hoca 80 te 73 gibi muazzam bi' bırakma oranına sahiptir.
dersi zorunlu alan bi' öğrenci arka sırada uyumaktadır. eskaza kafasını kaldırmıştır hoca ve doldurduğu tahtayla karşı karşıyadır:
hoca: sen arkadaki sabahtan beri uyuyosun kalkta tahtayı sil.
öğrenci: ben sizin işinize karışıyo muyum hocam, kendi tahtanı kendin sil.
der ve bi' 70 kişinin daha kalmasına öncülük eder.
(bkz: gökhan savaroğlu)
çoğunlukla okulun ilk günleri verilmeye çalışılan ayarlardır. gerzekçe yapılmaya kalkılırsa ibretlik bir r-ayar ile sonuçlanabilir. tavsiyemi istiyorsun? yap ve rahatla ucunda ölüm yok ya.
ayar değildirdir ama yine de anlatılasıdır, benim tarafımdan yapılmıştır. lise son geometri hocamız çoğu zaman paspal felan giyinen bir bayandı. o yüzden erkek öğrenciler pek bakmazdı hocaya. birgün hocamız bakımlı ve çok şık giyinmiş bir şekilde gelir. herkes şaşkınlıktan dona kalır, sınıfa girerken ayağa bile kalkamaz çoğu erkek, kız öğrencilerde kıskançlık krizindeler. hoca ayar vermeye çalışır;
hoca : neden ayağa kalkmıyorsunuz? öğretmeninize saygınız yok mu ?
ben : saygımız var hocam, ama bu kadar güzel olmak zorunda mıydınız?
hoca : eh, ehm... Ah...sus.
xxx fakültenin ilk günüdür, xxxxxx hoca ilk dersinde öğrencilerle sohbet esnasında "korkmayın , bu okulun afilli ismine iti bağlasanız mezun olur gider 4 yılda." nikimyirmikarakterli sınıfın en sessiz anına denk gelen o an ağzından kaçırır,
"az daha bağlanırsa okulda hoca bile olunur"..
mezun oluncaya kadar o hocaya her boş anında çay ısmarlanır mı? ısmarlanır işte.
DERSE GEÇ KALAN BiR ÖĞRENCi iLE HOCA ARASINDA GEÇEN DiYALOG.
hoca: nerde kaldın oğlum?
öğrn: hocam vallaha ta gölbaşıdan geldim.
hoca: tmm geldiğin yer uzakmış. peki kitabın nerde senin.
öğrn: arkadaşta kalmıştı hocam.
(hoca sınıfı göstererek)
hoca: hangi arkadaşında?
(öğrenci sınıfı göstererek)
öğrn: vallaha hocam bunlar hepsi benim arkadaşım.
ö: y sen ona uyma. (beraber oturup, konuştuğum kişiye hitafen)
ben: hocam benim adım y değil, x.
Ö: pardon isim karıştırılabiliniyor. Sen ona uyma bu arada.
B: hocam ben bi şey yapmıyorum.
Ö: sen yapmıyosun o yapıyo.
B: hayır, o da bi şey yapmıyo.
Ö: emin misin?
B: eminim.
Ö: tamam.
Burdan kapak gibi görünmeyebilir ama arkadaşıma takık olan ing hocası cevabını almıştı. Keşke arkadaşım eliyle kapak işareti yaparken hoca görmeseydi..
matematik dersinde sorulan soruyo cevap veren masum öğrenci.
zaman: geçen sene
mekan: önemli değil
sorulan soru üniversite 1.sınıfta matematik (1) adlı dersin 3. haftasında sorulan sorudur. konu denklemlerdir ve henüz ilk örnekleri çözülmektedir. hoca en basit örneklerden başlar.
soru: 3x+4=13 ise x nedir?
Hoca: buyrun arkadaşlar.
(3-5 kişiden anında cevap gelir tabiki)
öğrenci : 3 tür hocam.
öğretmen: bilmiyorum.(bu kadar basit bir soruyu çözemeyenlerin olduğunu fark eder ve biraz daha bekletmek amacıyla söyler)
öğrenci : hocam 3 değil mi? (soruyu küçümsercesine)
öğretmen: bilmiyorum.(gerilim biraz artmıştır)
öğrenci 1 dakika daha bekledikten sonra tekrar sorar ve kıyamet kopar...
öğrenci : "hocam cevap 3 değil mi allah aşkına." der.
öğretmen: "bilmiyorum." (-derken ağzından lafı alan öğrenci...)
öğrenci : "bilmediğin soruyu niye soruyon mına koyim" der.(hoca; okulun en alımlı, en beğenilen, okulda herkes tarafından sevilen, abazan erkeklerin rüyasını süsleyen, bekar, 26 yaşında, neden evde kaldığını bu olaydan sonra anladığım öğretmenlikte 2. yılını geçiren, hoş görünümlü bir bayandır.)
sınıfla birlikte kıyamette kopar. öğrenci üniversitedeki ilk kapağını yapmıştır sevinçlidir. dersin bitmesine 2 saat vardır, hoca çekip gider, giderken de "odama geleceksin" der.
kendinden emin adımlarla öğrenci 5 dakika sonra yola koyulur. (matematikten kalmayı göze alan öğrenci cilasını çekip işi bitirmeyi düşünmektedir.) kapıyı çalar içeri girer, karşısında 5 adet öğretim görevlisi görür. bu şahısların hepsi dersine girmektedir ve kendisini dinlemesi için odaya çağırılmıştır.
öğretmen: arkadaşlarımı çağırdım. canları sıkılmış, onalrıda güldürürmüsün?(amacı öğrenciyi ezmektir)
öğrenci : ho-ho hocam b-b ben öyle demek istemedim. sınıf arkadaşlarım yanlış anladı.
öğretmen: çekinme sen zeki bir öğrencisin 3x+4=13 sorusunun cevabını bile biliyorsun bizi mi güldüremeyeceksin?
özür dilemenin nafile olduğunu anlayan öğrenci şu cümlerlerin tamamını kullanır ve çekip gider.
"hocam, arkadaşlarınızın önünde öğretmen olmanın verdiği avantajla beni itin götüne sokabilirsiniz, 3x+4=13 ise x nedir sorusunu; önce öğrencisne sorup, sonra bilmiyorum diyen, matematik üzerine master yapmış bir öğretmenin bunu yapması bana koymaz, mantıken de koymaması gerekir, ama 3x+4=13 denklemini çözebilen benim size; "siz para için öğretmen olmuşsunuz bu makama layık değilsiniz" diyebilmenin bana verdiği hazza değerdir, bu okuldan atılmak. şimdi beni istediğiniz yere sokabilirsiniz." der 10 saniye herkesin gözüne bakar bayan öğretmen ağlamaya başlar. öğreciyi, erkek öğretmenlerden biri odadan siktir eder. disiplin kurulunun bu olaydan haberi bile olmaz.
Bu öğrenci arkadaşlar Matematik öğretmeninin sınavlarını test yapması nediyle Mat1 dersini BB ile geçimiştir. o odada kendisini gerizekalı yerine koyan hocalarına verdiği en büyük ayar ise o dönem yaptığı 3.45 lik ortalama ile bölüm 2.si olmasıdır.
DERSE GEÇ KALAN BiR ÖĞRENCi iLE HOCA ARASINDA GEÇEN DiYALOG.
hoca: nerde kaldın oğlum?
öğrn: hocam vallaha ta gölbaşıdan geldim.
hoca: tmm geldiğin yer uzakmış. peki kitabın nerde senin.
öğrn: arkadaşta kalmıştı hocam.
(hoca sınıfı göstererek)
hoca: hangi arkadaşında?
(öğrenci sınıfı göstererek)
öğrn: vallaha hocam bunlar hepsi benim arkadaşım.
100 lük sınav kağıdı için hocayla iddaya girilir. ders kimyadır. 3 hafta boyunca kasım kasım kasılınır. gazlar konusu yiyilip yutulur. sınava girilir, 100 lük kağıt doldurulur. ancak sonuç 98 dir. sebebi sorulur cevap olarak küstah bi şekilde "2 puan benim kanaat notum" denilir. kağıt istenilir hocadan, yırtılır, hocanın masasına bırakılır ve son olarak "hocam sizinle tartışmayacağım, 0 almaya da disipline de gitmeye razıyım benim kağıdım 100 lüktü." ve oturulur hoca dumur olmuştur ağlayıp dışarı kaçmıştır. işte hocaya ayar budur. üstüne tanımam.
hoca proje kontrolü yapar. projem hakkında ileri geri konuşur herzamanki gibi.
- hedehödöhedehödö. bu ne biçim proje böyle. berbat olmuş.
+hmm evet haklısınız hocam ama sizin projenizin de benimkinden bir farkı yoktu.
hoca kendi projesini sunmuştur olaydan 1 hafta önce kadar.
sonuç: hala bekliyorum. belki artık vicdanı sızlar da mezun olurum diye.
son dakika edit: an itibariyle hocamızın vicdanı duymuştur beni. geçtim işte sonunda.
sunumda hoca kızın sunumunu kendi alanıyla değil de daha çok farklı bir alanda anlattığı için sinirlenir. konuşur konuşur konuşur ve;
hoca: arkadaşlar sormak istediğiniz bir şye var mı?gerçi hiç bişi anlamadım ne sorulucak ama!
kız: (pişkin bir şekilde, seni takmıyorum tarzı) siz anlamamış olabilirsiniz * anlayanlar yeter.
ve sonra sunumdan bir tek kendisinin kaldığını düşünür. *
-benim dersimden baya bir kişi kalacak
+evet hocam neden yaw yapmayın lütfen
- x hocanız o kadar öyle yapıyormuş
+olur mu hocam o hiç kimseyi bırakmayacak
-hayır öyle yapıyormuş
aradan biraz zaman geçer.
+hocam x hoca kimseyi bırakmıyor
-beni niye başkalarıyla karşılaştırıyorsunuz?
+hocam siz öyle söylemiştiniz
-hayır ve sırf bu yüzden hepinizi bırakacağım.
der ve ortadoğu tarihinden 33 kişi bırakılır hemde itinayla.