hayatımda bir kez gittiğim,girişindeki nüfus:480.000 tabelasıyla büyüklüğüne şaşırdığım pek de yapılacak aktivite barındırdığını düşünmediğim 2 büyük alışveriş merkezi barındıran sıcak ege kenti.
içinde yabancı olmanın en kolay olduğu şehirlenderdir.. herhangi birine gitmek istediğiniz yeri sorun , bütün içtenlikle işlerini güçlerini bırakarak yol tarif ederler.. utanmasalar sizi götürürler oraya kadar, hatta utanmazlar siz utanırsız bu kadar bilgi bana fazla diye.. iyidir insanlar.. öyle...
yaklaşık bir buçuk yıl sonra, yıkılan garajın yerinde bir yeraltı garajına sahip olacak olan il. tabii o zamana kadar tee kipaya kadar taksi parası ödicez otobüse binebilmek uğruna.
yüzyılın altyapı rezilliğinin yaşandığı , son sellerle can kaybının olmamasının mucize olduğu şehirdir.
yıllardır yolları köy yoluna çeviren belediye buna karşılık altyapıda en ufak bir düzeltme yaşatmamıştır halka , hatta daha kötüye gitmektedir şehrin altyapısı.
nefes aldığımız memlekettir. Rahat hareket edilemeyen fakat Kütahya kadar da tutucu olmayan 20 plakalı kızı tozu horozu meşhurdur dediklerinde şayet izmirliyseniz gülebilceğiniz kara parçası.
halkının pek birşeye tav olmadığı şehir. zeybekçi'nin ilk başkanlığı zamanında resmen level atladı bu şehir. ona rağmen düştü oyları.
yüzyılın dev altyapı hamlesi gerçekten iyi bir olay aslında. ama bunun uygulamaya konma şekli o kadar rezalet ki şehir çöplüğe döndü. yağmur kanalları mahvedildi, kanalizasyon hattından sonra tekrar yapılacak. böyle bir zamana yağmurun denk gelmesi büyük talihsizlik. belediye adına falan değil bizzat biz halk adına...
asıl sorun bu yağmur falan da değil. ybu selle patladı bütün tepkiler. ama 2009 nisan'ından beri şehri köstebek yuvasıa çeviren, şehrin merkez mahallesindeki evlere 3 gün boyunca sadece ikişer saat su verildiği zamanları görmemize neden olan bir çalışma biçimi işleniyor. kıç kadar ara sokağa kürek yerine iş makinesiyle girersen sürekli bir su borusu patlar elbette.
2010 başında zeybekçi'nin açıklamalarına göre çınar-lise arasının 6 kere daha kazılacağı söylenmişti. üçü bitti kaldı üçü.
iki köprülü kavşağa, gösterişli üst geçitlere tav olan denizli halkının sikilmekte olan şehri. her yağmurda elektrikler gider, yollar çöker, köprülü kavşaklar su dolar. yüzyıl sürmesi beklenen yüzyılın dev altyapı çalışmasının ise ne boka yaradığı hala çözülememiştir.
tekstilin hiç de bitmediği ve ihracatta anadolunun pek çok şehrine fark atan ,cumhuriyet tarihi boyunca devletten destek görmeyerek kendi kendine kalkınan güzide insanların yaşadığı güzel şehrim.
şehri hakiki denize dönüştürecek olan "yüzyılın hamlesine" şehrin "sakin"lerinin bir kuzu edasında "çektiğimiz bunca eziyet bunun içinmiydi" deme gereği bile duymayan koyunların istila etmiş olduğu sürüler şehri.
el kadar sokağı iki hafta oydular da yağmurda sokak eskisinden beterdi a.q.
iş yerini, evini su basan bu insanlar nasıl belediyeyi basmaz anlamıyorum arkadaş. yok yok okunmuş su içiriyor bu belediye insanlara. bunca sukunet ahmaklıktan değilse başka neden olabilir ki?
sokayım senin yüzyıllık hamlene.
geçtiğimiz günlerde yağan sağnakla fatih kavşağı olarak adlandırılan sayılı alt geçitlerinden birinin normal yol seviyesine kadar yağmur suyuyla dolduğuna şahit olunan, "yağmur", "bulut" gibi oluşumların farkında olmayan belediyeler tarafından yönetilmiş boynu bükük ege şehri. 3yıl boyunca sakinleri "yüz yılın hamlesi" olarak bir dizi alt yapı zırvalarıyla uyutulmuş, oyulmamış sokak cadde bırakılmamış olmasına rağmen ılımlı, anlayışlı memleketim insanının gıkı çıkmamıştır. allah türk'ü ve denizlili'yi korusun.