testin ilk 5 sorusunu çözebilip, amaan neki hepsini çözerim ben bunların, ben mükemmelim zaten diye kendine gaz verip diğer soruları çözmemek. yan gelip yatmak.
dgs sorusu: bakkal ahmet taşıdığı bardakların 1/6 sını kırıyor(iç ses: hay allahın sal*ağı) bakkal ahmet geri kalan bardaklara yüzde kaç zam uygularsa zararı karşılamış olur.
- elin adamı kırıyor ihale bize kalıyo. ihale demişken batak oynasam bir ara güzel olur. as kral kız 7 alır hoop king ehem ehem soru çözüyodum çatal bıçak seti birşeyler oluyordu.
bir gün gene lgs'ye çalışıyorum. bir an aklıma geldi. dedim, benim yaklaşık yüz elli tane akrabam var. bir yüz tane de arkadaşım var desek. bunun yanına 50 tane de öğretmen eklesek. etti mi sana 300 kişi? dedim ki kendi kendime, bunların hepsi bana birer milyon verse. o zamanlar altı sıfır atılmamış tabi. bir milyon da iyi para.
neyse, dedim ki birer milyon verseler 300 milyon yapar. az para değil tabi. bir bilgisayar alınır. ama dedim ki, madem topluyoruz, işe yarasın. beşer milyon versinler. bir hafta da kantine gitmeyiversinler arkadaşlarım, bir haftacık da öğle yemeği yemeyiversin akrabalarım. ne var yani?
velhasıl, dedim ki beşer milyon verseler 1.5 milyar yapar. beş tane bilgisayar alırım. evet lan. beş tane bilgisayar alırım diye düşünmüşüm. o kadar girişimci ol, o kadar temiz para topla, sonra da git parayı çöpe at. ne vizyonsuzmuşum. kombassan gibi, yimpaş gibi adammışım yeminle.
lisedeydim. ders çalışırken istanbul'da on milyondan fazla kişinin yaşadığını öğrenince bir an konsantrasyonum bozuldu. dedim ki, fazlasını at gitsin. on milyon kişinin hepsinden birer milyon istesem. bir milyon ne ki? iki şişe su parası. vermeyip de ne yapacak? çarp on milyonla... çok yapar.
azıcık ders çalışınca aklıma böyle bir fikir geldiyse, çok çalışırsam kim bilir ne müthiş fikirler gelir... dedim ama...
"acaba okulu bırakıp şu sinemA okuluna mı yazılsam ne, zaten sevmiyorum bu bölümü niye kasıyorum ki?
evet evet en iyisi bu."
vize sonrası düşünceler: yok madem kazandım okiyayim bari.zaten kim uğraşacak yeni bi' çevre,yeni bi' şehir.koy g.tüne rahvan gitsin.zaten pahalı.neyse.
her sınav dönemi aynı dialoğu yaşayan beyin artık bıkmıştır,sahibine bi' sinyal çakar ama o anlamaz.
genelde saçma şeyler olur.
"ulan keşke 5 sene önceki şu olayda şu tepkiyi verseymişim ne güzel olurmuş? niye susmuşsam" şeklinde düşünülür. sonra o tepkiyi verdiği varsayılarak gelişecek olaylar ben merkezcil bir açıyla gözden geçirilir , pişmanlık yaşanır.