(bkz: iğrenç olmuş)
okan bayülgen ne bok yapsam da dikkat çeksem diye resmen yırtınmış. imajı s.tir boktan bişey olmakla birlikte ucuz şov programlarına benzemiş. *
pena masalı kısım makina'yı, koltuklu kısım zaga'yı anımsatmaktadır. ikisinin karışımı olmuş sanki bir bakımdan. aralara sokuşturulan kralsın skeçleri baymanın ötesine götürmüştür. ayrıyetten okan'ın konuklarına '' prova yayınımıza katıldığınız için teşekkürler. '' cinsinden birşey söylediği program olmuştur. *
hakkında bu kadar çok olumsuz eleştiri olmasına rağmen, pekde bunları hak etmediğini düşündüğüm programdır.
tamam temposunun biraz düşük olduğu ve bazı aksamaların olduğu doğrudur fakar zaman içerisinde bunlar yerli yerlerine oturacaktır kanımca. çok daha eğlenceli olacağını düşünüyorum zaman içerisinde.
yani eleştirileri yaparken biraz daha beklemek gerek sanırım.
ayrıca ihtiyar heyetini biraz daha kullansa program için daha iyi olacaktır.
Avrupa-Amerika harmanlı bir okan bayülgen programı. bir an uyduda yayınlanan ecnebi bir progam izlediğimi sandım. tamamını izeleyebilene helal olsun, okan bayülgen ukalalıklarına dayanabilene de helal olsundur.
ne isminden ne de vtrlerinden bir sikim anlaşılmayan program. gerçi bülent serttaş'ın show programı yaptığı şu zamanda tutar bu. kanımca o maymun karikatürü erdil yaşaroğlu'na aittir.
ob: bernacım hiç erotik filmin oldu mu?
bö: (gülerek) hayır.
ob: peki olsun istermisin.
bö: kıh kıh kıh. olmuş olmamış hiç farketmez.
ve bu lafın arkasından başrol adayı erkek arkadaşların oooo sesleri.
okan bayülgen'i televizyonda görmeyi ne kadar özlediğimi bana hatırlatan program. cumartesi gece yarasından sonra uykunun kaçtığı saatlerde, sizin gibi düşünen, sizin sinirlendiğiniz şeylere sinirlenen, benzer tepkileri verdiğiniz, konuklarına sadece yalakalık, acıtasyon yapmayan, samimi yada en azından doğal olmaya çalışan bir abinizin ekranlarda olması güzel bir şey. kim ne derse desin güzel bir alternatif.
"nerde o eski cumartesi geceleri" diyerek izlediğim, okan bayulgene yakışmayacak basitlikte bir program.
biz mi büyüdük de artık eskiden güldüğümüz şeylere gülmüyoruz yoksa okan bayulgen mi yaşlandı da artık bu işi beceremiyor tartışılır ama gerek insanı idiot yerine koyan sorularıyla gerekse reklam arası niteliğinde "kralsın" skeçleriyle rahatsız ediciydi. özgür showun anlamsız ve gereksiz olduğunu kabullenmekle birlikte herkesin bu işi beceremediğini abartılı bir şekilde gözler önüne sermek amacıyla hazırlandığını düşünerek en azından ders verici nitelikte olduğunu varsayıp avunuyorum. fakat okan bayulgen gibi bir insanın telefon bağlantısı alıp da yanlış yazılan soyadlarını düzeltmekle geçen dakikaları programına dahil etmesini anlamıyorum. malesef kendisi de artık televizyon programlarının basitliğini kabullenmiş ve yazık ki her şeyi akışına bırakmış. yıllardır dalga geçtiği şeyleri kendi programında yapar olmuş. ondaki bu yılgınlığı gördükten sonra beyazın konuklarına ısrarla helyum ikram etmesini izlemek daha samimi geliyor. böyle düşünüyoruz ama izlemiyor muyuz? şahsen reklam aralarında soğuk suyla yüzümü yıkayıp yıkayıp sabaha kadar izledim. içkimiz yok sigaramız yok, bu da bizim eğlencemiz ama yakışmıyor...şimdi aldığı olumsuz eleştrilere rağmen "disko kralı" en çok izlenen program oldu diye haberler çıkar ama bu sonuç programın farklılığından değil, okan bayülgen'e yüklenen anlamdan ve başka alternatif olmadığından kaynaklanıyor. bir de uzun bir aradan sonraki ilk program olmasının payı büyük. sanmıyorum ki toplamda 1 saatlik izlenebilecek nitelikteki şeyleri barındıran program, 6 saat boyunca izlensin. konuklar çağrılmaya başlandığı anda kapatıp pazar sabahına daha mutlu ve huzurlu başlamak en iyisi...
keşke kendisine yakışan bir program yapsaydı da uykusuz kalsaydık ya da keşke o iste"mememe"leri ağır gelseydi de yapmasaydı programı. okan bayulgen bol bol müjde arın ntv'deki programına * konuk olsun. daha iyi...
ne oldu ne bitti pek anlayamadım.. yaklasık 4 5 saat kadar izledim ve sanatçılara yapılan garip, lüzumsuz anketler silesinden başka ne bir muhabbet ne bir eğlenceli canlı skeç şeysi görebildim(sadece özgür, oda malesef yeterince absürt olamadığı gibi popo sallamaya da gelmedi).
ihtiyar heyetinin uzaklaştırılması ve sadece okan bayulgen söz verdiği vakitler de konusma sansı bulur hale gelmesi berbat. belki okan bayulgen'in düşüncesi bu böyle değildi fakat böyle gözüktü. ayrıca yeni dekorasyon, ışıklandırma, seyircinin mesafelendirilişi hoş ama bizi cezbeden o, sıkışık sahne, loş ortam, hey yerden fışkıran insanlar. bunlarsız ben seyircilerin programa yabancılaştığı gördüm, evvel ki senelerde bedük'ün makinada canlı performansını izleyenler ordaki kendinden geçen seyirciyi ya da baba zula performansında ki o iç içe olmanın sıkışıklığın verdiği keyfi bilirler. fakat düşüncem yine de bir şekilde işlerin rayına gireceğidir öyle veyahut böyle olur amaaa seyirci sabah 6 ya kadar saçma sapan kuru anketlere ve geçişler de insana sıkıntı enjekte eden "disko kralıyım" skecine tahammül edermi? okan bayulgen sadece konuşsa edilir ama buna kim dayanırlan?
programın yapıldığı alan sonunda adam gibi genişletilmiş. at koşturacak kadar alan var. eskisi gibi tıklım tıkış olarak konuklar ağırlanmıyor. programı sunuşta manevra olanağı fazlasıyla arttı okan hacının. bu da onun rahat etmesine, bizlerin ise imam osurursa cemaat sıçar görüşünden yola çıkarak halay çekmemize sebep olan bir güzellik.
uzun olmuş herhangi bir tv şovu izlemeyeli, daha iyisi yapılmadığı için kralsın abi diyorum. oldukça eğlendim aslında, kaç kez tv izliyoruz ki kaçı çok güzel, cumartesi geceleri saturday night partylerine katılmayan, katilamayan insanlar için en büyük eğlence bana göre.
Okan Bey'in gittikçe chp'lestiğinin göstergesi olan programdır. Tamam medya, diğer showlar abuk ve aptalca ama kendini biz gidersek onlar ele geçirir bu ekranı diye övmek neyin nesidir allahaşkına. Biri türkiye'nin sahibi zannederken, biri ekranların sahibi zannediyor kendini, ikisininde tek tutar noktası zamanında yaptıkları başarılı işlerdir. Bir de sonlarda biri, dünya çok acayip oldu böyle bir dünyada yaşamak yabancı geliyor bana diyen bir hanım kızımız, biri ben günü yaşarım diyen bir şipşak ağabeyimiz, bir adet de benim işim, müziğim eğlence zaten ne kadar ki bir insanın hayatı diyen bedük'ümüz'ün ortak kararla gelecek neslin bomba gibi geldiğini bize müjdeledikleri program olmuştur. Bakıyorum bakıyorum söylediklerinden, müziklerinden hiç bir halt anlamıyorum, sanırım yabancılaşıyorum dünyaya.
ilk bölümüne, geçirdiği operasyon nedeniyle hakkı devrim* ve mağlup olduğu bol kanlı maçtan sonra kendini toparlayamayan boksçu fırat arslan* katılamamıştır.
hani topun gelişinden belli olur ya gol olup olmayacağı, bu program da öyle. yani isimden belliydi bunun olmayacağı.
neymiş efendim: disko kralı! aklıma hemen akdeniz'deki diskolarda takılan abazan er kişiler geliyor. hani şu ruslara yapışan tipler. belki ön yargı ama böyle bu durum. ne yazık ki. hiç beklediğim gibi değil program hiç!