din anlayışımız; yukardakini memnun etmek, rızasını kazanmak diye kabul edilip, gökte bir yerde bizi seyreden bir tanrıya tapınarak yaranmak için ibadetlerin yapıldığı, her şeyi yukardakinden bekleyen düşünce yapısı ile rayından çıkmıştır.
aslında hz. muhammet islamın derinliklerindeki " sen halifetullah'sın, ondan gayrı değilsin, dışardan bekleme, özündekini keşfederek kendindeki güçlerin farkına var." demektedir.
bu anlayış farkı din istismarına ve dinimizin yozlaşmasına neden olmaktadır.
dinin; sadece bir inanç meselesi olup herhangi somut bir şeye dayandırılamaması, elle tutulup gözle görülememesi ve argümanlarının da allah kelamı olması sebebiyle, çok kolaylıkla yapılıp, çok büyük kitleleri etkileyebilen istismar türüdür.
hangi din alet edilirse edilsin, insanlık çağlar boyunca bu meretten çok çekmiştir, hala da çekmektedir ve gelecekte de çekmeye devam edecektir.
11 ay boyunca dinden diyanetten bihaber yaşayan , Ramazan geldiğinde ise " bakın biz de ne kadar bağlıyız dini değerlerimize " havası yaratan her türlü basın ve yayın kuruluşunun yaptığı şey.
(bkz: Ramazan müslümanları.)
genellikle din üzerinden siyaset yaparak prim yapmaya çalışma anlamında kullanılır.
hükümet partisi akp'nin pek sevdiği bir eylemdir.
din istismarına örnek olarak;
"akp hükümete geldikten sonra vatanımız allah'ın gönderdiği doğal afetlerden çok çekmiştir." verilebilir.