-hangi din olursa olsun din asla ağza sakız edilmez.
-din sorgulanmaz çünkü mucizevidir. zaten sorgulansa da bazı konularda akla yatkın olduğu görülür, akla yatkın olmayan konular, insanın aklının alamayacağı kadar derindir.
-din asla alay konusu olamaz.
-dinin öğeleri bayağı şeylerle kıyaslanamaz, karşılaştırılamaz.
-dini kutsal kitaplardan öğremek gerekir, saçma sapan insanlardan değil.
-din bir meslek aracı değildir, dinle ilgilenmek karizma ve popülarite yaratmamalıdır.
-dinle ilgili meslekleri olanlar, dini amaç olarak benimserler, araç olarak değil.
-din içe dönüktür, propogandası yapılmaz.
-din 2 kişiliktir; yaratıcı ve kul. ötesine gerek yoktur.
boyle bir baslıgın bile olmaması gerektiren sey, zira ilk önce din allah'ın kuralları butunu ise, bunun etik acıdan dogru olup olmadıgı tartısılmaz, inanan için bu kurallar dogrudur, ayrıca bir sekilde din ya da siyaset gibi konularda bir yazı yazılacaksa taraf olmak soz konusu oldugundan, ya propagandası yapılır, ya da elestirilir
din bir yasam bicimidir.bu anlamda bir insanin yasam biciminin etikligini tartismak, vurgulamak, dogrusunu dile getirmek kimseye dusmez.herkes kendi yasam biciminin etikligi ile ilgilenmelidir.
denetim altındaki her sistem ve birim resmi söylem altında gudik ve tatsız tutsuz bir nevaleye döner. bu bağlamda din ve et(t)iği bahsi daha çok bu sorundan kurtulmaya çabalama sorunuyla, toplumsal kodlarla yüzleşme arasında gidip gelinen sürece tekabul eder. ki bir sarkaç gibidir, gider gelir; yasaların muğlaklığı da işbu sebeple davaya hizmet eden birer nefer gibi hezimet ve hizmet arasındaki gri bölgeye tekabul eder.
müslüman kişi, yaratan'ın sözlerini iyice irdelemeli, mevcut tabulara bağımlı hâle gelmemelidir. yaptığı icraatlarında mutlaka inancı gereği gördüğü şeyler olmalıdır.
islam dini gerçekten irdelendiğinde ilimden bağımsız, sadece sanrılara dayalı bir şeyler anlatmadığı anlaşılır. günümüz, geçmişimiz ve geleceğimiz anlaşılır. kur'an-ı kerim'de ortadoğu nun bu durumu ile ilgili bilgi bulmak bile mümkünken, asıl inanmamak büyük hata olur.