Yanlistir. Kimse kimseye din konusunda hicbir baski yapmamalidir ancak yoneticilerin de yetkilerini mensup olduklari dinin yararina kullanmamalari gereklidir.
katılmadığım önermedir. bir insan eğer bilimsel tavır gösterme ve rasyonel düşünebilme yeteneğine sahipse, birazcık da empati kurabiliyorsa hangi dinden olursa olsun gayet adil bir şekilde yönetebilir ülkeyi. ayrıca liderlerin temsiliyet görevleri vardır. yani içinde bulundukları toplumu temsil ederler. bu yüzden abdde nasıl ki, uzunca bir dönem wasp olma şartı gayriresmi olarak uygulanmışsa, türkiyede de liderlerin genelde müslüman kesimden çıkması gayet mantıklıdır. burada önemli olan, o liderin diğer insanları da anlayabilmesi ve onların haklarına sahip çıkabilmesidir.
Herkes dinini rahatça yaşayabilirse ve dininin gereklerini özgürce yerine getirebilirse kimsenin ülkeyi yönetene din sormayacagında dolayı öncelikle ülkenin ve insanlarının her dine karşı saygılı her dinin gerektirdiklerine karşı saygılı olmaları gerekmektedir bu olduğu vakit ülkeyi yönetene din sorulmayacak ve dini merak bile edilmeyecektir.
devlet yöneticilerinin de öncelikli işi allah'a kulluktur, devlet daha sonradır... bu nedenle yöneticinin dini vecizeleri yerine getirip getirmemesi kendine kalmıştır... ama yöneticinin dinsiz olması gibi saçma salak şeyler olmaz....
(bkz: devlet yoneticilerinin dininin olmamasi gerekliligi)
uygulanmasi gereken bir seydir. sadece kendi ulkemizden degil her ulkeden bahsediyorum. indanlari dinleriyle somurmeyen kisiler olmalari icin devlet yoneticilerin deist, ateist olmadi gerekliligi cok buyuktur. halk kendisinin gudulmesini engellemedigi surece bunlarin olmasi gerekmekte.