3 senedir benimle e ölürmeyecekse ayrılalım artık oyalıyor beni, çok defa intiharı düşündüm hatta yakın zamanda intihar mektubu bile yazdım.
bu durumda olma sebebim tamamen, dünyaya ve yaşama bağlı gerçekleri görmek ve realist yaklaşmamla ilgili diye düşünüyorum, dünya iğrenç, yaşantım iğrenç, gelecek için hiçbir umudum yok çünkü durumlar ortada açıkçası daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum.
kendimizi öldürmek dışındaki tek çözüm ilaç kullanmak sanırım, bu benim için sadece gerçeklerden kaçmak olsa da bunalım yaşayan biri için çözüm olabilir.
14 yaşında düşüp çıkamadığım çukur sanki. iş hayatında başarısiz hissettiğim şu dönemde, başka türlüsünu düşünemiyorum. Belki de yıllardır basarizliklarimda, uzuntulerimde, gucsuzlugumde kaçtığım sığınağim. Çünkü kendime başarısız, güçsüzum demektense kötü hissediyorum, kötü bir dönemden geciyorum demek daha iyi hissettiriyor. içinde bulunmayı tercih ettiğim çukur belki de. O kadar renkli, güzel şeyler de yaşadım. Ama sanki hepsini bu çukurda yaşamışım gibi hissediyorum şimdi. Ya uykusuzluktan saçmalıyorum. Ya da hafiften yoldan cikiyorum. Ama az önce de dedim ya, enkaz yığını gibi kalakalmis hissediyorum. Ama sanki geçer iki güne.
Teşhis konmadı ben adına buhran diğerleri depresyon diyor. 7-8 aydır yalnız yaşama ve delicesine kendini sorgulamayla birlikte tavan yapmıştı. insan en ufak mutsuzlukta intihar etmeyi, yok olmayı arzuluyor. içten içe Sürekli hiç olmak istememekten bahsediyor. Kendine küfürler ediyor bir değer biçemiyor. Çevremde bu aylarda hiç arkadaşım yoktu bir şeyler paylaşabilmeye değer gördüğüm. Kötü bir durum. Çok sevdiğim bir bölümü tercih ettim kafam yatkındır. Okula başladım kendimi o kadar yargılıyor ve değersizleştiriyorum ki hiç derste aktif olamıyor odaklanamıyorum. Düşünmek beni zehirliyordu hatta düşünmemek için uyku ilacı almayı dahi düşündüm. Okuduğum izlediğimden bir şey anlamıyordum. Çünkü sürekli olumsuzlukları düşünüyordum. Bu süreçte aşırılıklara yöneldim. sürekli yeme atakları yaşıyor veya çok az yiyerek tansiyonunu düşürüyordum. haftanın ortalama 15-16 saatini spor salonunda ağır antremanlarla geçiriyordum. Spor yaparken vücudumun acısından düşünemediğimden bunu tercih ediyordum.
Ben zaman zaman kendimi çok sorgulasam ve düşürsemde birçok zaman özgüvenimi kaybetmedim. yeni olana yönlenmeyi becerdim. Beni bu buhrandan eksilten önemli bir faktör diye düşünüyorum. Hiç evden çıkmayan, insanlarla tanışamayan biri de olabilirdi.
Son aylarda sürekli ölüm, intihar, organ bağışı, vasiyet tadında sohbetler ve bok gibi moralimden ailemin tarafından fark edilip zorla biraz da çabalamak istediğimden devlet hastanesinde psikiyatra gitmiştim. Saçma birkaç soru ve iki ilaç ile eve gönderilince iyice kafam attı. Ben rasyonel ve mantıklıyımdır bunun üstesinden gelebilirim dedim ve akışına bıraktım. Ailem ve sosyal çevremin bulunduğu şehre döndüm. Her şey daha iyi oldu. Son 3 haftadır hiç ölmeyi arzulamadım veya aklımdan geçirmedim bu harika bir duygu.
Dışardan özgüvenli, yerine göre güleç yerine göre ciddi, elinde kahvesi ders saatlerini okumakla değerlendiren sıradan biri gibi gözlemleyebilirdiniz evde durum bambaşka. Hala evde 2 gün kalınca kafamda benzer fikirler beliriyor. Sözlükte şu an silik olan eski bir yazar vardı benim 7-8 aydır yaşadıklarını o 2 sene önce yaşamıştı ona anlam verememiştim insan nasıl ölmeyi arzulayabilir diye. Öyle arzuluyorki yaşamayan anlamaz. Yaşayan varsa umarım kısa sürer.
Yaşananların ruha hitap etmediği durumlarda, ruh sağlıklı bir şekilde doyuma ulaşamadığında yaşanması kaçınılmaz bir hadise. Sanılanın aksine bu sizin ve karakterinizin güçsüz olduğunu göstermez. Insan olduğunuzu ve Her insan gibi sizin de ruhunuzun hastalanabilecegini gösterir. Korkmayın deli değilsiniz. Bir delilik ölçütü olarak şu argumani kullaniyorum. rahatsız olduğunuzun farkındaysanız, eğer çözüm aramaya yöneliyorsaniz başaracaksınız. Her şey gibi bunu da atlatacaksınız diyor bir atasözümsü deyişle noktaliyorum: gökten ne yağdı da toprak kabul etmedi.
genelde birini kaybettikten yada bir şeyi kaybettikten veya hiç elde edememe sebebi ile oluşabilen 2 haftadan fazla süren sinir ve stres hali hafife alınmamalı intihara Kadar götürebilir.
Bir kere yakalandın mı çok zor kurtulursun ilk belirtileri uyku sorunu iştahsızlık hissizleşmek ölme isteği gibi şeylerdir. Bu belirtiler varsa ve yeni başladıysa hemen başını ez yoksa ilerde majör depresyonla karşılaşabilirsin. Kendine iyi bak.