dün itibariyle bitirdiğim dizi. bundan oncede prison break'i izlemiştim. berbat ötesi finali olmasa izlediğim en iyi dizi derdim ama o final olmadi be senaristler.
sürekli bir sinir hali içerisindeyim sözlük. henüz 8. sezonu izlememiş olanlara tavsiye izlemeyin derim ben. şu an izlediğim için pişman oluyorum. 8. sezon dizinin büyüsünü bozmuştur net.
ilk sezonlarda gördüğüm o derin adamı, içsel olarak sürekli hesaplaşmalarını, iç sesini, çevresindeki insanların salak hareketleri içinde kendini var etmeye çalışmasını, yalnızlığını çok sevmiştim. Çok güzel bir karakter yaratmışlardı. çok etkileyici, karizmatik ve ister istemez kendimizle özdeşleştirmeye çalıştığımız. onun o halini sevdiğimiz, saçma sapan yaşanılan hayata farklı değer yargılarıyla yaklaşmasıydı. diğerleri gibi olmamasaydı onu çekici kılan. hatta diğer karakterler yanında çok basit kalıyordu. o kendi içinde yaşıyordu herşeyi ve ben onu böyle çok sevmiştim. bağlanmıştım. ama sonra ne oldu! o adamı aldılar behlül kılığına soktular, sarışın mal bir karının oyuncağı yaptılar. duygu selleri yaşamaya başladı, debra'yla ikisinin arasında 7. ve 8. sezonlarda yaşananlar benim açımdan çok sıkıcıydı. dediğim gibi ben o yalnız, serinkanlı ve içinde saklanmış his duygularıyla konuşan adamı istiyorum. son sezonlarda karakterden tamamen kopartmışlar dexterı. senaristlere içimde bir öfke duyuyorum. hangi akla hizmet adamın karizmasını 8. sezonda yerle bir ederler. yapacağınız işe sizin. çok büyük düş kırıklığı yaşadım 8. sezonda. özellikle dizeye hannah ın dahil edilişi hataydı ya da olsaydı ama dexter'a şu aptal aşık hallerinde görmeseydik. hannah gibi pasif bir karakter, dexter'ı alt etmeyi başardı. dexter'ın büyüsüne yazık oldu. keşke 4. sezonda bitirselerdi.
Yabancı dizi denildiğinde dexter derim başka söze gerek yok izle ve tadını çıkar izlememiş olmak ve tekrar tekrar izlemek isterdim özellikle her sezon finallerine yakın bölümlerde büyük bir heyecan ve gerilimin baş gösterdiği şahane bir eserdir. Tabiki sonu daha güzel bitebilirdi yinede her bakımdan izlemeye değer.
dexter morgan biricik oğlunu o hasta kadının, hannah'ın ellerine bırakmıştır. o kadına güven olur mu, o senin kız kardeşin debra gibi fedekar ve güvenilir mi?
tüm zamanların en güzel dizilerinden. finali hariç on puanı hak eden diziye finaline rağmen on puan veriyorum. tabi ki dexter oduncu olmamalıydı, kendini yalnızlığa mahkum etmemeliydi, tabi ki deb ölmemeliydi. ama bunlar bile dizinin değerini düşürmüyor. umarım hak ettiği sinema filmi ile taçlandırıp güzel bir son yapabilirler.
--spoiler--
Deb'i okyanusa attığında çok duygulandım, keşke deb'i attıktan sonra kendi gırtlağını keserek intihar etseydi, kanla başladığı hayatını kanla bitirseydi hem daha vurucu bir final olurdu.
Son öldürdüğü kişinin Deb olması ilginçti.
--spoiler--
(bkz: oduncu) sen o kadar dizi yap, efsane konu bul, harika oyuncularla harika bölümler çek, sırf ters köşe olsun ehehehe herkes dexter ölecek diye bekliyordu ölmesin pezevenk diye herifi oduncu yap. Ölse karizması kalırdı lan gözümüzde, ayıp değil mi bu yaptığınız?
Sonuç olarak dexter is dexter.
şu aralar ben de izliyorum 4. sezon 4. bölümdeyim.
ama böyle kendini aman aman izletmiyo yani bi sonraki bölüm ne olucak diye düşünmüyosun heycan atraksiyon pek yok.
yine kaliteli dizi tabi. başlama sebebim de lauren velez, the oz da doktor nathan bilen bilir hastayım o hatuna be. oz daki moraleste burda angel batista olmuş götürüyor lagıertayı amk.