bir tane olmasına karşın, birden fazla lezzeti, sıcaklığı, soğukluğu algılayan ve daha bilumum görevleri olan organdır.
acı için ayrı dil, tatlı için ayrı dil, ekşi için ayrı dil, konuşmak için ayrı dil olmaması, ağzımızda yer kaplamayarak müthiş bir dizayna ve istihkaka sahip olan sadece bir dilin var olması, bu suretle dilin hem görüntü hem işlev açısından mükemmellik arzetmesi ise bir ateiste göre yalnızca bir tesadüftür.
insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabi bir varlık, milleti birleştiren koruyan ve onun ortak malı olan canlı bir varlık.seslerden örülmüş muazzam bir yapı ve tarihi bilinmeyen zamanlarda atılmış gizli anlaşmalar sistemidir.
dil; osmanlıca karşılığı lisan,kelam, nutuk, zeban.
ing; language
fr.; langue
it.; lingua
al.; zunge.
dil, düşünceyi anlatmak, hissedişlerini dışa vurma, yaşam ortaklığı kurma aracı.
dil toplumsal hadisedir. tabiatla tanışırken, eylerken, değiştirirken, değişirken yani bilinç kıvamında meydana gelen olgu.
insan toplumunun dışında düşünce olamaz, insan toplumunun dışında dil olamaz tarihsel aforizmadır. bu bağlamda dil varsa onu praksis içinde meydana getiren insan vardır, insanın yaşadığı ilişkiler içinde olduğu toplum vardır.
dil, düşüncenin maddi yapısıdır. lisansız düşünce olamaz. bunlar diyalektik bütünlüktür.
dil, bilincin araçsız ifadesidir. insanoğlu dile getirdiklerini, eylediklerini muhafaza ve atiye armağan yolunda yazı dilini geliştirmiştir. yazı, dilin formudur. insanoğlunun çok önemli keşfidir. tarihi efsaneden somuta indirgemiştir.
dilin gelişmesi, toplumsal ilişkilerin mükemmelleşmesiyle parelellik arz eder. her yeni sözcük, dile gelen ifade maddi gerçekliğin, manevi hissedişin karşılığıdır.
dilin yok olması, kullananların yok olmasıyla mümkündür. tek bir insan bile dili kullanıyorsa, o dil yaşıyor demektir.
tuhaf bir fenomendir dil. öyle ki; kalıtımsal bazı foskiyonlarında etkisi ile, bazı extreme durumlarda bireye bahşedilebiliyor. yakın zamanda ağır migrenkrizi tutan bir ingiliz kadın, rahatsızlığı düzelmeye başladığında; hiç çin'e gidip, çince öğrenmeye çalışmadığı halde; ileri derece çince konuşmaya başlamıştır. yine bir başka olağandışı durumda; uzunca süre yoğun bakımda kalan italyan bir genç kız, komadan çıktığında şakır şakır macarca konuşmaya başlamıştır.
hiçbir millet tarafından kaybedilmemesi gereken şeylerin başında gelir. türkçemiz içinde geçerlidir bu durum farklı diller insanlara farklı bakış açıları ve algılar kazandırır. bir insan ne kadar çok dil bilirse o kadar farklı noktalardan bakabilir demek yanlış olmaz. şuan yitmekte olan bir belki de bir şaire veya yazara dünyanın en güzel satılarını, dizelerini yazdıracaktı kim bilir. dillerin farklı faydaları olduğu için çoğu ünlü filozofların almanlardan çıkmış olmasını dillerine bağlıyorum tabi diğer faktörlerin etkisi yadsınamaz.
Duygu, düşünce ve dileklerimizi anlatmaya yarayan işaretlerin daha çok, ses işaretlerinin hepsine birden dil denir. Dil, düşüncenin, daha geniş anlamıyla içbenligimizin aynasıdır.