din ile ibadet geçirilen zamanın boşa geçirilmesidir. özellikle islamiyette bir günün önemli bir kısmı ibadete gidiyor. peki ibadet edip egoistçe kendini düşüneceğine aynı zamanda başka insanlara yardım etsen. ya da insanlık adına keşifler, çareler bulsan. kafirler buluyor dimi ne de olsa sen yat kalk.
şunu bir kesinleştirelim de; pardon ama ibadetin egoistçe olduğu da nereden çıktı?
bir de ne kadar kestirme, ucuz, mesnetsiz iddialarla çıkıyorsunuz yola be kuzum?
islamiyette bir günün önemli bir kısmı değil, en önemli anları ibadete ayrılmaktadır. (bkz: namaz vakitleri) normali de bu zaten. seni yaratmış, dört bir yanını nimetleriyle donatmış bir yaratıcıya arta kalan zamanlarını mı ayıracaksın yani?
en basitinden dua da bir ibadettir mesela... her ağzınızı açtığınızda ben dememeyi bilseydiniz, tüm insanlara dua edilebileceğini idrak edebilirdiniz. zekat vermeniz farz mesela. tabii çok sevdiğiniz mallarınızdan ayrılmayı göze alabiliyorsanız... sadaka verebilirsiniz.
sanki koskaca islam tarihinde hiç keşif yapılmamış, insanlık adına çareler bulunmamış. bu tarz iddaaları olanlara şahsi hütüphanemi açabilirim. buyursun gelsinler müslümanlar nelere vesile olmuş görsünler.
sermayesi dünya olan ahiret için tabi ki bu dünyada bir şeylerden feragat edilecektir. neyin zaman kaybından bahsediyorsun sen? zamanı, onun ve yaratılmış her şeyin sahibinden mi sakınıyorsun?
din özgür bırakılıp yaşanması gereken bir şeydir inanmaktır bakın ateistlere onlarda hiçbir şeye inanmamaya inanırlar herkesin inandığı bir şeyler vardır ve bunlara saygı gösterilmelidir.
(bkz: ateist)
(bkz: edep yahu)
kısmen doğru bir önermedir.
dinin özünde dünya hayatı değil, cennet için yaşamak, sürekli yaratıcıya sığınmak, ona tapınmak gibi insanı gerçekliklerden soyutlayıp dünyevi zevklerden mahrum bırakan bir yapısı vardır.
oysa mutluluğun kaynağı bu dünyadan zevk almaya bakmaktır. ne varsa burada vardır. başka bir yerden medet ummak, burayı geçici bir yer olarak görmek son derece mantıksızdır.
ha elbette burası geçicidir. bunu ölüm sayesinde mantığımızla da kavrayabiliriz.
lakin,abes yere hayali bir şeylerden medet ummak, neymiş efendim maneviyat falan son derece gereksizdir. maneviyatın özünde sevgi vardır. yaşama sevinci, hoşgörü, iyilik vardır. bunları kavrayabilmek için de dine falan gerek yoktur.
ha gerek duyanlara saygı duyulabilir, ama bu gerçek değişmez...
din zaman kaybı değil de nedir ki, ha bire allaha tapınan, inip kalkan milletler dünyanın en geri kalmış ve sefil milletleri..
oysa bu dünyayı yaşayan, rasyonel ve modernleşme temelli batı anlayışına sahip ülkeler neden süper güç?
sonuçta bugün dünyayı yönetenlerin gavur olması ya da Tarihte müslüman olmayan nice büyük devletlerin peyda olması veya islam öncesi türk tarihinin daha kahramanlıklarının,cesaretliliklerinin yiğitliklerinin bulunması,islamiyetin özellikle devlet konusunda vakit kaybı olduğunu kanıtlayan tarihi gerçeklerdir.
Din konusu toplumsal olarak gerekli olmakla birlikte bu gereklilik inanç bakımındandır.
Allah insana akıl, fikir, ve en güzeli beyin vermiştir. hiç bir yerde otur akşama kadar bana ibadet et, namaz kıl, dua et diye yazmaz. herşeyin bir zamanı vardır. ayrıca ALLAH çalışmayı, insan olmayı, faydalı olmayı, cahil olmamayı, insanlara yardım etmeyi de emretmiştir. yani insan olmak en büyük ibadettir zaten. insan olmak zaman kaybettirmez aksine zaman kazandırır, insan kazandırır, sevap kazandırır. anlama güçlüğü çeken insanlar için belirteyim namaza veya ibadete karşı değildir aslında insanlar siz öyle bakıyorsunuz, öyle görüyorsunuz. Herşeyin aşırısı zarardır, ziyandır, sapkınlıktır, sapıtmayalım.
en yaygın mezheplere göre islam dininde;
sabah namazı: 5-10 dakika.
öğle namazı: 10-15 dakika.
ikindi namazı: 5-10 dakika.
akşam namazı: 5-10 dakika.
yatsı namazı: 15-20 dakika.
kur'an'daki namaz vakti: 3. (sabah, öğle, akşam)*
kur'an'da teravih namazı: yok.
bir günde abdest almaya ayrılan maksimum süre: 15-20 dakika.
islam dininde bir gün içinde ibadete ayrılan maksimum toplam süre: yaklaşık 1,5-2 saat.
bir gün içindeki saat sayısı: 24.
dinin zaman kaybı olduğunu savunurken kurulan cümle: "özellikle islamiyette bir günün önemli bir kısmı ibadete gidiyor."
ben kendimi her yalnız hissetiğimde,kararsızlığa düştüğümde,çaresiz kaldığımda,umutsuz olduğumda bana sığınacak bir kapı olan din isterse bütün zamanımı alsın önemli değildir.içinde her türlü yavşaklığı barındıran insanlardan,bir günü öbürüne denk olmayan 'sevgililer'den,beni dünyaya getirenler olmasına rağmen zaman zaman sorunlar yaşadığım ailemden çok daha yakındır bana 'tanrı'. en azından o sizi aldatmaz.şartları bellidir.dürüsttür.ya inanırsın ya inanmazsın bu kadar basit.
ateizmi bir öcü, canavar ve ateist insanları da suç makinası, yakılacak kişiler olarak gören bağnaz ve yobaz kişiler ülkemizde çok fazladır. Bu kişiler, inandıkları dinin hoşgörü dini olduğunu söylerler ancak sözlükte bile birçok örneği ile karşılaşabilceğiniz gibi ateist insanları hastalık, yok edilmesi gereken mahlukatlar olarak ifade ederler. Hatta o kadar ileri gidebilirler ki, inandıkları dinin farklı bir mezhebine inanmış insanları bile canice yakabilmişlerdir.
insanlık tarihi boyunca kazanan taraf her zaman dini en iyi şekilde kullanıp, kendisine müritler yaratabilen devletler olmuştur. Malumunuz; ulu önderimiz Atatürk ( kendisini son derece sever ve sayarım, dünyanın en büyük lideridir) bile bu gerçeğin farkına varıp, kurtuluş savaşı zamanında inanmadığı halde dini kullanmak zorunda kalmıştır. çünkü din ile beyinleri uyuşturulmuş toplum bunu istiyordu.
Bu nedenlerle, din vakit kaybı değildir. Tıpkı yüzyıllar boyunca zenginlerin, ağaların yaptığı gibi kullanılan ve görünen o ki uzun yıllar boyunca kullanılacak çok tatlı bir alettir. Kişisel görüşüm ise, hiç bir dine ve tanrıya inanmayan bir kişi olarak dinin vakit kaybı olup olmadığı benim umrumda değildir.
namaz kılmaktan kanser tedavisi bulmaya vakti kalmamış kişi söylemi, pöhh
24 saat gün içerisinde, abdestle beraber namaz 1 saate denk gelmez, öğlen arası 1 buçuk saat işe ara verirsin 5 dakika öğlen namazı mı çoktur?
namaz kılmayana kafir denmez, ama kafirler namaz kılmaz denebilir, o sebeple namaz hakkında tespit yapan kişinin önce müslüman olma şartı vardır,
bediüzzamana sormuş biri; "Namaz iyidir. Fakat her gün her gün beşer defa kılmak çoktur. Bitmediğinden usanç veriyor." soruyu soranı haklı bulmuş ve bak ona ne güzel açıklamış,