hemen her şehirde vardır bu sokaklardan. hatta zamanla koca bi mahalleyi kaplamıştır dersaneler. yolunuz düşer, oradan geçmek zorunda kalırsınız (ya da çıtırcısınızdır, bilerek ve isteyerek geçersiniz). etraf cıvıl cıvıldır. sigara içmeye çalışan kopiller, aklı öss'den başka hiçbir şeye basmayan inekler, aklı öss'den başka her boka basan serseri ruhlar filan...
dersane günlerinizi hatırlarsınız ve gerçekten de uzun zaman geçmiştir üzerinden. o anda işte, bünyeyi sarar bu bahsettiğim yaşlanmışlık hissi. zira, kaldırıma oturmuş gitar çalan (ya da çalmaya çalışan, çalıyor gibi yapan) çocuklar da, operasyona çıkacak komando gibi suratını boyamış kızlar da, 'sözelden 80 net yaparsam' gibi hesaplara dalmış inekler de sizden çok uzaktır. 'abi saat kaç acaba' filan diye seslenmelerinden korkarsın. ve 'abi demeyin lan allahsızlar' cevabını vermekten...