kürtlerin, liberallerin, aydınların bir kısmının, demokratların, hümanistlerin, muhafazakarların, islamcıların katliam dediği, atatürkçülerin, solcuların bir kısmının, türk milliyetçilerinin sıradan bir isyanın meşru yollarla bastırılması gibi gördükleri tarihi bir olay.
isyan çıkarıp askeri kışlayı basıp acımasızca herkesi öldürmek katliam değil isyanı bastırmak katliam değil mi sayın şerefsiz humanist insan demoları?
kitabın arkasındaki hikayeye inananın aklı yoktur. 4 ağır makineli ile tarayacaklar sonra ölmeyen var mı diye bakmayacaklar yaşayan olacak bunları anlatacak.
türkiye cumhuriyeti devletini bölmeye yönelik ayaklanan kürtleri gerektiği şekilde bastıran, devletin birliğine ve bütünlüğüne kast eden kürtlerin ayaklanmasıdır. katliam değildir. adamlar ülkeyi bölmek amaçlı hareket düzenlerken devlet elinde karanfil dağıtarak "yapmayın arkadaşlar, hadi gelin sevişelim" demeyecekti pek tabiki. dünyanın her yerinde kötü niyetli ayaklanmalar böyle bastırılır. ellerine sağlıktır.
dersim generalini dersim soytarımız yaptığımız, türk'E ve türkçülüğe uzanan dalları kestiğimiz olay. bu şekilde sonuçlandı. ha katliam mıdır? belki de, ama beni orası ilgilendirmiyor, katliam olması benim açımdan olumsuz bir şey ifade etmiyor.
isyanı tıpkı şeyh sait isyanı gibi dini nitelikli bir isyan olarak göstermek yanlıştır ve artniyetlidir. isyan bir alevi isyanı değil bir kürt isyanıdır. kürtler askere gitmemek ve vergi vermemek için bu isyanı başlatmışlar birçok askeri şehit etmişler ama sonunda bedelini ödemişlerdir.
isyanın hatay görüşmelerinin olduğu zamana denk gelmesi ilginçtir. nasıl musul ve kerkük'ün durumunun tartışıldığı zamanda yine sahneye kürtler çıktıysa aynısı burada da olmuştur. isyancıların üzerinden fransız silahları çıkması, isyanın başlarından nuri dersimi'nin fransızlara sığınması bunu destekliyor.
ayrıca zamanın türkiye komünistleri ve Komünist Enternasyonal de isyana karşı çıkmış ve tc hükümetinin haklı olduğunu söylemiştir.
devlet arşivlerinde gizli birsürü gerçek vardır. dersim ile ilgilide vardır lakin açıklan(a)maz. türkiyenin yakın tarihinde önemli yer tutan dersim katliamı devletin açıklamak istemediği ve bu yuzden gizlediği, örtbas etmek istediği, yakın türkiye tarihinde utanılacak olayların başında gelir. dersim üzerinde düşünülen planlar basarısızlıkla sonuçlanmış ve askeri operasyonlar katliama dönüşmüş 1938 den sonra 1946 ya kadar dersim de katliam ve sürgünler devam etmiştir.
bazı zihnikıtlar bunun katliam olduğunu iddia ederken osmanlı zamanında dersimlilerin rahat rahat yaşarken cumhuriyet düzeniyle vergi vermeyiz diyerek ayaklandıklarını iddia ediyorlar.
lan sadece 1860-1912 arasında yetmiş küsür sefer yapılmış dersim e. işte sen hani okuyorsun ya gazi osman paşa padişah yaveriymiş sefere çıkmamış filan diye. işte o adam seneler içinde defalarca dersim e top oynamaya gitmedi yavrum.
o günlerin olayı asla günümüz şartlarında degerlendirilemez.o bir katliam degil devlete isyan sonucu güç kullanılarak bu durumun önlenmesidir.üstelik ilk kıvılcım devleti tanımayarak aranan birinin teslim edilmemesi ve sonrasında kolluk güçlerinden bir grubun pusu ile öldürülmesinden kaynaklanmıştır,sonrasında ise tam manası ile isyancıların okul,ptt,karakol vb gibi devleti temsil eden binalara saldırarak yakıp yıkmalarından kaynaklanmıştır.her ne kadar benzetmeler rusya destekli irandaki olaya benzesede,esas destek bu konularda tüm dünyada başat rol oynayan ingilizlerden gelmiştir,ingiliz kriptolarında kürt aşiret agalarına devler sözleri verildigi,bu yolla o grubun tava getirildigi vardır.....yani cihan harbinden yeni çıkmışsınız,kurtuluş savaşınız yeni bitmiş,bir sürü ayaklanma ve isyan ayrıca işin tuzu biberi olmuş,tüm enerjinizi bu çarpışmalarda tüketmişsiniz,bitab durumdasınız.ve kalkmış birileri ben senin otoriteni tanımıyorum,buradaki askerlerini öldürecegim,binalarını yakıp yıkıp yagmalayacagım diyor,bunları derkende aklında ingiliz kışkırtması ile kendine ait devlet kurmak....ama tatlı su demokratı olup o günün şartlarını hiç görmeden yaa evet ne çok öldürmüşüz demek ne kadar kolay degilmi.çünki son yıllarda,bizde özellikle kendi devletini kötüleyip aşagılarsan yıllardan beri bi halt olduklarını düşündügümüz ab ve abd tarafından degerli adam bulunma gibi bir sanrı ile taltif ediliyoruz..
katliamdır diyenler dün konuşamayanlar, bugün ise mevcut ortamda artistlik yapan şovmenlerdir. vatana ihanet edenlerin insanlığını sorgulamayan bu insanlar, sorunu kökünden çözenlerin insanlığını sorgulamaya başlamış. devlet hiçbirinizin babasının malı değil, hiçbiriniz de bu vatana ihanet edecek kadar büyük adam değilsiniz.
isyanın sebebi kürtçülük değilmişmiş de, şuu değilmişmiş de. vay anasını satayım... neler neler duyuyoruz. hemen seyit rıza yı şerefli bir insan olarak, vatana hizmet eden olarak ilan edin. öyledir zaten, altı üstü ne yapmıştır. dersim girişinde askeri birlikleree yapılan saldırıları vs anlatmaz ama. köprü başında saldırı düzenlenen türk askerleri anlatılmaz. bir tane delikanlı var mı çevrede savunurken bunları da anlatacak? işin bu kısmı kürtçülere gelmez. ama askere saldırılmış sonuçta, illa dersimi bombalamak gerek mi yahu diyen de olabilir. zaten bunu diyenler, şimdi bir terörist öldü mü cenazesinde en önde durmak isteyenler.
bir türk askeri için bile binlerce isyancı yokedilir. insanlık ayıbını tartışmadan önce, yaşadığınız toprağa yaptıgınız ayıbın hesabını verin. adına sloganlar attıgınız seyit rıza nın askerlere saldırılması için verdiği emirleri tartışın, onlara lanet edin. ama pardon, artık etmeyin. korkakların bile kahraman ilan edildiği, vatan hainlerinin bile kahraman ilan edildiği bir memlekette bunları görmek normaldir. türkiye artık karanlık bir çağa girdi, mutlu olun, bol bol kınalar yakın. birilerine batar diye de ekleyeyim;
ajitasyondur belki, belki de acı-tasyondur. ve belki şöyle bir öyküsü vardır:
acı- tasyon yapıyorum ben.
sadece 1 dakika 1 dakika, gözlerini kapat.
1 dakikalığına. ve neden acı-tasyon yaptığımı anlamaya çalış? neden?
belki acı çekmiştir halkım...
olabilir mi?
ben dayısını köyün ortasında çırılçıplak ve ölü görmüş bir kürt kızıyım. deli gibi sevdiğim dayımı, bana masallar okuyan doktor dayımı. yanına koşmak istedim biliyor musun? dayım diye bağırarak.
omuzumdan tutta türkçe konuşmayı bilmeyen anam. dedi ki: ölürsün.
tanımamazlıktan gelmek, bu dünyada en çok sevdiğin insanın cesedini.. nasıl bir şey bilir misin?
anneannem, dersimli benim. köy ağasının güzeller güzeli kızı. bir ırgata aşık olmuş. dedeme yani.
evlenmişler.
sonra köylerine baskın gelmiş, ateşe verilmiş köyleri. yanmış, yakılmış.
kurtulanlar kaçmaya başlamışlar.
bebekler ağlarmış, kaçma sırasında. nasıl ağlarlarmış sorma.
sesleri duyulacak bebeklerin. nasıl korkmuşlar.
yüzlerce insan, bebek ağlamaları yüzünden öldürülecek.
analar ağaçların arkasına gitmiş, bebeleri emzirmeye.
memeleri ile öldürmüşler bebelerini bilir misin? çıldırmış bir çoğu.
bebeğinin çürüyen cesedini bırakmamış hiç analar.
anneannem, dayımı almış koynuna, vermiş meme başını ağzına.
nasıl bastırmış, nasıl.
dayanamamış ama.
yapamamış. kıyamamış bebeğine. eğilmiş bebeğinin kulağına fısıldamış: ah bahtsız bebem, ne olur ağlama. sakın ağlama. ağlarsan sen de ölürsün halkımda.
o bebek, ağlamamış hiç. tüm yolculuk boyuncda, sesi çıkmamış.
doktor olmuş sonra büyüyünce o bebe.
sonra çıplak cesedi atılmış önümüze. bizim bebemiz bu diyememişiz.
dayım o benim. çıplak dayım.
sana kuzenimi anlatayım mı?
delirdi kuzenim.
bir gece evden aldılar kuzenimi. sebebi var mı yok mu bilemem ben.
aldılar evden...
aylarca yok idi kuzenim ortalarda.
nasıl güzel bir kürt kızı anlatamam. simsiyah gözleri var simsiyah saçları. parlak parlak bakardı hep dünyaya. sesi öyle bir güzel sorma. türküler çığırdı mıydı, kuşlar susar o denli yani.
ırzına geçmişler bunun, aldıklarında gece.
gebe kalmış.
düşman bildiğinden gebe. rahmini parçaladı, askıyla. bildiğin plastik askıyla.. ölümden döndü. delirdi sonra.
sana sevdiğim adamı anlatayım mı? böyle esmer, uzun boylu, nasıl güzel bir adam. kürt türk umuru değil. insan. nasıl insan ama.
bir de güzel şiir okurdu kulağım dibinde.
12imde tecavüz ettiler bana. öz be öz amcaoğlum.
korktum ben söylersem öldürürler diye.
sustum.
bu üzel kürt adamına söyledim ilk. saatlerce eli yanağımda kaldı bilir misin? saatlerce.
nasıl sabırlı, nasıl güzel.. ah. öleydi onun için keşke ben. o değilde ben öleydim.
ama o öldü.
şimdi de get uğraşma benimle.
ajitasyon yapmıyorum ben.
acı-tasyon yapyorum acıdan olabilir mi sence?
bizim oralarda, ummamızı sağlayacak tanrılarımız yok...
ama um ki sizler görmeyin bu gözün gördüklerini...
dersimde kürdistan kurulmaya çalışılabildiğini söyleyebilecek kadar az bilgisi olan insanlarla karşılaşmamıza vesile olmuş katliamdır. dersimde ilk başta isyan çıkmıştır, doğrudur. bunu inkar etmemek gerek. ancak, isyanın sebebinin kürtçülükle bir alakası yoktur. osmanlı döneminde baskı görmeye alışık olmayan, askere alınmayan dersimliler yüksek vergilere, askerliğe, ve diğer baskılara karşı koymaya başlamıştır. bu durum karşısında devlet, bölgeye daha fazla asker sevk edip otoriteyi "sert" bir şekilde kurmaya çalışmıştır. dersimlilerde isyan etmiştir. tüm dersim isyan etmemiştir ayrıca. ama öldürülürken bu ayrım gözetilmemiştir. özellikle ikinci harekatta.
yaşını almamış çocuklar, 70lık nineler isyancı olamaz. olsa bile çatışma esnasında öldürülür. ele geçirildikten sonra yargılanır, cezası ne ise verilir. hapisse hapis. idamsa idam.
kurşuna dizilmezler. zehirli gaz bile kullanılmış efendi, hiç mi insanlığınız yok?
kürt isyanı filan değildir. kürtlerinde aynı zamanlarda yapılan şıh sait isyanıdır. bu isyan oradaki feodal düzeni korumak için yapılmıştır. aynı yozgat a yapılan bozok isyanı gibi. askerin yaptıkları doğrumudur tabi ki doğrudur orası başka. çünkü aşiret ağaları o zaman atatürk ün yaptırdığı okul, köprü, hastane gibi kamu yerlerini yıkmış ve düzenlerinin yıkılacağından korktuğu için isyan çıkartmıştır. halkıda ingilizlerin desteği ile kışkırtmışlardır. günümüzde bir sürü tuncelili vatandaşlarımızda bu isyana sahip çıkmaz. yani şıh sait in kürt isyanı ile farklı boyutları vardır.