aslında insanı geliştirip belli bir düzene adapte edip daha sonra geri çekilip yeterliliği sağlaması gerekirken. insanları aciz bırakıp kendi sürüngenleri haline getirmiştir.
bir kalabalık düşünelim, bunlar bir araya geliyorlar. sonra tabi bakıyorlar herkes sikinin keyfine yaşayınca bu kalabalık boka sarıyor. diyorlar ki; aga biz oturup konuşalım ve birlikte yaşarken şunu şunu yapmayalım. çünkü kanks bunlar bize zarar veriyor. sonra oturuyorlar konuşuyorlar ve belli konularda uzlaşı sağlıyorlar ve bu yönde hepsi güvence veriyor. işte o güvence ya da anlaşma var ya ha işte o devletin kendisidir. devlet toplumu oluşturan bireylerin aslında arasında olan anlaşmadır. yasalar da bu anlaşmaya uymayanlara yaptırım uygulayıp sözleşmeye sadık kalmayı hedef alır. yani devlet budur. toplu halde yaşıyorsa mecbur biriyle anlaşmak zorundasın. bunu anarşistler bile inkar etmiyor. anarşistler sadece bu sözleşmenin var olup resmileşmesine gerek olmadığını kişinin yasalar olmadan da buna uyacak yetkinlikte olabileceğini söylüyor. bu yüzden yaptırım olmasına da gerek yok diyor. ki yaptırım zorba demek, baskı demek oluyor.
devlet niçin var olduğu sorulduğununda sizi dış güçlerden korumak için var olduğu söylenir. peki bu dış güçler nedir? farklı devletlerdir.
yani devlet denen oluşum sizi gene kendinden korumak için;
- sizden vergi alır.
- kendi devamlığı için ölmenizi bekler.
- sizin üzerinizde hak iddia eder.
bir çeşit kör döngü var ortada anlayacağınız, düzen sağlanmalı bir şekilde ama bu düzen sömürü düzeni olmamalı. anarşistler belli noktalarda haklılar gibi duruyor.
Belirli ortak özellikleri olan toplumların yaşadıkları coğrafyada düzeni sağlamak için kurdukları örgüttür devlet.
Devlet dayanağını hukuktan alır. Hukuk ise yalnızca güvenlik konularıyla ilgili değil, sosyal hayat, sağlık, eğitim, ticaret, suç ve cezalar vs. insan hayatında var olan her şeyle ilgilidir. Dolayısıyla milyonlarca nüfusu olan ülkelerde anarşistlik yapmak boş bir iştir. Adına devlet denmese de düzeni sağlamak için belli kurallar koyacak ve işletecek mekanizmalar lazım.
Devlet'e bağlılık ise bahsettiğim hukuka ve hukuku işleten organlara bağlılık değildir. Devlete bağlılık ilk cümledeki ortak özelliklere bağlılıktır. Nedir bunlar? Din, millet, kültür, tarih vs. Demek ki devletin bekasına hizmet edenlerin düşüncesi, kişiyi kendi yapan değerlerini korumak.
kitabın iş bankası yayınlarından çıkan baskısında sayfaların kenarlarında a'den e'ye kadar sürekli tekrarlayan harfler var onlar nedir biri söylesin almayı düşünüyorum bugün.
platon'un bundan neredeyse 2500 yıl önce yazmış olmasına rağmen bugün de güncelliğini koruyan, müthiş tespitler ile dolu eseri.
"adalet ve adaletsizlik hakkında eskiler tarafından kullanılan bir tür söylem vardır. hepsi, ölçülülük ve dürüstlüğün kesinlikle güzel ve onurlu ama aynı zamanda tatsız ve zahmetli olduğunu; oysa hovardalık ve adaletsizliğin keyifli ve kolay olduğunu, sadece fikir bazında utanç verici kabul edildiğini yinelerler. onlara göre adaletsizlik, adaletten daha kazançlıdır. onların büyük çoğunluğu zengin olan veya başka türlü güç sahibi olan kötü adamları kutlamakta, özel ve kamusal alanda onları onurlandırmakta; ama zayıf ve güçsüz olanları -bunların diğerlerinden daha iyi insanlar olduklarını kabul ettikleri halde- küçümsemekte ve hor görmekte tereddüt etmemektedirler."
(s:57)