40.000 kişinin askeri harekâtla, zehirli gaz bombalarıyla mağaralarda öldürülmesiyle sonuçlanan, yaklaşık 120.000 kişinin başka yerlere sürgün edilmesiyle devam eden türkiye tarihinin kara lekelerinden sadece biridir.
dersim isyanlarını tek boyutlu ve kemalist devrimi idam sehpasına çıkartarak yorumlamak eksik, taraflı ve yanlış bir değerlendirme olur kanısındayım. isyanlar öncesi umum müfettişleri tarafından hazırlanan ve çözüm noktasında askeri harekatı tek çıkar yol olarak tarifleyen anlayışın cumhuriyet kurucu kadrolarının büyük oranda asker kökenli olmalarıyla yakından ilgisi olduğunu düşünüyorum. 1938'de ikinci harekat başladığında başbakan olan, sivil Celal Bayar dahi kurtuluş mücadelesinde komitacı vasıflarıyla sivrilmiş bir isimdir. diğer isimler arasında ise neredeyse sivil olan yoktur. elbette hiçbir açıklama isyanlar sırasında yaşanılan yanlış uyuglamaları, hava harekatı gibi hedef gözetmeksizin ölümleri artıran uygulamaları meşrulaştırmaz. ancak aynı şekilde hiçbir gerekçe de isyanı ve isyancı aşiret liderlerinin tavrını meşrulaştırmaz. yaşanılan durum devlet açısından da, isyancılar açısından da cumhuriyet tarihinin utanç sayfalarından birisidir. ancak yapılan yorumların çoğunda ya bir tarafı ya diğer tarafı haklı gösterme çabaları da en az isyan ve bastırılması süreci kadar utanç vericidir. bir yanda devletin uyguladığı şiddeti meşrulaştırma çabası diğer yanda isyancıları kahraman yapma sevdası da toplumumuzun psikoljik sakatlığının bir göstergesidir. ne bu olay doğrultusunda devleti eleştirmek mustafa kemal'i ve cumhuriyet'i topyekün karşına almak demektir, ne de isyancıları eleştirmek "faşizm"dir.
dedemin bizzat şahit olup, anlattığında tüylerimin diken diken olmasına, boğazımda bir şeyler düğümlenmesine sebebiyet veren katliamdır. kelimeleri toparlayabilsem buraya dökerdim de, biliyorum yazdığımda ben de kelimelerim de dağılacak.
munzur dile gelse de anlatsa dersim isyanı'nı. devletin masumların üzerine çöktüğü isyandır dersim isyanı. bu şerefsizler önce masum insanların kanına girme planları yaparlar ondan sonra da avrupa'dan "bizi öldürecekler burada bir katliam yaşanacak" diyerek yardım isteyen seyit rıza'ları hain ilan ederler. şerefsiz işte bunlar daha ne denebilir ki?
"ulusumuzun layık olduğu yüksek uygarlık ve refah düzeyine ulaşmasının engellenmesinin düşünülmesine yer bırakılmadığım ve bırakılmayacağını huzurunuzda söylemekle mutluyum.(bravo sesleri, alkışlar)
tunceli'nde yapılan uygulamaların sonuçları bu gerçeğin belirtilerldir."
millet meclisi tutanak dergisi d. v, c. 20
katliam olduğunu reddenlerin,kulaklarını kapatıp bundan öte bir yere gidemiyorlar. bir allahın kulu çıkıpta "katliam değildir,çünkü...." diye bir açıklama yapsın. amk yok işte. çünkü zihniyet o değil "devlet adına katliam yapan da, bebekleri süngüleyip nehre atan da, mağaraya sıkıştırıp kadın erkek genç yaşlı herkesi yakan da, 20 çocuğu üşenmeden teker teker boğazlayan da şereflidir. buna karşı çıkan da teröristtir, haindir".
ayrıca
" atatürk'ün türkiye büyük millet meclisinin v. dönem
4. yasama yılını açış konuşmaları
1 kasım 1938
millet meclisi tutanak dergisi d. v, c. 27, sa. 3
not : bu konuşma atatürk'ün rahatsızlığı dolayısıyla başbakan celal bayar tarafından okunmuştur.
anayasamızın 36 ncı maddesi hükümlerine uyarak cumhurbaşkaınmız atatürk'ten aldığım emir üzerine bu yıla ait nutuklarını okuyorum.(alkışlar)
sayın milletvekilleri,
hepinizi sevgi ve saygı ile selamlarım...
geçen yıl aziz kamutay arkadaşlarıma ulus ve ülke için ne gibi verimli işler başarmak istediğimizi açıklamıştım. bu gün de bunlardan hangilerinin bu yıl içinde yapıldığını bildirmek isterim.
sayın arkadaşlarım,
her şeyden önce size kıvançla arz edeyim ki ulus ve ülke geçen yılı tam bir huzur ve sükün içinde yükselme ve kalkınma çalışmaları ile geçirmiştir.
uzun yıllardan beri süregelen ve zaman zaman gergin bir şekil alan tunceli'ndeki toplu haydutluk olayları belli bir program içindeki çalışmalar sonucu kısa bir sürede ortadan kaldırılmış, bölgede bu gibi olaylar bir daha tekrarlanmamak üzere tarihe aktarılmıştır.(bravo sesleri)
..." http://tr.wikisource.org/...ış_konuşması_1_kasım_1938
ve cemal süreyya o anları çok güzel anlatır.
"bizi bir kamyona doldurdular.
tüfekli iki erin nezaretinde.
sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.
günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar.
tarih öncesi köpekler havlıyordu.
aklımdan hiç çıkmaz o yolculuk,
o havlamalar, polisler.
duyarlığım biraz da o çocukluk izlenimleriyle besleniyor belki.
annem sürgünde öldü, babam sürgünde öldü"
devletin; ayaklanan bir avuç köpeğin kıçına tekmeyi bastığı isyan. sen kimsin lan cumhuriyeti tanımıyorsun? ananı öperler böyle. ha unutmadan; bu yerin adı tunceli dir.
isyan bir okadar gereksiz ve mantıksız,bastırma şekli bir okadar vahşice ve acımasız olan durumdur(bknz.Cumhuriyet gazetesi manşeti:''Aralarında Sabiha Gökçen'in de olduğu savaş pilotlarımız Dersim'e aralıksız bomba yağdırmaya devam ediyor''
Türk devrim şehidi Ahmet Taner Kışlalı'nın konu üzerine yazısını başka girdilerde paylaşmıştım. Ha günümüzün Soysuzca politize olmuş Tuncelili bile olmayan kimi gençliği hala bunun üzerinden tırıvırılar yapıyor. yapsınlar Cumhuriyet bunların dedelerine onlarca kez haddini bildirmiştir bu isyanla beraber. Osmanlı'ya gelince, itle köpekle kim uğraşır? italya'ya çıkarma yapmış Bir devlet, iti köpeği sistemine tamamen dahil edip itin köpeğin sistemi içerisinde itlik yapmasıyla mı uğraşacak bir de?
Ayrıca bu isyanı öve öve bitiremeyen dallamalar, Hodri meydan, diyarbakır, Yüksekova isyan edin bakalım, TVlerin gazıyla ortaya atılan yapay gündemlerden öte ne halt yiyebiliyorsunuz ki?
isyandır, bastırılmıştır.
şimdiki gibi değil yani.
birkaç köpek devlete kafa tutuyor, benim devletim onlarca yıl kurutamıyor bunların köklerini.
hey gidi hey...
hatta bi' ileri aşamaya geçtik adamlar istediklerini yaptırmaya başladılar koskoca türkiye cumhuriyeti'ne.
aradan onlarca yıl geçmış hala içinize sinmiyor. bok atmak ne kolay değil mi. dönem koşulları belki bazı şeyleri dayatmış oldu diyelim'' ki öyle birşey yok'' şuan ordunun elindeki silahlar karadenizde üretilmiyor. abd,israil, vs. bu silahlarla halklarımızı öldürüyorlar. aklımızla düşünsek belki mantığı bulur biraz vicdanlı oluruz. dersim allahına kadar haklı bir isyandır, onurludur, hilekar ve zalim olanlar dönemin fransız ve ingiliz uşaklarıdır. geniş bilgi için 'british library'
kürtlerin anladığı dilden bastırılmış, dersim generali dersim soytarısı yapılmış ve bu şekilde sonuçlanmıştır. 70 yıldır orda burda ağlayan, böğüren adamların 'zafer olmaz' deyip kendi kendini avutması da sadece komiktir.
ayrıca kürtler her zamanki gibi maşa olarak kullanılmıştır. isyanın hatay görüşmelerinin yoğun olduğu bir zamanda başlaması, kürtlerin üzerlerinde bir çok fransız silahı çıkması kürtlerin uşak olduğunun kanıtıdır.
bugün pkk'nın nasıl çözülebileceği konusunda da başlı başına bir derstir bu isyan.