"ah bedenin, zakkum bedenin!
bir dağyolu tadında
ve ben o yolu
kalbiyle bilen
yüzün gizemdir senin, yokluk!
acı, sessizce yedi dildedir
sevdalar kimdedir, kandedir
ve depremler
senin neren?
Bilinenin aksine deprem öldürücü bir afet değildir. Şimdiye kadar ülkemizde bu konu ile ilgili yeterli bilgilendirme yapılmadığından * hala binalarımız depreme duyarlı inşa edilmiyor. Hala insanlar deprem anında ne yapacaklarını bilemiyorlar. Ve işin daha dramatik tarafı; önümüzdeki bir dönemde * ülkemizde deprem ya da depremlerin olacağı bilgisine sahibiz. Ve hala buna bir önlem almıyoruz. iş işten geçtikten sonra bunu kader kısmete bağlamak daha kolay olduğundan mıdır yoksa insan hayatının ülkemizde benim inanmak istemediğim kadar anlamsız olmasından mıdır? Bilemiyorum. Sigaraya gösterilen hassasiyet deprem ve trafik eğitimine gösterilseydi, göz göre göre ölen insanların belki de daha uzun yaşamaları sağlanacaktı. Diğer taraftan sigarasını tüttürerek zevk içinde ölmek herkesin seçimi olabilir; fakat, deprem ya da trafik kazası kimsenin seçimi olamaz.
yaklaşık 15 dk önce istanbul çamlıcadan hissettiğim şey. lakin bütün sözlüklere,televizyona falan baktım bu konuda bir haber bulamadım. eğer deprem olmadıysa beni sallayan neydi? ama kesin oldu. neyse en iyisi ben uyuyayım.
deprem en büyük acıları yaşatan şeylerin başında gelir. anlamak için 17 Ağustos 1999'da, Adapazarı'ndaki ceset kokusunu içinize çekmeniz yeterli... Allah tekrar göstermesin o günleri.
van yüzüncü yıl ünüversitesinde okuyan bir grup öğrenciden kurulmuş rock grubunun adıdır. bir albüme sığacak kadar besteleri vardır. basçıları aşmıştır.