Dinden geçinen herkes, evet. Müslüman, bel'am' lık yapmaz, maaş ve çıkar karşılığında zalime ve zengine sırtını yaslayarak, kur'an'ın iktisadi ve hukuki hükümlerinin üzerini örtmez.
Son dönemde yazılan ve piyasada yok denilen ancak bulundu mu mutlaka okuması gereken kitaplarla ne kadar içler acısı olduğu bir kez daha gözler önüne sermişlerdir.
Yazarlarına saygılar selamlar...
(bkz: kimsesizler cumhuriyeti)
(bkz: şehvetiye tarikatı)
(bkz: badeci şeyhin sır odası)
--spoiler-- iYi Partili Ümit Özdağ, sosyal medyada AKP için oy isteyen bir hocanın görüntülerini paylaşıp, savcıları göreve çağırdı. Özdağ, din istismarcısının “AKP’ye oy vermeyenleri kafir olmakla suçladığını” belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu hoca bozuntusu Hz. Osman’ı katleden katillerden beter. PKK’dan daha bölücü...” https://www.sozcu.com.tr/...hocaya-tepki-3686421/amp/
--spoiler--
Kendisiyle tarımsal ekipman satışı sırasında tanıştığımız yaşça benden büyük bir abi vardı. Defalarca hacca gitmiş dindar görünümlü bir zattı. Evine davet etti. Sofrasını açtı sağolsun. Bu şahıs çevresindeki herkesi umre'ye gitme konusunda telkin ederdi. Bu konuda da oldukça başarılıydı.
Öngörüm, bu adamın çevresindeki insanları dini vecibelerini yerine getirmeleri hususunda öğütlemesi ve ikna etmesi dolayısıyla temiz kalpli bir insan oluşuydu. Fakat çok geçmeden aslında umre turları düzenleyen bir şirketin komisyoncusu olduğunu öğrendim.
Bu ve buna benzer bir çok insan karşımıza çıkıyor. Aslına bakarsan din algısına en çok bu şahıslar zarar veriyor.
+ama siz devlet malını çalmışsınız... müthiş bir yolsuzluk var kanıtlandı bu....
-bak din kardeşim! bunlar yok mu bunlar camileri ahır yaptı bunlar! abdestlimle sölüyorum alnımın secdesiyle sölüyorummmm!
+allahuekberrrrr ! seni yaratan allaha kurban!
ülkemizin terörden sonra en büyük yarası din istismarıdır. bunun başlıca sebebi halkımızın dini kur-an'dan değilde ilmihal kitaplarından öğreniyor olması. eğer dini kaynağından öğrenselerdi inanıyorum ki din simsarları kaçacak delik ararlardı. aksi taktirde insanların gözünün içine baka baka yaptıkları din dışı uygulamaları halka nasıl açıklayacaklardı. işin temelinde yatan gerçek şu ki, halk dinini gerçek kaynağından öğrenecek. şıhlarla şehylerle öğrenilen din ancak bu kadar olur.
geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran ve sanırım gelecek yüzyıl da devam edecek olan olaydır. sadece ülkemizde değil, tüm dünyada, her dinden insanların yapabildiği bir çeşit riyakarlıktır.
kanunlarımızda nitelikli dolandırıcılık olarak tanımlansa bile tonlarca uyuşturucu sınırlardan geçerken sokaktaki uyuşturucu satıcılarının peşinde koştuğumuz gibi, büyük çaplı din tacirlerine kimse dokunamazken sadece mahalle arasında takılan üfürükçüler dolandırıcı olarak nitelendirilir.
sadece siyasette değil, mahalle arasında ufak çaplı bir bakkal bile aynı istismarı yapabiliyor. istisnalar kaideyi bozmaz, her sakallı, her başı örtülü insan din istismarcısıdır demiyorum , aralarında az da olsa gerçekten inanan ve allah korkusunu gerçek anlamda bilenleri de var ne yalan söyleyeyim.