yaşamadan ne kadar ciddi bir hastalık olduğu bilinmeyen,her canın sıkıldığında depresyondayım diye hava attığın hastalıktır..gerçekten girildiğinde insanı fena yapan ruhsal bunalımdır
girmesi kolay çıkması zor bazen imkansız olan ruh durumu. büyük oranda kronik özellik göstermekle birlikte kalıtımsal olduğu konusundada bir yerlerde birşeyler okumuştum. pis bir durumdur hasılı bütün hayat enerjini kara delik gibi emer yokeder. kakalak gibi mabadı açık biçimde hayatın içine duhul etmesini beklersin. neyin içinde olduğun hakkında en ufak bir fikrin olmaksızın yamulurda yamulursun allah'ın her günü.
çağımızda yaygın olarak rastlanan psikolojik bir rahatsızlıktır. nedenleri arasında ağır kayıp, çevre/ortam değişikliği, tekrarlayan olumsuz yaşam olayları, ağır hastalıklar yer alabilir.
kollarda ve bacaklarda halsizlik, nefes alamama, sürekli mutsuzluk, kendini değersiz hissetme, yaşamdan ve yapılan aktivitelerden zevk alamama, hiçbirşey yiyememe, ağlayamama, sürekli bir uyku hali ve uyku düzeninde bozulma, sese karşı duyarlılık, aşırı kilo kaybı ya da artışı... gibi belirtileri vardır. http://www.martiterapi.co...ex_dosyalar/Depresyon.htm*
depresyon hastalarına kaygı bozukluğu teşhisi de konulur. en hafif üzeyde olanı 6 ayda geçer.hastalığın başlarında psikiyatrist ve psikolog ile görüşülür. hastalığın belirtilerine ilişkin sorular sorarlar, notlar alırlar. zamanla hastalık geçmeye başladığında görüşme sıklığı, alınan notlar azalır. tedavide antidepresan *ve psikoterapi birlikte uygulanır. psikoterapide amaç kişiyi olumsuz düşünmeye iten bozuk düşünce tarzının ortadan kaldırmaktır. hastanın iyileşme seyrine göre önce psikoterapi ardından ilaçta azaltıma gidilir. antidepresanı doktordan habersiz bırakmak hastalığın iyileşmesini geciktirir.uzmanlar tedaviden sonra hastalığın tekrarlanma olasılığı %65 olduğunu söylerler.
bazı doktorlar tarafından doğanın modern toplum insanlarına bir hediyesi olarak görülen hastalıktır. uzun zaman önce okuduğum bir makaleye göre, depresyon sayesinde hayatımızda yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu anlar, bunun çözümü için uğraşırmışız. yani aslında vücudun beynimize gönderdiği bir uyarı sinyali gibi bir şeymiş.
barsak motilitesi üzerine de etkisi vardır ve bir çoğu kabızlıktan şikayetçidir. bunu kabızlığa eşlik eden ishal periyotları da eşlik edebilir.
kabızlık deyip geçmeyin yani altından psikolojik bir problem çıkabilir.