depremden bahsedilmemesi depremin unutulduğu anlamına gelmez. evet, deprem oldu, masum insanlar öldü, şehirler yıkıldı, üzüldük, içimiz yandı, yardım etmeye çalıştık ama sürekli deprem hakkında düşünüp dertlenmek psikolojiyi bozmaz mı ? unutmadık hiçbir şeyi, sadece hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz.
söz konusu olmayan durumdur.
Özellikle ellerim göğsümde yüzüstü yatınca kalp basıncım vücudu epey bi sallıyor o zaman yataktan bi fırlayışım var ki sormayın 7.2 şiddetinde. Bir de haftada 2-3 gün görünce ben unutamıyorum. Giden gittiğiyle kaldı ne yazık ki.
Ablam annem isviçre'de.
Babam Erzurum'da.
Oğlum Kartal'da.
Bu gece tam zamanı.
Evimin 10 metre ötesi Marmara Denizi.
Sadece ben öleceksem neden olmasın.
Oğluma tavsiyem insan olması.
Baban iyi bir adamdı evlat.
Sen de iyi bir adam ol, yalan söyleme, kahpelik yapma.
Delikanlı ol her zaman, şaşma doğru yoldan.
Söyleyeceklerim bu kadar.
Deprem döneminde ve sonrasında yaşanan utanç verici olaylar da bu ülkedeki diğer birçok skandal gibi normalleştirilmiş ve unutulmuştur. Deprem dönemindeki müdahale yetersizliği, fırsatçılar, çadır satanlar, su bulamadığından marketten su almak zorunda amcanın bizi hırsız da yaptılar diye isyan edişi, çocuk kaçıranlar ve daha niceleri ne yazık ki unutulmuştur. Unutulanlar bir köşede sonraki felaketi beklemekte ve ellerini ovuşturmaktadır.
Maalesef seçimler araplar ekonomik kriz vs derken jet hızıyla çok çabuk unutulmuştur. Önümüz kış millet perperişan gördüğüm kadarıyla hala enkazlar molozlar vs var. Alelacele dağın tepesine üç beş tokiyle olacak iş değil. inşallah bu kadar gecikmenin nedeni plan programın mükemmel yapılmasından kaynaklı olsun. Bi 50 sene sonrasını düşünerek yollar geniş altyapıyı maksimumda yeşil alanın da epey fazla olduğu planlar çıkartılsın.
Ne yazık ki olmuştur. Dün merkez üssünden epey bi yeri gördüm pazarcık gölbaşı nurdağ maraş vs. Rahat bi 10 senesi var toparlanması izlerinin silinmesi 30 sene. Hatayı antakyayı hiç demiyorum bile.
insanlar unutabilir ama, devlet, kanunlar, denetleme mekanizmalarının unutma hakkı yoktur. Bu ülkede her önüne gelen bina dikiyor. Bu kadar kolay olmamalı, zorlaştırılsın ağır şartları olsun ve bina bitince nokta hata varsa yıkılsın mali olarak yapan adamın canı yansın.
insan zihni acı çekmeyi sevmez. Ben duygu durumundan uzaklaşamıyorum o yüzden soruna çözüm arıyorum. Bugünkü sorunların çözümüne seçimlerle gidecek gibiyiz. O yüzden anlamsız bir bekleyiş var. Birşey yapıp sonuç almayı değil eylem ve söylemlerimiz nasıl karalanırlar ve biz ne karşılık veririz onu düşünüyoruz sürekli.
daha depremin üzerinden bir hafta geçmişken, kafede gördüğü kadının giydiği çorabın rengini ballandıra ballandıra anlatan dikiz meraklısı abazan tipi yada karşı cinsin tenasül organını nasıl emeceğinden bahseden, henüz evrimini tamamlamamış ilkel yaşam formlarını bu sözlükte görmüyor muyuz ?
fıtrat mıtrat anlamam ben. elbette insan acılarla başetmek, yaşamını sürdürebilmek için kendisini toparlamak zorunda. ama allah insan dediğimiz varlığı bu kadar kısa sürede lay lay lom yaşayacak kadar aşağı cinsten yaratmadı !..
Deprem bölgesinde hayat 3. 4. Gün işte çadıra girmekti, aç açık kalma korkunun kalmamasıydı vs bir evreyi girdi.
Ama 10. Gün ile 4. Gün aynı buralarda... 18. Gün de 4. Günle aynı.
Aynı ve benzer günü yaşıyorsun, daha doğrusu "gün geçiriyorsun".hep aynı gün hesabı.
Bir müddet de gidecek böyle.
Dışarda insanın doğası gereği devam edecek hayat. Yaratılışımız böyle ve hatta bu tür şeyleri bir an önce unutmaya çalışan iç mekanizmalarımız var.
deprem belleğimize kazındı, unutulamaz, ancak, 7/24 depremle yatıp depremle kalkmaya kimse dayanamaz. yaşamın kendi olağan akışına dönmesi kimsenin suçu değildir.
E ne bekliyordunuz.
Bir şeyler yapılmadığı sürece hesap sormak için güç toplamadığımız sürece unutulacaktır. Bu ülkede neler neler unutuldu. Somada işçiye vurulan tekme unutuldu bugün sanık bile kalmadı davada.