dindar kişilerin, mantıksızlığı ortaya konduğunda sarıldıkları kalkandır.
tamam o zaman.sen niye putperestlerle savaştın.din sorgulama gerektirmez.ne diye adamların inançlarına saygı duymadın, onları aptallıkla suçladın.sen 1 tanrıya inanıyorsun, o yüzlercesine.konu itibariyle senden çok argümanı var.
bilimsel çalışmalara her türlü iftirayı at, küfret.yapana hakaret et.üstelik tek bir bilimsel verin olmadan, öküzlemesine.senin açıklamalarına bilimsel verilerle karşı çıkıldığında, sik gibi sarıl hemen kalkanına: din sorgulama gerektirmez!!!inançlar sorgulanmaz!!
madem sen sorgulanamıyorsun, o zaman kimseyi sorgulama hakkına sahip değilsindir.sorgulamayacaksın.
din sorgulama gerektirir lakin yargılama gerektirmez. din kişiye özeldir. insana direkt hitap eder. ey nüfus müdürlüğü diye ayeti olan din görmedim. insanı insan yapmaya çalışır. hayvan olma der.
hakka hakikata talip olanlar için sorgulama demek, hakikata yol aramak manası taşıyor ise neticesinde bulduğu manalara teslim olması normaldir. ancak hiç sorgulamayan (sorgulamaktan kastım öğrenmek amaçlı araştırmak) kimse cahil kalır. cahil kimse için cennetlik dahi olsa ondan uzak durulması tavsiye edilmiştir. zaten tüm sıkıntının da temel çıkış noktası cehalettir.
Metafizik zaten tanımlanamamışken ve insanlar fizik ötesi bir olguya inanırken ve ona teslim olmuşken, hayatlarını Allah adına düzenlemeye çalışırken, zaten dini metafizik olarak algılamayan ve kabul etmeyen kişinin normal olarak sorguladığı görülür.
zaten metafizik olaylar akıl ötesi olarak değerlendirilirken, metafiziği akılla sorgulamak zaten akıllı işi değildir.
akıla güvenmekle herşey çözülebilseydi zaten ruha ihtiyaç olmazdı, ruhsuz ama akıllı olurduk.
Ruh doyurulmayı istemeseydi, aşık olmak ve merhamet ve insaniyet önemli olmazdı.
Ruh yüceltilmeyi istemeseydi, Erdem ve yücelik değerleri önemli olmazdı.
Böyle birşeyleri reddedenlerin kabullenemeyenlerin gittiği yer itibarı ile zaten psikiyatristler ve psikologlar manevi boşluğu doldurmak zorunda kalmazdı. Manevi lezzetin yerini diazemler ve kırmızı reçete ile satılan ilaçlar olmazdı.
aklımız neden var o zaman. ezberlenmiş hiç bişe içten değildir. birşey yapacaksan öğreneceksin neden diyip anlayacaksın ki yaptığın şeyin anlamı olsun. bu ne konuda olursa olsun.din de içtenlik önemlidir bence sonuçta tapma , ibadet etme 'inanç' var bunları yapman ve içten olman için. önce taptığın inandığın şeyin ne olduğunu bilmen gerekir sen koyun değilsin ki. ya da bilmem öyle misin?
her bilgi herkes tarafından sorgulanabilir ama muhakeme,irdeleme,analiz ve sentez yaparken bilgi birikimi ve zeka düzeyi önemlidir.diyeceğim o ki liseli ergen zihniyetiyle bu iş olmaz.**
din biraz üzümünü ye bağını sorma mantığında olup teslimiyet gerektirmektedir. islam kelimesinin etimolojik kökeni "teslim" dir. Analitik sorgulama işin içine girdiğinde dinsel düşünürsek anlam bütünlüğü kolaylıkla ekseninden çıkabilir. yani, bu normal zekalı, ortalama bir bilgi, bilinç ve kavrayışa sahip insanlar için böyledir. yoksa yaratılış masalı, seytan miraca çıkma filan akılsal hiç bir dayanağı olmayan seyler.. söyle bir akıl yürütünce çok kolaydır kafir olup dinden çıkmak...