yanıbaşında duran, adını hayat,mutluluk koyduğun, gönlünü gözünü yeniden doğmuş gibi yeni açtığın... aşık olduğun adamın hiçbir zaman senin olmayacağı düşüncesinin seni yiyip bitirdiği durum. hayatsızlık düşüncesi.
acıda, üzüntüde, karamsarlıkta, umutsuzlukta süreklilik.
bir sabah uyanıp da, hayatının altüst olduğunu görmek. kişiliğin yok edilmesi sonucu, eski kişiliğin dışarı çıkmak için verdiği mücadele. "ben buradayım!" diye bağıran eski ben i çıkaramamak ve günden güne çökmek çökmek çökmek.
marianne faithful'un sleep şarkısı dinlemek.
aşk-meşk gibi katakulli işler.
kar yağışını seyretmek.
deniz kıyısında oturup gün batımını seyretmek.
uykudan uyanmak.
-kronik bir hastalığa sahip olmak
-ya da kronik olmasa da bir hastalığın uzun süre sana çektirmesi
-sevdiklerinin yukarıdaki durumlardan birine düşmesi
gecenin 2sinde sapık serserilerin evi gözetlemesi yüzünden evi boşaltmak.
arkadaşlara sığınmak. ve tüm bu olayların sonucunda tatili yarıda kesip eve dönmek.
(bkz: off of)
(bkz: depresyondayım sözlük)
unutuldugunu, derdını anlıcak kımsenın olmadıgı sandıran anlardır.halbukı halbukı herkez yanındadır,ama bazen gelen duygular 'acaba'sozunu soyletır ve kendını bır an olsun boslukta bulursun.cekersın herkezden kendını.dusunursun bır kosede.kendinle yuzlesir, yada kendinden kacarsin on anda.
üniversiteyi bitirip kpssye hazırlanırken (işsiz vasfında bulunurken) dedesinin sürekli birilerine;
bu da dört sene okudu boş boş oturuyor demesi
ve ses çıkarılamaması durumu kişiyi depresyona itmektedir.
(bkz: aile fertlerince depresyona itilmek)