Devrimci her türlü alır, bir devrimci bu ülke için yaşar ülkesinde herkes ekmek bulsun ister ama ülkücü öyle mi gider ölür ve ülkesi için öldüğünü sanır halbuki boşuna ölmüştür. Devlet ne derse doğru kabul eder. Düşünmez hiç. Eve.t
kisaca; birisi toplumun olumlu yönde gelismesini savunurken; digeri ideallerini savunur.
bu durumda;
devrimci; toplumdaki bireylerin her birinin degerli oldugunu ve her bireyin güzel yasamasini amaclar.
ülkücü; idealleri dogrultusunda yasayan toplum olusturmasi gayesi güder.
tabi bu ikisi de ülkemizde farkli algilanilir.
avrupa´da bu durum sağcı ve solcu olarak adlandirilmistir.
sagciligin ve solculugun tarihcesinde nasil olustuguna bakarsak; fransız devrimi sonrasi parlamentoda milletvekillerinin krali, zengin aileleri, din adamlarini savunanlarin sagda; halkciligi, devletin kral icin olmadigini, toplum icin varligini savunanlarin da sol tarafta oturmasindan kaynaklanmistir.
is böyle olunca; devrimci solcu (kral toplumdur diyen). ülkücü de sagcidir (kraldan cok kralcı).
Bir gün üniversitede çalışıyorum. Solcular (kollektif,Tkp) duvarlara afiş ve bildiri asıyorlar. Güvenlik görevlisi bunları uyarmaya geldi. Bu duvarlara afiş asmak yasaktır! yoksa tutanak tutarız size diye bunlara sözlü uyarı yaptı. Solcu elemanlarda, burası özgür bir ülke afişimizi asacağız bildirilerimizi dağıtacağız. Siz tutanağınızı tutun elinizden geleni yapın diyerekten afişlerini asmaya devam ettiler. Solcular davaları için okuldan vazgeçebilecek kapasitede insanlar. Aslında beyinleri nasıl yıkandıysa okulla pek alakaları olmadığı aşikar. Ayrıca Solcular dayak yemeyi seven insanlar bakın eylemlere ağızlarına kürekle vuruyorlar hala direne direne savaşacağız diye inliyorlar. Yani anlayacağınız solcu takım dava (Devrim) dedikleri olay için daha fazla atacker diyebilirim.
Aradan 1 hafta geçti okulun kapısına 4-5 tane ülkücü arkadaş pankart asıyordu Güvenlik görevlisi bunları uyardığında bende oradaydım. Onlara şöyle dedi; Prosedür gereği sizi uyarmak zorundayım buraya afiş asarsanız size tutanak tutarız. O ülkücü arkadaşlar başladı kıvırmaya ben asmadım bi arkadaş vardı o astı, falancı astı, benim son senem sıkıntı olmasın, bi arkadaş var dışarıdan onu çağıralım. Onun astığını söyleyelim falan filan derken pankartı indirdiler.
Şunu anladım ki solcu tayfa sağcı tayfadan daha dirençli. Solcunun davası devrim. sağcının davası Kızıl elma. Sorsan ikiside davamız için ölürüz der. Bence davası için dayak yemeyi göze alan solcular bir adım öndedir. Ülkücüler kalabalıkken aslandır. Solcular ise sırtlan. Solcular hep demokrasiden bahseder. Ama afiş astığı duvara bir başkası afiş astığında onu hemen indirirler. Eee hani demokrasi vardı siz asarken öyle diyordunuz, biz neden asamıyoruz dediğinde kaybol derler. Onların demokrasisi bölgeyi ele geçirene kadardır. Bildiğim tek bir şey varsa bunlar hep boş işler. Herkesi bir dava peşinde kandırmışlar. Hala inanan var mı merak ediyorum türk-islam birliği bir çatı altında toplanacak falan. Bir tarafta devrim yapacaklar ülkeyi eşit yönetecekler tıpkı hayvan çiftliği kitabındaki gibi *
Vs tarafı beni bağlamıyor da şunu gözlemlerime dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim. Türkiyede 18 ine kadar ülkücü olmayan, 25 ine kadar da devrimci olmayan pek azdır.
karakterli olsun da devrimci ülkücü sıfatları bir anlam ifade etmiyor benim için.
yere çöp atan, hayvan öldüren, kadınları aşağılayan, rüşvetçi, hırsız, saygısız dinci olsa ne ülkücü olsa ne devrimci olsa ne veya başka birşey. bir hiçtir.