dershanede öss senesinin ilk günüdür. hocalar ve öğrenciler tanışmaktadırlar. herkese okulu sorulur.
öğretmen: evet oğlum senin okulunun adı ne?
ulu dagci'nin arkadaşı: mehmet emin resulzade anadolu lisesi.
öğretmen: kimmiş bu mehmet emin resulzade?
u.d.a.: arjantin cumhurbaşkanı.*
bir tartışma sırasında başa geldiğinde ortamı yumuşatır. kimin başına gelirse gelsin kahkahayı patlatmadan duramam gerçekten olmadık anlarda daha komik oluyo.
arkadasımla sevgılısı aynı okulda aynı evde kalıyor kızın anne babası sürpriz yapıp gelıyorlar. o sırada arkadaslar sevişmişler vs her yerde olayı suistimal edecek araç gereç. bir panik birbirlerine bagırıyorlar.
- orda orda al al al cabuk cabuk cabuk
- kızım kanepenin üstünde görmüyor musun !!
sınıfta kanka durumda bulunan iki arkadaştır :taha ve rıdvan..işte bu iki arkadaşı müdür odasına çağırır.isolate soul da okulda nöbetçidir.isolate sınıfın kapısını çalar ve seslenir :
>hocam özür dilerim cart curt..
/söyle kızım.
>hocam müdür bey raha ile tıdvan'ı çağırıyormuş
/ney ney ?
>rahayla tıdvan hocam.raha ve tıdvan.
/yanlış sınıf kızım öyle kimseler yok bu sınıfta
>isolate soul şaşkın bir şekilde müdürün yanına gider ve hocam raha ve tıdvan bu sınıfta değilmiş der ve hocanın daşşak geçtiğini anlamamıştır.işte bu da böyle bi sil dürtçmesi aman pardon dil sürçmesi
sürçmeler rastlantısal olaylar değil, ciddi zihinsel eylemlerdir. bir anlamları vardır; iki farklı niyetin eş zamanlı eyleminden ya da karşılıklı olarak birbirine zıt eyleminden doğarlar.
rudolf meringer * ve adolf meyer * sürçmenin niyetlenilen konuşmada oluşturduğu çarpıtmaları 'konum değiştirmeler', 'önceden seslendirmeler' (çabuklaştırmalar), 'sonradan seslendirmeler' (takılmalar), 'iç içe geçmeler' (bulaşmalar), ve 'yerini almalar' olarak ayırt ettiler. *
bazısı fena güldürür, bazısı da yerin dibine geçirir insanı.
uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımla karşılaşmışım, oturuyoruz bir yerde sohbet ediyoruz... arkadaşım, babasının geçen aylarda vefaat ettiğini söyledi bana. benden çıkan ise * şöyle rezil bi şey oldu:
"baban sağolsun"
nedir aslı, (bkz: başın sağolsun)
çok sık yaptığım bir şey; genellikle bir şeyle uğraşırken on şeyi birden düşünmekten dolayı yaşadığımı düşünüyorum.
misal iki gün evvel gittiğim eczaneden sigara için ağızlık, yani filtre isteyecekken yanlışlıkla fitil istemem; sonrasında da bir türlü jetonun düşmemesi; aklım başıma geldiğindeyse eczanedekilerin çoktan servis dışı kaldıklarını fark etmem, e kötü bir şey tabii*