yalan lan, ben çok geç tanıdım ama iyi ki tanımışım. bu adamın yazdığını okuyup ta gülmeyen olursa bana özelden yazsın da engelli listeme alayım. çünkü anca zihinsel engeli olan birisi gülmez, neşelenmez yazdıkları karşısında...
olm bi dene, gülmezsen paranı iade edecem diyorum bak.
''aslında ben bu tür şeylere inanmam fakat bir avukat arkadaşım söyledi. microsoft servetini dağıtıyormuş. bizde bilgilerimizi yazıp yolladık. bill gates'den mail geldi inanmazsınız. nolur.com linki yollamışlar bize. arkadaşım avukat olduğundan adli tıpta tanıdıkları var. ona gösterdik maili. ''bildiğin hareket çekmiş lan işte size adam ehehee'' raporu verdiler bize. şimdiki hedefimiz bill gates'in kuru götünden ısırarak dünya çapında ses getirecek bir protestoya imza atmak.''
yanık teninden dolayı mıdır bilinmez pek bi arabulucu, uzlaştırıcı, kültürler arası köprü, dinler arası diyalog insanıdır. ben diyim kofi annan siz deyin nelson mandela. mande ne la.
kişisel olarak iso:9001-2000 alacak düzeyde kalite bir adamdır. zall hergün bu adama ''iyi ki varsın derin mavi iyi ki varsın turkcell süper lig'' deyi mesaj atsa az.
bir mesajla bile ne kadar iyi, güzel bir insan olduğu belli olabilen insanlardan. tam sözlükten soğurken, ülen düzgün insanlar da var be. sırtını dönmemek lazım dedirtti bana. dedirten diye de entry girdirdi ama olsun. *
çok iyi yazardır.
bence moderasyon saçmalıyor, çaylak olması gereken o kadar ibine varken, benim cancişime, kankişime terbiyesizlik yapmışlar.
peşin edit: .mını sike, yanlış yere yazmışız ya la...
vadeli edit: kanka, beni tenhada kıstırıp çaylak ederlerse, nickimin altına dooru bi şeyler yazsana.
sözlükte düzenli takip ettiğim 3 yazardan bir tanesi, nerededir neden sözlüğe uğramamaktadır, uğruyorsa da neden yazmıyordur sorularının cevabını öğrenmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. korkuyorum gaspetlik bende mi diye 3 kisiyi takip ediyordum 2 tanesi yazmayı kesti **, umarım tek tesellim olan yazar * de/da yazmayı kesmez. özledik be.
30 mart 2008 pazar akşamı, ortaköy'de ısrarıma dayanamayıp içilen bulutlu bir akşamüstünün akabinde gümüşsuyu'nda oynak bir kaldırım taşının üstünde umarsızca halay çeken alkollü iki bünye. alkolün yanında, buram buram sır kokuyor ağızları ama duymuyor etraftakiler. birazdan biri gidecek, biri arkasından bakacak.
uzun uzadıya anlatmak isterim ama kelimeler parmağında düğümleniyor, parmağım dolama oluyor adeta. ama bu istediğim anda yanımda olan, nevi şahsına münhasır bir takım hareketlerle yine tiskinerek bakar bu duygusallığıma, o yüzden biraz geyik, biraz umutla bitireceğim yazımı:
o kaldırım taşı var ya, yok seviyesizlik yapmayacağım, onun altında kumsal var jakabom. biraz sabır sadece.
efendi demiş ki, popüler kültür eleştirisi yapıyormuşum da, bilmem ne de, bıdı bıdı, anaam ne çene var herifte ya.
bir kere, ben her zaman popüler kültürden yana olmuşumdur. mustafa sandal hayranı olmam, konserlerine gitmem, posterlerini odama asmam bunun en güzel örneği. gelip görebilirsin. ha keza bir yıldız tilbe.
tanımıyorsun etmiyorsun konuşuyorsun, özel mseajla tehditler yağdırıyorsun, en olmadı dükkandan çırağı gönderip nah çektirtiyorsun. bırakacaksın bu işleri.