eğer horlanıyorsa, sonuçları pek te iyi olamayacak hadisedir. yarım kalan uykunuza mı, sınıfa rezil olduğunuza mı yoksa hoşlandığınız kızın "ıyyyy iğrençsin" bakışına mı yanmanız gerektiğine bir türlü karar veremezsiniz.
Muhteşem olan eylemdir. Öğlen yemeğinden sonra, ağırlık çökmesinle birlikte kafanın hafiften kollara yaslanarak ve her an uyanmak için tetikte olduğunuz durumdur. Genelde bu dersler sözel derslerdir, yani hocanın tahtaya birşey yazmadığı fakat cırcır konuştuğu dersler desek daha doğru olur.
siz siz olun derslere gidin, dinleyin, istemezseniz dinlemeyin ama kesinlikle uyumayın. hic cekilmiyorsa yanınızda bir kitap vs. bulundurun onu okuyun caktırmadan, arada da tahtaya bakın. bu sayede hem dersi izliyor gorunursunuz hem de belki hoca arada onemli seyler soyler ve o duydugunuz sey sınavda cok isinize yarayabilir. aklınızda olsun gorme ve isitmeyle aklınıza yerlesen bilgiler okuyarak kazanılandan cok daha kalıcıdır.
müzik dersi nde uyumak pek keyiflidir.özellikle de öğretmeniniz size zorla klasik müzik dinletiyorsa. şahsım adına söyleyebilirim ki böyle bir hocam vardı ve her müzik dersinden dinç ve zinde bir şekilde çıkarak akabinde gelen beden eğitimi derslerinden en yüksek notları almışımdır.
sabahın köründe okula gelinir,hoca ışıkları kapatır ve tepegöze asetat koyar.zaten kışın soğunu yiyen bünye sıcak sınıfta kendinden geçer.hocanın anlattıkları 10 dakika sonra ninni gibi gelmeye başlar,gözler yavaşça kapanır ve o anda dayanamayıp sıranın üstüne kafa düşer.tam uyku derinleşecekken yuksek ses tonuyla uyanırsınız,ses hocadan gelmektedir.
-arkada uyuyan kırmızı kazaklı...
+efendim hocam?
-ne dedim en son ben?
+arkada uyuyan kırmızı kazaklı dediniz.
-biri uyandırsın şunu hala uyuyor ya adam. *
üniversitede daha kolay olan özelliklede sabahın ilk saatlerinde anfi dersiniz varsa koyun kolunuzu masaya yan gel yatın bilinki etrafınız sizin gibilerle dolu hocanın da çok umrundaydı sanki deyin ve uyuyun.