça internetten bulabilirsiniz anlamına geliyor. Ama ben bu film için 1 hafta daha beklemeye razıyım.
ailevi yorumlar
Kardeşim "dadından yinmez"
annem "boşver şimdi yemek hazır"
alt komşu "wireless şifrenizi alabilir miyim?"
film bilim kurgudan öte sınıf çatışmasını anlatmaktadır. ve size belgesel tadında bunu aktarmaktadır. belgeselden filme geçişlerde siz bunu anlamıyorsunuz. kanımca seyirciye film aktarmada en iyi filmlerden birisi.