Platonunun kaleme aldığı sokratesin konuşturulduğu kitap.
En kısa tanımı böyle, 10 kitaptan oluşuyordu yanılmıyorsam ve hiçbirinde platon yer almıyor sokrates sözcülük yapiyor ve diğer kişilerle soru yanıt mantığıyla diyalektik yer alıyor.
Erdem, ahlak, ölçülülük, iyi, etik, eğrilik vs. birçok değer sorgulanıyor, diyaloglar bazen sonuca ulaşıyor bazen ucu açık bırakılıyor.
Kabataslak anlatmamın sebebi, kitabı alın okuyun diye, işbankası yayınları hasan ali yücel klasikler serisinde yer almakta kitap ve çeviri falan tam kıvamında.
Özellikle; yedinci kitaptaydı galiba mağara alegorisi, altın-gümüş-tunçtan yaradılış yalanını anlatan kısım da ilginçti ve daha fazlası da var kitapta.
aslında insanca yaşayamadığımız için bize verilen cezadır. devlet biz insan olduğumuz veya toplumsal bir varlık olduğumuz için yok, olamadığımız için var. devlet denen yapıya bakarsanız sınıflar görürsünüz ve her sınıf aslında en üste olup alttakilerin hakkını gasp edip onların üzerine denetleyici olmak için çarpışır. tiranlıkta da bu böyle, aristokratlıkta da bu böyle, din devletinde de bu böyle, demokraside de bu böyle. bir toplum içinde asla tüm halkların kardeşçe yaşaması mümkün değildir. demokrasi bu egemenliği çoğunluğa vermek dışında da bir işe yaramaz ki bizim için en ilerisi bu gözüküyor.
ben açıkçası devlete bize verilmiş bir ceza gibi bakıyorum, atalarımız zamanında özgürlük içinde insan gibi yaşamayı becerebilseydi bugün bize bu cezayı mecbur görmezlerdi.
devlet insanların umudunu yitirdiği anda başladı, daha kötü ne olabilir ki değip daha kötüsüne imza attı.
ayrıca devlet denen şey aslında belli bir sınıfın diğerinin üstünde olup onu yönetip sömürmesi dışında başka bir şey değildir. ha monarşi, ha oligarşi, ha demokrasi fark etmez. hepsinde belli sınıflar başka sınıfların tiranıdır ve toplum içinde mutlu, özgür olmak, kendi kimliğinle var olmak asla mümkün değildir.
türkler'de kutsal olan kurum. türkler'de her kişi bir aile, her aile bir hanedan, her hanedan bir oba, her oba bir beylik, her beylik bir devlet kurmak için uğraşır. her devlet de cihan hükümdarlığı için mücadele eder.
ana var it doğurur devlete dert eder,
ana var yiğit doğurur oymağı devlet eder.
gibi atasözleri de bunun en büyük kanıtlarındandır. her türk bir devlettir ve hedefi cihandır.
"Devlet belki de önemi sanıldığından çok daha az olan melez bir gerçeklikten ve mitleştirilmiş bir soyutlamadan başka bir şey değil."
- Foucault
"Devlet tüm canavarlar içinde en soğuk canavardır. Yalan söylerken bile soğuktur. Ve işte yalanını ağzından kaçırır: ben, devlet, halkın kendisiyim."
- Nietzsche
mafya,eşkiya,çete bilumum dergah tarikat bok püsür ne varsa devlet karşısında yüzde birlik bir şansı bile olamaz. devlet her daim ezmiş geçmiştir. hükümetler gelir geçer devlet daima kalır.devletin kimsede parası kalmaz. devletin malı değerlidir. kısacası devlet mutlak güçtür.
Toplumsal anlaşmaya dayandığı öne sürülen, belli bölgeden bir topluluğun haklarını ve yetkilerini kendisine devrettiği soyut yapı. insanları numaralandıran, fişleyen, takip eden, vergilendiren, hapse atan, eğitimine karar veren, hapse atan, idam eden, kendi yapısı içindeki güvenlik kuvvetleri adı altındaki oluşumlarla baskı altında tutan, soyut bir kavramdan ibaret olmasından dolayı onun adına ya da onun yetkisiyle yapıldığı öne sürülen eylemlerin hesabı sorulamayan 19. yüzyıl afyonu. Hala etkisini sürdürmekte.
Ayrıca devlet, topraklara sınırlar çizen, dünyada istediği yere gidemeyen tek hayvan olarak insanı ilan eden, "devlet ideoloji" belirleyip buna uygun vatandaşlar yetiştirmeyi amaç edinen, bireyi ve küçük toplumları yok sayıp tüm topluluğu bir gören, hükümet vasıtasıyla haklarından feragat eden topluluğun yönetimini ele alan sorumluluksuz yapı.
Devlet akıllıca kurgulanmış toplulukları baskı altında tutma biçimi, devletle dövüşmek boşlukla dövüşmektir çünkü devlet asla varlığını hissedebileceğiniz bir yapı değildir. Onun yerine hükümet ya da kralın yaptırımlarını ve emirlerini hissedersiniz fakat onlar sürekli değiştiği devlet denen soyut düşünce baki kaldığı için değerinden bir şey eksiltmezsiniz. Oysa unicorn da sonsuza kadar baki kalacaktır, ondan da hesap sorulamaz ama o böyle bir saygıya layık görülmemiştir.
Kısacası devlet topluluğun güvenlik gibi kimi kaygılarla haklarını yönetici topluluğa devretmesinden doğar sonrasında devredilen haklar ve bahaneler bireye karşı baskı unsuru olarak kullanılır. Devlet asrın canavarıdır. 90' larda çıkan anarşist bir dergi slogan olarak "olmaya devlet cihanda" mottosunu kullanırdı. Ötesine berisine dokunmadan. Olmaya devlet cihanda.
----- 1 Nisan 1939, ispanyol iç savaşı sonu, Franco gülümserken. Akheramosis.
Ben devlet için değil devlet benim için var. Ben üzerime düşen çalışmayı yaptığım halde beni koruyup bana refah sağlayamayan devlet bence yıkılsın da yenisini kuralım. Her yıkım bir başlangıçtır.