yani şimdi korku değil de çekinmek olarak tanımalanabilecek durumdur*. kardeşim dalga geçmeden önce bir dinleyin ama. bu dişçi milleti çok otoriter oluyor, adam sonuçta ortamın tek hakimi. boru değil ki istese -hemen hemen gerçek anlamıyla- ağzına sıçabilir, seni sürüm sürüm süründürebilir. bir de ters olmuyor mu çoğusu, al başına belayı. ağzımın içinde iki el bir tane de kerpeten varken bana sorular sorup, bir de utanmadan cevap bekleyen adamdan çekinirim ben. isteyen bunu oral dönemimde yaşadığım sorunlara bağlayıp, freudian çıkarımlar yapabilir, serbest. ama o zaman ben sizin ağzınıza iki elimi sokup bir de size sorular sorayım bakıyım, o zaman ne hissediyorsunuz?
sünnetçi, iğneci ve dişçi üçlüsünün en acımasız olanıdır dişçiler. ortalık kan revan olmuş ve siz acılar içinde ıhılarken kımıldama, biraz daha aç, başını yan çevir şeklinde emirleri ile yönlendirir, biran için düşman ülkenin güvenlik güçlerine yakalanmış ve işkence gören ajan gibi hissedersiniz kendinize ve o günden sonra psikolojiniz asla düzelmez.*
göz göre göre ağzınızın içinde bir takım alet hırdavatla dişlerinizin oyulacağını bilmek ürkütücüdür.
ama asıl korku dişin oyulması değil oyarken kullanılan malzemedir. dişçinin bu konuda hiç bir suçu yoktur.
korkulmamalıdır.
haklı bir korkudur. sevgili doktorlarımız dişi çekerken yaptığı agrı kesici veya uyuşturucu iğnenin dişin altındaki iltıhaptan bir etki yapıp yapmayacagını bilmesi gerekir. yoksa sevgili yaratık canınızın acıdığını bile bile sizi avazı çıktıgı kadar bagırtana kadar dişi çekmeye çalışır. e mantıklı bir korkunuz oluşmasına neden olmuştur. allah razı olsundur.
bir çift diş doktoru eli azınızda bir matkapla vıız vıız çalışmakta dişe iğneyle enjekte edilen morfinin yarısını midesine indirmiş ve hastanın yüzü benbeyazsa buna (bkz: dişçiden korkan insan modeli) denir...
çocukluğunda dişçiden kormayıp, yaş ilerledikçe korkanlar da olmuştur. *
bunun tabi insanların başına gelen olaylarla yakından ilgisi vardır. hele ki bir (bkz: otodonsit) tarafından dişiniz çekilmeye çalışılırken sağlam dişiniz kırılırsa ya da bir kanal tedavisi sırasında, 8 kere iğne yapılmasına rağmen dişiniz uyuşmadan sinirleriniz alınmak zorunda kalırsa * ne demek istediğimi anlarsınız. *