iskender pala'nın da kitabında bahsettiği (bkz: iki darbe arasında) zamanında subay olmak isteyenlere mülakatlarda sorulan, denize atatürk ve hz.muhammed ya da bir değişik versiyonuyla kuran-ı kerim ve nutuk düşse ve yalnızca birini kurtarma şansınız olsa hangisini kurtarırsınız tarzındaki soruların postmodern halidir bu soru.
en müsait olanı kurtarılmalıdır yada ikiside, ayırt etmeksizin. Kurtarılmaya daha müsait olan birisini kasten ölüme bırakıp diğerini kurtarmak, hak yemek olur diye düşünüyorum. yani Kurtarılmak onun hakkıyken diğerini kuratırırsan eğer... neyse, orasını Allah bilir.
denize düşünce, türbanlı olanın türbanı ıslanmak sureti ile kafasından düşecektir ve saçları açığa çıkacaktır. ben ona dokunmam dokununca günah işlerim çünkü çüküm var, o sinirle beni boğar. o yüzden türbansızı kurtarırım.
-kanka denize bi türbanlı bi türbansız düştü.
-lan! koş oğlum kurtaralım manyak mısın?
-ehe ehe, hangisini kurtaralım peki abi? hee? ehelehe.
-lan sen çekil kurtarma eşşoleşşek ben kurtarırım ikisini de.
şu anda elimde sihirli bir lamba olsaydı ve ondan yalnızca bir tane istekte bulunma şansım olsaydı, bu dileğim kesinlikle başlığı açan kişinin deniz kıyısında zenci bir can kurtaran mukoko'nun eline düşmesini istemek olurdu.
Sonrasını sihirli lambadan istemeye gerek yok zaten. Mukoko işini bilir..
Helali olmayan bir erkek tarafından kurtarılarak günaha girmemek için boğulmayı seçmeyecekse türbanlıyı kurtarmak daha mantıklı. Elbiseler ıslanınca yüzemez. Türbanlı muhtemelen pardesü giyiyordur ıslanınca mumya gibi olur.