hoş filmdir. izlenmesi durumunda vaktinizi boşa harcamadığınızı düşünürsünüz. ama o kadar yani. fazla etkileyiciliği falan yoktur. iki hafta sonra unutulur gider.
marjinalliği ile gönülleri fethedeceğini düşündüğüm uzaylı filmi. her karesinden zevk aldığımı söyeleyebileceğim bir yapım olmuş. Sonu klasik filmleri andırsada böyle farklı bir yapım iyi olmuş gerçekten.
farklı bir bilim kurgu filmidir. izlenesidir. bir yandan ırkçılık, ayrımcılık ve mültecilik gibi konulara göndermeler yapılır iken, bir yandan da başarılı efektler içeren aksiyon sahneleri dikkate değerdir. filmin formatı, akışı, konsepti de alışılmış hollywood tarzı bilim kurgu klişeleriyle örtüşmemektedir. uzaylıların insanlarla diyaloğa girdiği hemen hemen her sahne ilginçtir; sıklıkla mizahi diyaloglar da gözlemleyebilirsiniz. ayrıca bu diyalog sahnelerini izleyip uzaylılara genel anlamda "varoş" ve "dallama" yaftasını yapıştırmak üzereyken sonraki gelişmelerle ters köşeye yatmanız da kuvvetle muhtemeldir.
çok başarılı buduğum, klişeleri yıkan, uzaylıları değil yine insanları anlatan, yer yer absürd yer yer düşündürücü, yer yer de dram olan müthiş peter jackson filmi. şiddetle tavsiye edilir.
samsun'da en uyduruk sinemada sadece 3 gün vizyonda kalması sebebiyle sinemada izleme fırsatı bulamadığım filmdir. dvd'si alınarak en kısa sürede izlenecektir inşallah.
neill blomkamp tarafından yönetilen bilimkurgu filmidir. film güney afrika cumhuriyeti'ndeki johannesburg kentinde çekilmiştir.
--spoiler--
bilim kurgu filmi olarak geçmesine rağmen insanlarla uzaylılar arsındaki ilişkiler dikkatimi daha çok çekmiştir. yönetmen çoğu zaman karşımızdakinin de insan olduğunu düşünerek ya da eşit haklara sahip olduğumuz için bastırdığımız azgın duygularımızı, nazaran daha zayıf uzaylılar karşısında serbest bırakarak neler yapabileceğimizi bizlere göstermiştir.
bir filmde sadece uzaylıların olması onu bilim kurgu yapmaya yeter mi sorusu kafama takıldı filmi izlerken. filmde havada duran uzay gemisinin hareketlenirken fiziksel kurallarımızı kullanması, uzaylıların dış görünüşlerinin insanlara benzer olması işin bilim kısmına fazla kafa yormadıklarını düşündürdü.buna atmosfer sorunu yaşamamalarını beslenme şekillerini -ki çöplükte yaşamak onların kendi seçimleri değildi-, kendi aralarındaki ilişkileri de ekleyebiliriz. hatta artık laser silahlarını bile yadsımaya başladığımız düşünüldüğünde bu konuyla hiç uğraşmadıklarını da söyleyebiliriz.
bilim kısmı çok çarpıcı olmasa da güzel bir filmdi. ihtiraslı hayatımızı farklı bir tadda yüzümüze vuran film, dünyanın pislik yer olduğu hissi uyandırıyor izleyicide*. insanlığın hakikatini yansıtan tek şey, sadakatli eşimizin wikus a olan saf sevgisiydi belkide.
--spoiler--
--spoiler--
sonu itibariyle beni ters köşeye yatırmış mükemmel film. halbuki ben beklemiştim ki "3 yıl sonra" falan desin, chris çıksın gelsin, merwe'müz eski haline dönüşsün, karısına dönsün falan. merakla devamını bekliyoruz.
o değil de, filmin sonuna doğru, chris gemiye yükselirken koobus'ın attığı mermimsi cismi(!) merwe'ün durduruş sahnesi çok etkileyiciydi.
--spoiler--
başlarda biraz sıkıcı gelebilir ama filmin diğer yarısında işin sonunun nereye varacağını düşünmekten koltuğa yapışıyor insan. izleyin, izlettirin.
bugüne kadar yapılmış, gerek verdiği mesajlarla, gerek kurgusal ilerleyişiyle, en gerçekçi bilim-kurgu filmi. hatta, sadece bilim-kurgu desek bile pek yeterli kalmıyor. izlendikten sonra, kendi türümüzün uzay canlıları arasındaki kategoride kaçıncı sırada kaldıklarını sorgulamaya başlıyorsunuz.
izleyici yorumlarindan birinde 30 milyon dolarlik cuzi bir butceyle bu kadar iyi film cektikleri icin "this movie is basically giving the middle finger to hollywood" diye bir yorum okudum ki sonuna kadar hak vermekteyim.
belki 50 kere söylenmiştir ama; sadece alışılmışın fazlasıyla dışında bir senaryosu için bile defalarca izlenmeye değecek bir film.
uzaylıların dünyayı istila etmesi senaryolarından bıktığımız bir anda; uzaylıların istemeyerek dünyaya iniş yapmalarını ve mülteci gibi yaşamalarını işleyen bir filmin senaryosunu beğenmemek zaten pek akla yatkın olmazdı. ama filmin sonunda insanı kendi ırkından (insan ırkından) bir parça tiksindiren bir film olmuş. devamı çıkarsa kesinlikle parama kıyıp sinemada izleyeceğim bir film.
---spoiler (olmayabilir de, tam emin değilim)---
başta uzaylılardan tiksiniyorsunuz. silah kaçakçılığı, yasadışı eylemler, insanların huzurunu kaçırma falan... ama sonra bir bakıyorsunuz; buna sebep olan şey insanların onlara yaptığı ırkçılıkmış meğer. zaten insanların huyudur, farklı olandan korkma ve nefret etme.
-------
her şey bir yana da; o sondaki gül sahnesi neydi be.
---spoiler---
bir de, filmi izlerken sürekli aklımda şu vardı; bu filmin fps tarzında oyunu yapılsa aslında baya güzel bir şey olurdu. hala da olabilir aslında. oyun geliştiricileri, alın size mis gibi senaryo işte.* el atın şuna, pişman olmazsınız.*
diğer filmlere benzemeyen bir yön var bu filmde. görüntü kalitesi olsun, görsel efektler olsun ve konunun anlatılış tarzı olsun harika lakin daha çok şeyler yapılabilir bu filme, biraz eksik kalmış gibi ama ona rağmen zevkle izlenebilecek bir film.
son dönemlerin en iyi yapıtı, hatta iddialı olunacaksa bildiğin başyapıtı. görselliği, senaryosu, kurgusu, yönetmenliği her şeyiyle 4/4 lük bir film. büyük ihtimal devamı da gelecek. bu güzel filmin oscar almaması da ayrı bir güzellik olmuş, zira oscar almayan filmler yıllar sonra efsane olur ya, aha bu da öyle, bi shawshank redemption misali.
--spoiler--
özellikle merwe'nin son anlarda tony montana'ya dönüşmesi ve hepinizi düzücem bok kafalılar moduna girmesi iyiydi.
--spoiler--
birbirine benzeyen filmler arasından kesinlikle sıyrılan, ezber bozan, ince mesajlarını çok orjinal bir senaryo ile veren, dahiyane film.
öncelikle belirtilmesi gerekir ki; bence bu film kesinlikle bilimkurgu, veya uzaylı filmi değildir.
bu film ırkçılığı, "bizler ve ötekiler", "ülkenin sahibi ve göçmenler" kavramlarını eleştirirken uzaylıları kullanmıştır sadece. özellikle de çirkin uzaylıları. böylece "bizden olan ve bizden olmayan" kavramını görsel olarak ta vermeyi, vurgulamayı amaçlamıştır.
bu yüzden bu filmi bilimkurgu ve uzaylı filmi olarak ele alıp, "ya ne saçma, uzaylılar gerçekten gelmiş olsa dünya çalkalanırdı, dinler yıkılırdı" demek, "o gemi nasıl öyle havada asılı kalıyor, silahları nasıl işliyor" diye sormak, "geldikleri gezegenleri hakkında yeterli bilgi verilmemiş, acaba hangi galaksideydi" diye eksikler bulmak bence abesle iştigaldir bu filmi izlerken.
film bunlarla ilgilenmemektedir, zaten bunu yapan onlarca film vardır piyasada.
--spoiler--
film belgesel gibi başlarken dünyalıların gözünden uzaylılar, yani yerli halkın gözünden göçmenler anlatılmıştır. aynı amerikalılar gözünden zenciler, fransız gözünden cezayirliler ya da çingeneler gibi. hatta insanlar aynen şu ifadeleri kullanmışlardır: "metroları yıkıyorlar, güvende yürüyemiyoruz, ayakkabılarımızı çalıyorlar, çöpleri karıştırıyorlar, devlet bunlara gereksiz para harcıyor, sırtımızdan geçiniyorlar, sürülsünler!".. ne kadar tanıdık değil mi? bu bakış açısına uzaylıların bilerek çirkin olarak tasvir edilmiş olması ile filmin başında uzaylılara uzak duruyor, sempati beslemiyorsunuz. hatta; amerikaya gitse aşağılanacak, kendisi aynı muameleye maruz kalacak evsiz zenciler bile aynı cümleleri söylüyorlar; hor görülen sıfatını "uzaylılar"a devredince. aslında bu noktada çok hassas bir gerçeğe parmak basılıyor: ezildiklerini, dışlandıklarını söyleyenler, ırkçılığa maruz kaldıklarını söyleyenler; ellerine güç gecince kendileri ezene, ırkçıya, zulmedene dönüşüyorlar. yani bu insanın doğasında var..
tam da bu noktada; insanların başındaki ajan değişime uğrayıp kendisi de uzaylıya dönüşmeye başlayınca; bu sefer uzaylıların da aslında "insan(!)" olduğu, hayvan değil duygularının bulunduğu, insanların, yani baskın gücün onlara ne kadar acımasızca davrandığını görmeye başlıyoruz, sempati duyduğunuz taraf bu sefer uzaylılar oluyor. yani aslında sen de zenci, veya çingene doğabilirdin. işte o zaman aynı hikayeye böyle bakardın, böyle algılardın diyor senaryo, ve bunu da çok güzel başarıyor. bizler ve ötekiler kavramları izleyicinin gözünde yer değiştiriyor.
kanımca filmin devamı gelmeyecektir, zira uzaylıların başının kaçması ve geri döneceğim demesi; ezilen halklarının umudunu, gün gelir devran dönebilir hissiyatını sembolize etmektedir ve bu gelecek izleyicinin hayal gücüne bırakılmaktadır..
--spoiler--