n-1 tanesi insan yapımıdır 1 tanesi haktır. ona da insanlar tarafından yorum ve ictihatlarla katkı sağlanmıştır. yine de sorarlar insan yapımı diyene; yapanların yanında mıydın çömlek mi lan bu.
fikir beyan etmenin hapis cezası alma sebebi olduğunu söylenmiş. bu ülkede kimse kimseye fikri yüzünden dava açamaz önce bunu bilinmesi gerekir. sen eğer bu benim fikrim deyip insanların inandıkları şeyler üzerine hakaret edersen bu da senin fikrini beyan etmen anlamına gelmez.
hak din islam dışındaki batıl dinlerin saçmalığından başkasının olması mümkün değildir.
"ne bilgin var da ne fikir beyan edecen amk" şeklinde bir tepkiyle karşılaşmamak için, bilmediği konularda konuşmamalı, özellikle ilgili olmadığı konuları sorgulamamalı. söz gelimi japonya nın putperestlerinin farzı, vacibi, sünneti, mübahı, mekruhu vs vs beni ilgilendirmiyor. çünkü inanmıyorum ve hakaret de etmiyorum. o halde sen de inanmadığın şeylere hakaret etmezsen bi sorun olmaz değil mi a.m.k. ?
arkadaşım binlerce yıldır dünyanın 4 bir köşesinde en küçük kabileden en medeni uygarlığa kadar herkesin 1000 lerce farklı inanışı olmuş hepsi aşağı yukarı aynıdır. işte ya mal gibi aç kalırsın sonra birbirini kutlar dayanışma yaparsın bazı dinlerde çocuğunun pipisini keserin bağzısında kırbaçlarsın bazısında metrelrce yukarıdan atarsın bazısında elini karıncalara sokarsın. hepsi birşeye inandığın içindir. gel gelelim şu an bizim bulunduğumuz coğrafyada genelde yaygınlamış dinin tanrısına. yahu bu tanrı değili ? madem tanrı ne 0 3 kere kitap yoluyor onu geçtim nasıl bi tanrıdır ki herkese aynı anda o dinini ulaştıramıyor . burdan bile böyle bir tanrı olmadığını anlamicak kadar malsın arkadaşım. yani hadi tanrı var ve kendi dedikeri olsun istiyo ve karar verdi insanlara ubunu anlatmaya. bu tanrı nekdar mal bi tanrı ki her dile çevirip birer kitap yolayamadı. he dinde saçmalıklar bitmez buda mal bi bahane bulur ianmaya devam edersin orasından şüphem dahi yok.
hanginiz bir dini tam manasıyla araştırdınız, kutsal kitapları okudunuz, o dinin büyük alimleriyle konuştunuz da... o aciz beyinciklerinizle dinlerin yalan olduğunu söylüyorsunuz. muhtemelen de bir kaçınız kutsal kitaplardan birkaçını okudunuz, etrafınızdaki inanan ananelerinize dedelerinize sordunuz ve bunu da araştırma sayıp yok olduğu hükmüne vardınız. yine muhtemeldir ki okuduğunuz kutsal kitaptaki kelimelerin birçoğunu anlamadınız, anladıklarınızı ise yanlış yorumladınız. şunu biliniz ki kuran-ı kerim in bir cümlesinin birçok anlamı vardır. tefsir vb... birçok ilmi vardır. yorumları birde din büyüklerinden dinleyin.yorun deyince aklına okuduğun bir romana yorum yapmak gibi birşey gelmesin farklı bir dil ile yazılmış bir kitaptan bahsediyoruz arapça hakkında az bilgisi olanlar ne kadar karmaşık bir dil olduğunu bilirler. bir canlıya zarar vermek (kendinde dahilsin buna) en büyük günahlardandır denilen bi din nasıl katliamlar yaptırmıştır.
insanın ihtiyacı olan 'inanma' isteğinden doğmuş olması aşikardır. Kimseyi kendine inandırma çabası gibi ironik çalışmaları yoktur. insanın hayatını inançlarına göre şekillendirmesini sağlayan en önemli olgulardandır. Varlığı bizzat tarafımdan kabul edilir. inanıyorum o halde varım gibi tartışmaların yersiz olduğu bir platformdur.
(bkz: Herkes kafasına göre)
Yaldızlı meşin kabı
Parçalanmış kitabı
Ay altında dün gece
Deli bir derviş gibi
Mumu sönmüş rahlesi yere devrilmiş gibi
Okudum saatlerce
Yaldızlı meşin kabın
Parçalanmış koynunda uyuklayan kitabın
Çevirdikçe küf kokan her sarı yaprağını
Sandımki eşiyorum bir mezar toprağını
ince el yazıları canlandı birer birer
Masallarda çizilen yüzleri gösterdiler
iblis bir yılan oldu Adem Havvaya kandı
Kardeşini öldüren lanetli ruhu gördüm
Koca yahta bir gemi ummanlarda çalkandı
Ufuklardan güvercin bekleyen Nuh'u gördüm
ismaili'in topuğu kumdan çıkardı zemzem
Tur-u Sina da Musa kaldırdı kollarını
Asasını vurunca yarıdı bahr-i kulzem
Buldu ben-i israil Kudüs'ün yollarını
Zekeriya zikrini
Bir sonsuz aha verdi
Doğdu isa bikrini
Meryem Allah'a verdi
Kureyş-i Muhammed'e kucak açtı Medine
Bir ateş mezar oldu kerbela Hüseyin'e
Sayıfalar döndükçe bunlar hep birer birer
Doğrulup devrildiler
Ay battı güneş doğdu
Kalbimde ateş doğdu
Yaldızlı meşin kabı
Parçalanmış kitabı
Varsın gömülsün diye bir ebedi uykuya
Attım kör bir kuyuya
Yazık yazık bizeki asırlarca aldandık
Karanlıkta çizilen izleri görmek için
Görüp yüz sürmek için
Yazık yazık bizeki bir çırağ gibi yandık
Ne gökten necat geldi ne bir parça merhamet
Çlışan esirlere isa, Musa, Muhammet
Sade bir satır dua bir tütsü buhur verdi
Masal cennetlerinin yollarını gösterdi
Ne beş vaktin ezanı ne anjelüs çanları
Zincirden kurtarmadı yoksul çalışanları
Yine biz köleleriz efendilerimiz var
Yine her melun taşı yosunlanmış bir duvar
Esir efendi diye koymuş da adlarını
iki bahta ayırmış arzın evlatlarını
Efendi işletiyor esir işliyor gene
Yine efendilerin gümüşlü sofrasından
Kar gibi ekmeğinden şarap dolu tasından
Kırıntı artık bile düşmüyor işleyene
Yine biz esir geçen her günün akşamında
Eve sade bir lokma ekmek getiriyoruz
Gece yağmur inlerken evimizin damında
Isınabilmek için güneşi bekler gibi
Birbirine sokulan hasta köpekler gibi
Yırtık yorganımızın altında titriyoruz
Çiftimiz balyozumuz sonsuz çalışmamızla
Asırlardır bağrında inleyen kazmamızla
Heyecana geldide kara toprağın kalbi
Kendini teslim eden taze bir kadın gibi
Çiçeklerle donandı dünya isimli ağaç
Biz bu ağacımızın dibinde ölürken aç
Efendiler gösterip sırıtan dişlerini
Birer birer topluyor bütün yemişlerini
Efendiler ağalar evliyalar keşişler
Ebedi karanlığın boğulsun kollarında
Artık temiz ruhların aydınlık yollarında
Sade bir din bir hak bir kanun varsa
O da işleyen dişliler