en içten dostlukların başladığı, en güzel paylaşımların yapıldığı, arkanı kollayan kardeşlerinin varlığıyla otobanda ıssız bir yerde dahi iç rahatlığıyla uyuyabildiğin, camlı gidip camsız geldiğin, bestenin eksik olmadığı, aşk acısının dibine kadar atıldığı yolculuktur. 15 kişilik minibüste 28 kişi 600 km gidilen ama bir gram zor gelmeyen yoldur. en büyük acıların unutulduğu, en güzel anıların paylaşıldığı asfalttır. otobüsün koridorunda uyumanın en tatlı geldiği yerdir. çekilen onca çileye rağmen bir kere ağzını açıp isyan etmemektir. çünkü bilirsin ki; o yolun sonu tribünde sevdanı haykıracaksın. çünkü bilirsin ki; o yolun sonu Galatasaray'dır.
takımını deplasmanda yalnız bırakmak istemeyen cefakar taraftarların, hayati tehlikeyi göze alarak yaptıkları yolculuk..bu yolculuk semtten alkışlarla ve destekle başlar, yol boyunca bira ve sigara içilir, mola yerleri yağmalanır ve gidilen şehirde otobüs taşlanır..maçın sonucu ne olursa olsun herkeste takımı yalnız bırakmamış olmanın verdiği huzur vardır..